29 Eylül 2007

Etli Yaprak Sarma


Etli sarmanın içini ne kadar güzel hazırlarsanız hazırlayın, yaprağınız ince ve lezzetli değilse, yemeğiniz hiçbir şeye benzemeyecektir.

Bu sarmada kullandığım yapraklar Eşimin, rahmetli Babannesinin bahçesinden toplanmış ve salamura yapılmış yapraklar. Nur içinde yatsın inşallah. Sağlığında her yıl bu yaprakları toplar, salamura yapıp, evlatlarına dağıtırmış. Herbiri küçücük ve incecikler.

Eğer sizin asma yaprağı toplayabileceğiniz bir bahçeniz yoksa ve İstanbul'daysanız, Beşiktaş Çarşı'nın içindeki tuşucudan alabilirsiniz. Onların yaprakları da çok güzel oluyor. O da mümkün değilse Tokat'a gideceksiniz artık. :)

Malzemeler:
300 gr salamura asma yaprağı
500 gr kıyma
Yarım su bardağı pirinç
2 soğan
1 çay kaşığı karabiber
Yarım demet dereotu
Tuz, sıvı yağ, su
Ayrıca isterseniz tencereye eklemek üzere; 3 rendelenmiş domates

Yapılışı:
-Salamura asma yapraklarını ılık suda bekletip, tuzunun azalmasını sağlayın. Bir kaç kez suyunu değiştirip, yaprakları yırtmadan dikkatlice sıkın. Bir kenarda bekletin.
-Soğanları ince ince doğrayın. 5 yemek kaşığı sıvı yağ ile birlikte, kapaklı bir tavaya alın. Kavurun.
-Ayıklayıp, yıkadığınız pirinçleri ve 1,5 su bardağı sıcak suyu kavrulan soğanlara ekleyin. Kapağını kapatıp, altını kısın. 7-10 dakika arası, suyunu çekene kadar pişirin. (Altının tutmamasına dikkat edin.) Ocağı kapatın.
-1,5 tatlı kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber, kıyma ve ince kıyılmış dereotu ekleyin. Karıştırın. Dolmamızın içi hazır.
-Yayvanca bir tencerenin altına, nispeten kalın ve büyük olan asma yapraklarını 1 veya 2 sıra dizin. Bu dolmanızın dibinin tutmaması için gerekli.
-Yapraklarınızın saplarını koparın, teker teker küçük bir tepsi veya düz bir tabağınızın içine, parlak yüzleri altta kalacak şekilde, koyun. Geniş kenarlarına içten, birer tatlı kaşığı kadar koyup, önce kenarlarını içine katlayıp, yuvarlayarak sıkıca sarın. Yapraklarınız büyükse, tam kalın damarının olduğu yerden, ortadan ikiye kesipte de kