22 Ağustos 2007

Meyveli Kek


Geçen pazar günü kahvaltıya gittiğimiz canım arkadaşım Tolga'ya, bayatlamayan poğaça ve meyveli kek yaptım.

Kekimin tarifini daha önce yazmıştım, ama su sefer 20 cm çaplı kelepçeli kalıp ile ve kabartma tozu koymadan pişirdim. Böyle de çok güzel oldu. Daha yoğun bir kıvamı olduğundan, daha çok hoşuma gitti. Bundan sonra kabartma tozu kullanmadan yapacağım bu keki. :)

Bayatlamayan Poğaça


Ben de, oğlum da poğaçayı çok severiz. Sık sık da elime geçen tarifleri denerim. Özellikle mayalı olanlar, piştiklerinde çok güzel olurlar da, ertesi güne bayatlarlar. Sevgili Nurcan, Naşide ve Karolin Hanım'ın bloğunda bayatlamayan poğaça ibaresini görünce, mutlaka denemeliyim dedim. :)

Ve 1 hafta içinde iki kez yaptım. En çok üç gün beklediler, ama üçüncü günde de yumuşacıklardı. Ama ben alışkanlıkla, hep buzdolabında saklayıp, çıkarınca hafif ısıtıp servis ettim.

Asıl tarif Nurcan'cığıma ait. Tarife buradan da ulaşabilirsiniz. Ben peyniri dışına değil, yuvarlak olanların içine koydum. Sade olanlara da açma şekli verdim.

Çok çok teşekürler şekercim. Sayende pişirip, birkaç günde tüketebileceğim poğaça tarifim olmuş oldu. :)

İste arkadaşımın tarifinin benim yaptığım hali...
Malzemeler:
1 su bardağı elin dayanacağı kadar sıcak süt
1 su bardağı maden suyu
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket (42 gr) yaş maya
2 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı tuz
Aldığı kadar un (4,5 - 5 su bardağı kadar)

Üzeri için; 1 yumurta sarısı
Susam, çörek otu

Yapılışı:
-Mayayı elin dayanacağı sıcaklıktaki sütte eritin. Üzerine toz şekeri döküp karıştırın ve bu şekilde 10 dakika köpürmesi için bekletin.
-Daha sonra tüm malzemeleri karıştırıp ele hafif yapışan ama toparlanan bir hamur elde edin.
-1 saat kadar sıcak bir yerde, üzerine nemli bir bez kapatarak mayalandırın.
-Sonra hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp istediğiniz şekli verin. Dilerseniz içlerine peynir v.s. koyun. Yağlanmış tepsiye dizin. Tepsi mayası için de 10 dakika dinlendirin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Susam veya çörekotu serpin.
-Poğaçalarınızı 200 dereceye daha önceden ısıttığınız fırına verip, üzerleri kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun.

18 Ağustos 2007

Sobe...

Sobemizin başlığı "Severek Ziyaret Ettiğiniz 10 Blog İsmi".

Bu gerçekten cevaplaması çok zor bir sobe. Çünkü benim severek takip ettiğim, benim bloğumu da takip ettiğini düşündüğüm birkaç arkadaşım bu sobeye cevap verirken benim adımı yazmadılar ve ne yalan söyleyeyim, bozuldum! Aynı duyguyu hiç bir blogcu arkadaşımın yaşamasını istemediğimden, cevaplarımı beklettikçe beklettim. Ama cevaplamamayı, beni sobeleyen Burcu ve Nazlı arkadaşlarıma saygısızlık gördüğümden, artık kaçmamaya karar verdim. :)

Aslına bakarsınız, arkadaş listemde olan herkesi, blog izleme ile de takip ettiğimden, her yeni tariflerini mutlaka görmüş oluyorum.

Benim iki bloğum olduğundan ve iki bloğum için ayrı ayrı sobelendiğimden, rahatlıkla 20 arkadaşımın adını yazabileceğime karar verdim. :)

Blogcu arkadaşlarım;
1-Burcu
2-Şencan ve Nurcan (Kardeş olduklarından, bir sayılırlar. :))
3-Banu
4-Nagehan
5-Sevil
6-Mavi ve Portakal
7-Yer misin Yemez misin
8-İnci
9-Fatma Hanım
10-Özlem (Mutfaktayım)
Bir de tatilde olan veya ortalarda olmayan arkadaşlarım var; Lulu, Aslı, Zeynep, Belgin Hanım, Bahar Çiçeği, Özlemle33, Atasofrası, Mutfak Saatim, Yeşil Domates.
Yeni yeni tanımaya başladığım arkadaşlarım; Serap Singin, Cemile Karan, Sevinç, Ayşe, Cedene, Elimin Emeği, Kayseri Mutfağı, Yasemin, Gönül.

Blogger arkadaşlarım;
1-Nazlı
2-Seval
3-Özlem (Sofradakiler-Mutfak Özlemi)
4-Ebru
5-Yeşim
6-Minik Kuş
7-Nalan
8-Nihan
9-Oya
10-Elma Şekeri

Çok oldu biliyorum ama ne yapayım. Beni böyle kabul edin. :)))))))))))

Ben kimseyi sobelemiyorum.

Ne mutlu bana ki, içlerinden en çok hangisini sevdiğimi seçemediğim, sanal da olsa bir bağ kurduğum, bu kadar çok arkadaşım var.
Hepinizin eline, emeğine sağlık. İyi ki varsınız, iyi ki bu kadar hamaratsınız. Hepinizden çok şey öğreniyorum. Herkese kucak dolusu sevgiler...

Sobe...

Sevgili, Lezzetim Sevinç'cim de beni, Banu'nun sobesi ile sobelemişti.
Banu'nun sobesini cevaplarken 2. ve 3. sorularına cevap vermiş oldum, ama 1. ve 4. sorularını ayrıca yanıtlıyorum.

1.Benim hakkımda düşüncelerin nelerdir?
Canım Sevinç'cim, sen, küçük yaşına ve öğrenci olmana rağmen çok beceriklisin.
Bu kadar seneye, oldukça çok başarı sığdırmış olduğun için seni tebrik ediyorum. Tabii muhtemelen seni yönlendirmiş olan aileni de...
Artık benim yaşıma geldiğinde ne olursun bilemiyorum. :)

Tek kusurun, Fenerbahçe'li olman. :))) O da geçer herhalde.

Sana önündeki ömrün boyunca sağlık, mutluk ve başarılar diliyorum canım.
Kocaman sevgiler...

2. ve 3. sorularının cevapları ; burada...

4.Bu dünyadan göçtüğünde, arkanda ne bırakmak isterdin?
Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki...

İlk sırada oğlumu, vatanına, milletine hayırlı bir vatandaş olarak yetiştirmiş olmayı sayabilirim.

Daha sonra da;
Çocukluk hayalim olan, bir yardım vakfı kurmayı...
Şimdilik sadece, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne üyeliğim var. Bir de elimden geldiğince, yardım kampanyalarına katılıp, bloğumdan duyurmaya çalışıyorum.
Faal üyelik için engelim, oğlum. O biraz daha büyüdüğünde, daha aktif olarak, dernek faaliyetlerine katılacağım.

Elimden geleni yapmazsam, bu dünyadan göçerken kendimi suçlu hissedeceğimi biliyorum. Yardım edebileceğim herkesin gönlünde ufak da olsa bir yerimin olduğunu bilmek, en büyük mutluluk benim için.

Ferzan Özpetek'in, Kutsal Yürek filmini izlemeyenler varsa, izlemelerini tavsiye ederim. Filmdeki başrol oyuncusunun imkanlarına sahip olsam, ilk yapacağım şeyler, onun filmde yaptıkları olacaktır.



Tekrar teşekkürler Sevinç'cim. :)

17 Ağustos 2007

Bamya


Bamya'nın, eklem sıvılarını artırıcı etkisi olduğunu duymuştum bir akrabamdan. Ama internette biraz bakındım, halsizliğe ve sindirim sorunlarına iyi geldiği yazıyor.

Hangisi doğru olursa olsun, faydalı bir sebze olduğu kesin. Şu sıralarda da, pazar ve marketlerde bol bol var. Fiyatı anlamadığım kadar pahalı olsa da, ilaç niyetine yemek lazım. :)

Malzemeler:
500 gr bamya
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 adet soğan
3 adet domates
Yarım limonun suyu
Tuz, su

Yapılışı:
-Bamyalarınızı, üstlerinden koni şeklinde, incecik kesip temizleyin. (Kesiklerinizin çok derin olmamasına dikkat edin. Derin kesikler, içindeki sıvının akmasına ve yemeğinizin kıvamının bozulmasına neden olur.) Bamyalarınızı yıkamadan, yemek harcınız hazır oluncaya kadar bir kenarda bekletin.
-Soğanları ince ince doğrayın. Sıvı yağ ile birlikte tencerenize alıp, iyice yumuşayıp, sararana kadar kavurun.
-Domateslerinizi rendeleyin, kabuklarını atın. Kavrulan soğanların üzerine ekleyip, 5 dakika kadar orta hararetli ocakta pişirin.
-Daha sonra 3 su bardağı sıcak su, 1 tatlı kaşığı tuz ve yarım limon suyunuzu ekleyin. Kaynatın. (Limon suyu ile pişirdiğiniz bamyalarınız, yapışkan görünümlü olmayacaklardır.)
-Bu arada bamyalarınızı yıkayıp, hemen kaynayan yemek harcına atın.
-50-60 dakika, bamyalarınız iyice yumuşayıncaya kadar, kısık ateşte pişirin. Pişme sırasında tuzunu ve suyunu kontrol edin. Bamyaların dağılmaması için, kaşıkla karıştırmamaya, gerekiyorsa tencerenizi sallayarak karıştırmaya özen gösterin.
-Eğer bamyanızı zeytinyağlı olarak soğuk tüketmek istiyorsanız, sıvı yağ tercihinizi zeytin yağı olarak yapmanız ve 2 adet kesme şeker eklemeniz yeterlidir.

Afiyet Olsun.

15 Ağustos 2007

Salçalı Makarna


Yaz vakti, caanım domatesler dururken, nerden çıktı salçalı makarna diyenleriniz varsa, şimdiden cevap vereyim; salçalısını daha çok seviyorum. :)

Domateslerde de tat yok zaten.

Malzemeler:
1 paket (500 gr) makarna
1 yemek kaşığı domates salçası (silme)
1 yemek kaşığı biber salçası (silme)
3 yemek kaşığı sıvı yağ
Su, tuz
Dilerseniz, süslemek için; 4 yemek kaşığı dilimlenmiş çekirdeksiz zeytin
4 yemek kaşığı konserve mısır
1 yemek kaşığı kuru fesleğen
4 yemek kaşığı rendelenmiş parmesan veya eski kaşar peyniri

Yapılışı:
-Tencerenize bol su koyun, kaynatın. Tuzunu atın. Fokurdamaya başladığında makarnanızı ekleyin. Ben daha önceleri, makarnaların haşlama suyuna birkaç damla sıvı yağ ekliyordum. Ama sıvı yağ makarnanın tadını az da olsa değiştiriyordu. Bir televizyon programında makarnaları suya koyduğunuzda otuza sayana kadar karıştırırsanız yapışmayacaklarını duymuştum. O gün bugündür bu şekilde pişiriyorum ve bence daha güzel oluyorlar. Tabi pişme esnasında arada da karıştırıyorum.
-Ağız tadınıza göre 10-15 dakika haşlayın. Süzün.
-Tencerenize 3 yemek kaşığı sıvı yağ ve salçaları koyun. 2 dakika kadar salçaların kokusu duyulana kadar kavurun.
-Yarım su bardağı sıcak su ve 1 çay kaşığı tuz ekleyin.
-Sosunuz kaynayınca, süzülmüş makarnaları ekleyin.
-2 dakika kadar karıştırarak pişirin.
-Salçalı makarnanız hazır. Dilerseniz fotoğraftaki gibi dilim zeytin, mısır, peynir ve fesleğenle süsleyebilirsiniz. Herkes sevmeyebileceğinden ben tabağı süsledim. Ama siz herkes aynısını yesin istiyorsanız, zeytin ve mısırı, salçaları kavurduktan hemen sonra sosa ekleyebilirsiniz. Ama fesleğen ve peyniri piştikten sonra tabağa koymalısınız.

Afiyet Olsun.

14 Ağustos 2007

Sobe...

Canım arkadaşım Cincinsfikirli Banu'cum, beni sobelemiş.

Fazla zaman geçirmeden cevap vereyim istedim. Diğer bekleyen sobelerimi de en kısa zamanda cevaplayacağım.

Gelelim sorulara;
1-Benim hakkımda ne düşünüyorsun?
Canım Banu'cum, bloğundan ve mesajlarından görüp, hissettiğim kadarıyla sen; akıllı, zeki, yeni fikirleri ve paylaşmayı seven, samimi, hayattan keyif almayı bilen, keşke gerçek hayatımda da arkadaşım olsa dediğim, hoş bir anne ve 'şimdilik' ev hanımısın.

Dilerim bebişini güle güle büyütür, seni mutlu edecek bir işte tekrar çalışmaya başlarsın.


2-En sevdiğiniz arkadaşınızın ismi?
Bu soru, aslen blog arkadaşları için mi sorulmuş bilmiyorum ama, Banu'cum gerçek hayatındaki arkadaşını yazmış ben de öyle yazayım. :)
Ama bunun için tek isim yazamayacağım.
En sevdiğim arkadaşlarım; Şebnem ve Özlem
Sürekli görüşemesek de en eski ve özel arkadaşlarım; Fatma ve Filiz

3-Mesleğiniz?
İktisat mezunuyum. 1992 yılından bu yana değişik şirketlerin muhasebe departmanlarının, yine değişik kademelerinde çalıştım.
1997 yılından bu yana da reklam ve uzun metraj film prodüksiyonu yapan bir şirketin Muhasebe Müdürlüğü'nü yapıyordum. Bir kaç ay önce işten ayrılsam da, şu anda aynı şirketin uzun metraj projelerinin Mali Koordinatörlüğünü yapıyorum.

Şimdi benim için ne düşündüklerini merak ettiğim arkadaşlarımı sobeliyorum. Ama bu sobeyi cevapladık demek yok. Cevapladıysanız da benim için ne düşündüğünüz kısmını yazmanızı rica ediyorum. :) Kendini sobeleyeni, aynı sobe ile sobeleyen ilk blogcuyum sanırım. :))))

Canım Banu'cum,
Canım Şencan'cım,
Canım Burcu'cum,
Canım Özlem'cim,

Kolay gelsin arkadaşlar. Hepinize kucak dolusu sevgiler...

11 Ağustos 2007

Şeker Hamuru ile Küçük Gül Yapımı

Ben evde diz üstü bilgisayar kullanıyorum. Ve geçen hafta, üzerine, az da olsa, su döktüm. :)
Şimdi bazı tuşları çalışmıyor.
Back-up alıp, tamirciye göndermeyi düşünüyorum. Ama göndermeden de, elimde fotoğrafı olan bütün tariflerimi yayınlayayım istiyorum.

Küçük gül yapmak için, daha önce fotoğraflarla anlattığım büyük gül yapımı ile aynı yollar izleniyor aslında. Tek fark daha küçük kalıplar ve çiçek teli kullanılıyor olması.

Şeker hamuru ile gül yaparken hamur olarak, modelleme hamuruna (gumpaste), malzeme olarak da, pasta malzemeleri satan yerlerden bulabileceğiniz, gül yaprağı kalıplarına, modelleme aparatlarına, çiçek teline ve yaprakları volanlayabilmeniz için de kalın ve yoğun bir süngere ihtiyacınız olacaktır.



















Önce orta yaprağınızın boyunda, gül tomurcuğunu yapmanız, çiçek telinin ucunu küçücük kıvırarak, tomucuğun geniş kısmından ortasına kadar itmeniz ve en az bir gün boyunca kurutmanız gerekir. Kurutma işlemini strafor (köpük) üzerinde yapabilirsiniz.

Tomurcuklarınız kuruyup sertleştiğinde, gumpaste'i, margarin ile yağladığınız mermer tezgah üzerinde merdane ile açıp, en küçük boy gül yaprağı kalıbı ile 4 parça kesin. Yaprakları, kalın sünger üzerinde, modelleme aparatını hafifçe kenarlarında hareket ettirerek volanlayın.

Küçük yapraklardan bir tanesini, tomurcuğunuzun üzerine şekildeki gibi sarın. Yaprağın tomurcuğa yapışabilmesi için, yaprağın iç kısmına ince resim fırçası ile çok az su sürün. Yaprağın görünen kısımlarına su gelmemesine dikkat edin. Görüntüsünü bozacaktır.







































En küçük boyda kestiğiniz diğer 3 yaprağı da tomucuğun etrafına su yardımıyla yapıştırın. Yaprakların birbirlerinin içine geçecek şekilde yerleştirmeye dikkat edin. Her yaprağın bir kenarı üstte, diğer kenarı yan yaprağın aldında kalmalıdır ki, yapraklar birbirlerini tutsun.




















Daha sonra orta boy yaprak kalıbı ile 5 adet yaprak kesin, volanlayın ve aynı şekilde yerleştirin.



















Ve en büyük kalıp ile de 7 adet yaprak kesip, volanlayıp, gülünüzü tamamlayın.

Çiçekleriniz son halini aldıktan sonra yine strafor üzerinde kurumasını sağlayın. Bunun için de en az bir güne ihtiyacınız olacaktır.

10 Ağustos 2007

Sandviç Ekmekleri


Almanya'da Brötchen denilen bu ekmeklerin tarifi, canım Yenitadlar Nurcan'cığıma ait.

Amerika'da okumuş bir arkadaşım, orada yiyip çok sevdiği Pretzel'lerden bahsetmişti. Biz de ingilizce tarifler bulup, bir deneme yapmıştık. Ama çok kötü olmuştu. Pretzel ile Brötchen'in aynı şeyler olduğunu sanıyordum, ancak değillermiş. :) Almanya'daki adı Brezel'miş meğer. Aklıma yatan bir tarif bulursam onu da tekrar deneyeceğim. Sonuçtan sizleri haberdar ederim. :)

Bu güzel ekmek tarifi için tekrar teşekkürler Nurcan'cım.

Bu arada, bloğumu ziyaret eden herkese "İyi Kandiller" diliyorum. Bu mübarek gecede hepinizin hayırlı duaları kabul olur inşallah.

Malzemeler:
1 su bardağı ılık su
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yumurta
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Yarım paket yaş maya (21 gr)
Aldığı kadar un

Üzeri için; su, susam, çörek otu, haşhaş tohumu veya ayçekirdeği içi

Yapılışı:
-1 bardak ılık suyu bir kaseye alın, içine, elinizle ufaladığınız yaş mayayı koyun. Karıştırın. 5 dakika bekletin. Mayayı eritirken kullandığınız sıvının sıcaklığı elinizin dayanacağı kadar sıcak olmalıdır. Daha az ısılarda mayanız erimeyebilir.

-Daha sonra bekleyen mayanızı tekrar karıştırıp, yoğurma kabınıza alıp, diğer malzemeleri ekleyin. Unu azar azar ve kontrollü ilave edin. Ele fazla yapışmayan, toparlanan yumuşak bir hamur elde edin. Ben 3,5 su bardağı un koydum.

-Hamur yoğurma kabınızın üzerini, nemli bir kurulama bezi ile veya birkaç yerinden deldiğiniz streç film ile kapatın. Yoğurduğunuzdaki büyüklüğünün iki katına çıkana kadar, yaklaşık 1 saat sıcakça bir yerde mayalandırın.
















-Sürenin sonunda hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp, yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizin.
















-Tepside de 10-15 dakika kadar daha mayalandırın.

















-Sonra üzerlerine yumurta fırçasıyla su sürün. Bıçakla + şeklinde kesikler atın. Ben daha önce kursta öğrendiğim zeytinli ekmekleri kestiğim gibi, kabarınca açılacağını düşünerek ufak kesikler attım. Ama siz Nurcan gibi uzunca kesin. Öyle daha güzeller. :)

En üstüne de benim gibi haşhaş tohumu veya Nurcan gibi çörek otu, susam veya ayçekirdeği içi serpin.

Tepsinizin bir kenarına fırına dayanıklı bir kasede su koyun.


















-Daha önce 200 dereceye ısıttığınız fırında, üzerleri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkarınca da, üzerlerine elinizle su serpin.

Yumuşacık sandviç ekmekleriniz hazır. Şimdi ağız tadınıza göre içine istediğiniz kahvaltılıkları koymanız kalıyor.

Deneyenlere afiyet olsun.

6 Ağustos 2007

Uzak Doğu Usulü Sebzeli Pilav

Çin Mutfağı'nın, en çok sebzeli pilavını severim. Tek sorun az pişirilmiş olarak servis edilmesidir benim için.

Dün evde yasemin pirinci olduğunu farketmiştim. Bugün de uyduruk bir sebzeli pilav yaptım. İçinde yasemin pirinci ve soya sosu olunca, gönül rahatlığıyla "Uzak Doğu Usulü" ibraresini, adının başına ekleyiverdim. :) Ben çok beğendim. Dilerim, denerseniz siz de beğenirsiniz.

Bahsettiğim ağız tadım yüzünden ben fazla su koyarak yumuşak olmasını sağladım. Yok ben takır tukur sert pirinçli seviyorum diyorsanız, suyunu 2,5 bardak koymanız yeterli.

Malzemeler:
2 su bardağı kokulu yasemin pirinci
1 adet kırmızı biber
1 adet sarı biber
200 gr mantar
5 diş sarımsak
5 yemek kaşığı sıvıyağ
3 yemek kaşığı soya sosu
7 dal taze soğan
1 çay kaşığı karabiber
Tuz, su

Yapılışı:
-Wok veya derince teflon tavaya sıvıyağı, minik minik doğradığınız sarımsakları, kibrit çöpü büyüklüğünde, jülyen kestiğiniz kırmızı ve sarı biberleri koyun. 5 dakika kavurun.
-İnce dilimler halinde kestiğiniz mantarları ekleyin. Sulunu salıp çekene kadar, 5 dakika daha pişirmeye devam edin.
-Daha sonra ince halkalar halinde doğradığınız taze soğanı ekleyin. 1 dakika daha pişirin.
-Yasemin pirinçleri yıkayıp, süzün. Tavaya ekleyin.
-1,5 tatlı kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber, 3 yemek kaşığı soya sosu ekleyin. Karıştırın.
-Benim gibi yumuşak seviyorsanız 3,5 su bardağı, daha sert seviyorsanız 2,5 su bardağı kaynamış su ekleyin. (Su miktarına göre, tadına bakarak tuzunu ayarlayabilirsiniz.) Tavanıza uygun bir kapağı üzerine kapatın ve altını kısın.
-Suyunu çekince ocağı kapatın. Kapağının arasına kağıt havlu sıkıştırıp, 10 dakika demlendirin.

Afiyet Olsun.

3 Ağustos 2007

Semiz Otu Salatası

Hamileyken, sağlıklı beslenmek adına, öğle yemeklerimizi ofiste yaptığımız salatanın üzerine, bazen ızgara köfte, bazen haşlanmış kepekli makarna, bazen de beyaz peynir ekleyerek yerdik.

Benim herzaman çok işim olduğundan, yeşil ve kocaman salatamızı, eski iş arkadaşım Özlem hazırlardı. (Resimdeki Özlem değil.)

O dönemdeki sağlıklı beslenmemde çok emeği vardır. Ona buradan da teşekkür ederim.

Kendisinden öğrendiğim ve çok sevdiğim bu salatanın tarifi çok kolay olmak ile birlikte, bazı bloglarda sarımsaksız yapıldığını gördüm. Bu salatayı yediren sarımsak oluyor. Mutlaka ekleyin. Biz ofiste bile yesek az da olsa mutlaka ekler, sonra kokuyu nasıl yok edeceğiz diye dişlerimizi fırçalar, maydanoz kemirir dururduk. Ama buna değer. :)

Malzemeler:
1 demet semiz otu
2 su bardağı yoğurt
5 diş sarımsak
1 yemek kaşığı tatlı kırmızı toz biber
Dilerseniz taze veya kuru nane
Acı ile probleminiz yoksa kırmızı pul biber
Tuz, zeytin yağı

Yapılışı:
-Semiz otlarının sadece yaprak kısımlarını koparıp, yıkayın. Daha sonra iyice süzün.
-Sarımsakları havada dövün.
-Derince bir salata kasesine yoğurdu, tuzu, baharatları, zeytinyağını ve sarımsakları ekleyin. İyice karıştırın. Bu aşamada tadına bakıp, eksik gördüğünüz baharatları ekleyebilirsiniz.
-Süzülmüş semiz otlarını, yoğurtlu karışıma ekleyin. Karıştırın.
-Pul biber ve taze nane yapraklarıyla süsleyin.

Afiyet Olsun.

Marine Tavuk

Yaprak boyarken resimlediğim, canım arkadaşım Özlem, eylül ayında evleneceğinden, sürekli diyette.

Geçen gelişinde, onun için pişirdiğim diyet ama lezzetli tavuğun tarifini ekleyeyim şimdi de...

Malzemeler:
4 adet kalçalı tavuk but
3 adet patates
3 adet havuç
20 adet mantar
1 su bardağı yoğurt
1 adet soğan
4 diş sarımsak (havanda dövülmüş)
1 adet limonun suyu
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı köri
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı zencefil
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı pul biber
Pişirirken kullanmak için; 2 adet fırın torbası ve klipsi

Yapılışı:
-Soğanı rendeleyip, tel süzgeçten geçirin ve suyunu kullanmak üzere ayırın. (Posası kullanılmayacak)
-Bir kaba, yoğurt, soğan suyu, limon suyu, zeytinyağı, tuz, sarımsak ve tüm baharatları koyun. Karıştırın. Yıkadığınız tavuk butlarını, bu karışıma bulayın. Üzerini streç film ile kaplayıp, buzdolabına koyun. 1 gece bu şekilde bekletin.
-Mantarları ovarak temizleyin, yıkayın. Patatesleri, havuçları soyup, iri küpler halinde doğrayın ve yıkayın. Sularını süzdürün.
-Tavukları ikişer ikişer fırın torbalarına koyun.
-Kalan karışıma, süzülen sebzeleri ekleyip, karıştırın. Sebzeleri kalan sosla beraber torbalara paylaştırın.
-Torbaların klipsini kapatın ve üzerinde bıçakla ikişer santimetrelik kesikler açın.
-200 dereceye önceden ısıttığınız fırınınıza verin. 70-80 dakika kadar pişirin. Tavuğunuza göre pişme süresi değişebileceğinden, fırından almadan önce, yumuşayıp yumuşamadığını kontrol edin.

Afiyet Olsun.

Limonata

Sağlıklı ve serinletici bir lezzet arıyorsanız, en ideali limonata sanırım.

Hele bir de naneli olursa...

Ortaköy ve Nişantaşı'nda şubesi olan House Cafe, limonatalarıyla meşhur. Bir çok blogda gördüğüm bu limonata tarifiyle yaptığım limonatanın tadı, hiç de orayı aratmadı. Onlar buz, nane yaprakları ve ince dilimlenmiş yeşil elmayla servis ediyorlar.

Siz de benim gibi sade veya House Cafe gibi servis edebilirsiniz.

Malzemeler:
4 adet büyük limon (küçük ise 5 adet)
15 yaprak taze nane
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı oda sıcaklığında su

Yapılışı:
-Limonları, rendenin büyük kısmıyla rendeleyin. Mümkün olduğunca, limonun beyaz kısmını rendelememeye dikkat edin. Beyazının, limonatanın tadını acılaştırdığı söyleniyor. :)
-Genişçe bir tabağa rendelenmiş limon kabuklarını ve elinizle kopardığınız taze nane yapraklarını koyun. Elinizle 1-2 dakika kadar ovun.
-Daha sonra toz şekeri ekleyerek, 2 dakika daha ovmaya devam edin.
-Tabağınızın üzerini streç film ile kapatıp, oda sıcaklığında 4 saat bekletin.
-Sürenin sorunda şekerli limonu bir sürahiye veya kavanoza alıp, üzerine 1 su bardağı suyu ve kabuklarını rendelediğiniz 4 limonun suyunu sıkarak, ekleyin. Şeker eriyinceye kadar karıştırın.
-Daha sonra tel süzgeçten geçirin.
-Elde ettiğiniz limonatayı cam bir şişede buzdolabında saklayıp, içeceğiniz zaman ağız tadınıza göre sulandırarak tüketmelisiniz.
-Daha önce yazdığım gibi, buz, nane yaprakları ve ince dilimlenmiş yeşil elma ile servis edebilirsiniz.

Afiyet Olsun.

Şeker Hamuru ile Pasta Kaplama

Şimdi size şeker hamuru ile pasta kaplamanın inceliklerinden bahsedeceğim.

Öncelikle belirtmek isterim ki, bütün malzemeleri hazır olan bu pastayı bile, sırf biraraya getirmek 2 saatimi aldı. Hem de, acele ettiğimden, çok da düzgün yüzeyli olmasına özen göstermedim.

Pastacılık kursuna başladığımda, en basit şeker hamurlu pasta için bile 6 saatlik uğraşı gerektiğini duyduğumda çok şaşırmıştım. Bir kek, 2 krema nasıl oluyor da bu kadar uğraştırıyor demiştim içimden. :) Şimdi yakinen görüyorum nasıl uğraştırdığını!

Şeker hamuru ile pasta yapmaya meraklı olanlar varsa, ne kadar zor olduğu konusunda başından uyarmak isterim. Beni kurstan önce uyaran olmamıştı. Bu kadar zor olduğunu bilseydim de hiç bulaşmazdım, söylemeden edemeyeceğim. Bir de kursa ödediğim ücretin, yaklaşık 3 katı kadar tutarı, gerekli malzemeleri için ödemem gerektiğini...

Şimdi başlayalım;
1-Öncelikle yoğun bir kek pişirmekle işe başlıyoruz. Bunun için benim tarifimi kullanabilirsiniz.
Kekimizi, altına yağlı kağıt serdiğimiz kelepçeli kalıpta pişiriyoruz. Üst kısmında kabaran yerlerini bıçakla, düzgün şekilde alıyoruz.























2-Kekimiz oda sıcaklığındayken, metal plaka ile döner tablamızın üzerine ters çevirerek alıyoruz.Yağlı kağıdı çıkardığımızda düzgün bir üst yüzey elde ediyoruz. Kekimizin sivri hatlarını dikkatlice yuvalaklaştırıyoruz. Bu esnada çıkan kek kırıntılarını atmıyoruz. Daha sonra ihtiyacımız olacak.

















3-Bıçak veya misina yardımıyla kekimizi üçe veya istediğimiz sayıda kata bölüyoruz. En alt katı döner tablada bırakıp, diğer katları dikkatlice, teker teker metal plakalarla başka bir yere alıyoruz.
























4-Döner tabladaki keki, şerbet, meyve suyu, şekerli süt, komposto suyu gibi dilediğimiz tatlı bir sıvıyla ıslatıyoruz. Ben ıslatmak için, pastacılık malzemeleri satan yerden bulabileceğiniz özel kaplarından kullanıyorum. Ama siz kontrollü kapakları olan limon şişelerinden kullanabilirsiniz.

Keki ıslattığınız sıvıya, içkiyle derdiniz yoksa rom veya likör de katabilirsiniz



















5-Kekimizin kırıntılarını, buzdolabında beklettiğiniz ve çırparak yoğunlaştırdığımız krema ile karıştırarak hamur haline getiriyoruz.
Islattığınız katın üzerine, krema sıkma pompasının en geniş ucu ile bu hamuru çerçeve gibi sıkıyoruz.




















6-Çerçevenin içine hazır satılan pastacı kremalarından hazırlayıp, döküyoruz. Kremaya damla çikolata veya istediğiniz meyveleri küçük küçük keserek de katabilirsiniz. Kremanın çerçeveden yüksek olmamasına dikkat edin.






















7-Daha sonra diğer katı üzerine yerleştiriyoruz. Onu da ıslatıyoruz. Çerçeve sıkıp, içine krema koyuyoruz.























8-Son katı üzerine ekleyip, keki ıslatıyoruz.
























9-En üstüne tereyağı kreması veya yine soğukken çırpıp koyulaştırdığınız krema sürerek, streç filme sarıp, şeker hamuru hazır olana kadar bekletiyoruz. Bu işlem hem şeker hamurunun pastaya yapışmasını sağlıyor, hem de katlandırma işlemi sırasında oluşan yumuruları düzeltmenizi sağlıyor.

Pastanızı hemen kaplamak istemiyorsanız, bu şekilde streç film ile sarılıyken buzdolabında bekletebilirsiniz. Ancak çıkardıktan sonra, kaplamadan önce pastanızın oda sıcaklığına gelmesini beklemelisiniz. Eğer pasta soğukken üzerine şeker hamuru kaplarsanız, içindeki soğukluk, şeker hamurundaki pudra şekerini eritecek ve renk verdiyseniz renklerinin akmasına ve görüntüsünün sulu sulu, parlak olmasına neden olacaktır. Pastanızın dış yüzeyi yapış yapış olacaktır.



















10-Tezgaha bolca pudra şekeri veya mısır nişastası eleyin. Ben bu sefer pudra şekeri kullandım. Pastayı kapladığım fotoğrafta da hamurun biraz kuru olduğunu görebilirsiniz. (Kursta mısır nişastası ile açıyorduk hamurlarımızı, ancak Emel Başdoğan'ın kitabında pudra şekeri ile de açılabileceğini gördüm. Nişasta ile açarsanız hamurunuzu daha az kuruttuğundan, kullanımı daha kolay ve daha elastik bir hamurunuz oluyor. Ancak bu şekilde, kenarlarından artan hamura nişasta karıştığından, basit parçalar kesmek dışında, bu hamuru bir daha kullanamıyorsunuz. Pudra şekeri ile açarsanız da, birkaç damla su ekleyerek, tekrar kullanılabilir hale getirebilirsiniz. Ama ben yine de hamurla daha kolay başedebilmeniz için, ilk denemelerinizi nişasta ile açmanızı tavsiye ederim.)



















11-Ortasına hamurunuzu koyup, onun üzerine de çok az pudra şekeri eleyin.



















12-Hamuru kaldırmadan, merdanenizi hareket ettirerek, hamuru açın. Arada merdaneyi de pudra şekeri ile ovalayın. Şeker hamuru açarken, zeminin, merdanenin ve elinizin kuruluğu çok önemlidir. Dikkat edin.



















13-Kenarlara taşan pudra şekerlerini, büyükçe bir yumurta fırçasıyla uzaklaştırın.




















14-Hamurunuzu kaplayacağınız şekle uygun bir şekilde açın. Yuvarlak, kare veya daire şeklinde.
Açtığınız hamurun çapı veya kenar uzunlukları, en az, kaplayacağınız pastanın kenar yükseklikleri çarpı 2, artı pastanın genişliği kadar olmalıdır. Ki tamamen pastanızı kaplasın.



















15-Açtığınız hamurunuzu dikkatlice ve süratlice, merdanenize sararak, aynı zamanda yumurta fırçasıyla altındaki pudra şekerlerini fırçalayarak, pastanın üzerine yerleştirin. Bu kısım biraz ustalık gerektirebilir. Zamanla alışırsınız.























16-Daha sonra kenarlarını pastanıza oturtun ve en altını pizza kestiğiniz ruletle kesin. Bıçakla da kesebilirsiniz. Ama hamurun yere değdiği noktadan kesmeye dikkat edin.



















17-Hazır olan pastanızı büyük bir plaka yardımıyla servis edeceğiniz tabağa veya karton altlıkların üzerine alın. Değişik renklerdeki modelleme hamurundan kestiğiniz parçalarla etrafını süsleyin. Bu parçaları pastanıza yapıştırmak için, küçük resim fırçasını ıslatıp, üstten görünmeyecek yerlerine sürmelisiniz.
Ben bu pastanın kenarlarına çimen görüntüsü vermek için, rendenin ince tarafıyla rendelediğim yeşil modelleme hamurunu kullandım.

Denemek isteyen herkese kolay gelsin.
Sevgiler...

Eczacı Emel Hanım'ın Pastası



Son 2 haftadır, ya ben bir yerlerdeydim, ya da misafirlerim vardı. Uzun zamandır bu kadar yoğun bir trafiğim olmamıştı.

Araya bir de nişan pastası girince, benim için oldukça yorucu oldu.

Ancak dün kendime gelebildim. Akşam üzeri oğluşla otururken, aklıma buzdolabındaki küçük yedek pandispanyam ve pasta kremam geldi. :)

Şeker hamuru ile modelleme kursuna giderken, oturduğum sitenin eczanesinden gliserin almak istediğimde, eczacımız Emel Hanım şaşırarak, bu kadar gliserini ne yapacağımı sormuştu. Ben de pastacılık kursuna gittiğimi ve şeker hamuru yapımında gliserin kullanıldığını anlatmıştım. O da iyi o zaman öğrenince bize de yaparsınız demişti. :)

Aradan 2,5 yıl geçmesine rağmen bu sözümü tutamamış, ama unutmamıştım. :)

Dün de madem malzeme var, hemen yapıp götüreyim dedim. Ancak saat 16 idi. Yani eczanenin kapanmasına 3 saat vardı. Hem fotoğraflayayım, hem hızlı hızlı yapayım derken, çok başarılı bir pasta olmadı. Ama şeker hamuru kaplamalı pasta yapmak isteyenlere yardımcı olacağını düşünüyorum. Sizlere bu pastamın, yapım aşamalarını gösteren ayrı bir yazı daha hazırlıyorum.

Neyse ki pastayı 18.30 gibi eczaneye ulaştırabildim. Buradan da şeker hamuru ile pasta yaparken, malzemeleriniz hazır olsa bile, ne kadar uğraştırıcı bir iş olduğunu anlayabilirsiniz. :)

Ama Emel Hanım ve kardeşinin beğenileri tüm koşuşturmama değdiğini hissettirdi. :)

2 Ağustos 2007

Şeker Hamurunu, Modelleme Hamuruna Dönüştürmek

Az miktarda modelleme hamuruna ihtiyacınız varsa, gumpaste yapımı ile uğraşmak yerine;

500 gr şeker hamuru,
1,5 tatlı kaşığı tylose-c
Yarım tatlı kaşığı oda sıcaklığındaki margarini (tercihen yayla marka)

iyice yoğurarak da modelleme hamuru elde edebilirsiniz.

Şeker Hamuru ile Yaprak Yapımı

Şeker hamuru ile yaprak yaparken hamur olarak, modelleme hamuruna (gumpaste), malzeme olarak da, pasta malzemeleri satan yerlerden bulabileceğiniz, modelleme aparatlarına ve yaprakları volanlayabilmeniz için de kalın ve yoğun bir süngere ihtiyacınız olacaktır.

Modelleme hamurunu (gumpaste) hazır satın alabilirsiniz. Ancak elinizde şeker hamuru (sugarpaste) varsa, 500 gr şeker hamuruna 1,5 tatlı kaşığı tylose-c ve yarım tatlı kaşığı da margarin ekleyerek, gumpaste elde edebilirsiniz.



















Gumpaste'i, dilediğiniz tondaki yeşil jel boya ile renklendirin. Margarin ile yağladığınız mermer tezgah üzerinde merdane ile açıp, bıçakla gelişi güzel yaprak şeklinde kesin. Yine bıçakla damarlarını çizin.




















Kalın süngerin üzerine alıp, kenarlarını, aparatla volanlayın.



















Daha sonra streç film serdiğiniz yumurta kartonuna yaprak kıvrımları oluşturacak şekillerde yerleştirin ve bir gün kadar aldıkları şekil ile kurumalarını bekleyin.

Modelleme hamuruna ne kadar çok boya katarsanız, şekil vermesi o kadar zor olacaktır. Buna dikkat edin.
























Bu, elinde ameliyat eldivenleri ile bir cerrah hassasiyeti içinde yaprak boyayan şahsiyet, benim en sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Özlem. :)

Kendileri yapraklarımın rengini beğenmeyip, jel boyalar ile gölgeli bir şekilde yapraklarımı daha koyu yeşile boyadı. Doğrusunu söylemek gerekirse iyi de yaptı. İlk renkleriyle yapraklarım, kırmızı güllerin yanında çok soluk olacaktı. Reklamcı olmak böyle bir şey işte. :)

Canım Özlem'cim seni çok seviyorum.

Şeker Hamuru ile Gül Yapımı

Şeker hamuru ile gül yaparken hamur olarak, modelleme hamuruna (gumpaste), malzeme olarak da, pasta malzemeleri satan yerlerden bulabileceğiniz, gül yaprağı kalıplarına, modelleme aparatlarına ve yaprakları volanlayabilmeniz için de kalın ve yoğun bir süngere ihtiyacınız olacaktır.

Gül kalıpların özelliği damla şeklinde ve boy boy olmalarıdır.

Modelleme hamurunu (gumpaste) hazır satın alabilirsiniz. Ancak elinizde şeker hamuru (sugarpaste) varsa, 500 gr şeker hamuruna 1,5 tatlı kaşığı tylose-c ve yarım tatlı kaşığı da margarin ekleyerek, gumpaste elde edebilirsiniz.

Modelleme hamuruna ne kadar çok boya katarsanız, şekil vermesi o kadar zor olacaktır. Buna dikkat edin. Bu nedenle de daha soft renkleri tercih edin.

















Önce orta yaprağınızın boyunda, gül tomurcuğunu yapmanız ve en az bir gün boyunca kurutmanız gerekir. Kurutma işlemini streç film serdiğiniz, herhangi bir yumurta kutusunun üzerinde yapabilirsiniz.



















Daha sonra, gumpaste'i, margarin ile yağladığınız mermer tezgah üzerinde merdane ile açıp, en küçük boy gül yaprağı kalıbı ile 4 parça kesin.



















Yaprakları, kalın sünger üzerinde, modelleme aparatını hafifçe kenarlarında hareket ettirerek volanlayın.



















Küçük yapraklardan bir tanesini, tomurcuğunuzun üzerine şekildeki gibi sarın. Yaprağın tomurcuğa yapışabilmesi için, yaprağın iç kısmına ince resim fırçası ile çok az su sürün. Yaprağın görünen kısımlarına su gelmemesine dikkat edin. Görüntüsünü bozacaktır.



















Diğer3 küçük yaprağı da, iç ve alt kısımlarını ıslatmak suretiyle, birbirinin içine geçecek şekilde tomurcuğun etrafına sarın.




















Daha sonra orta boy yaprak kalıbı ile 5 adet yaprak kesin, volanlayın ve aynı şekilde yerleştirin.




















Ve en büyük kalıp ile de 7 adet yaprak kesip, volanlayıp, gülünüzü tamamlayın.

Çiçekleriniz son halini aldıktan sonra yine yumurta kartonunuzun derin yerine koyarak, düzgün şekilde kurumasını sağlayın. Bunun için de en az bir güne ihtiyacınız olacaktır.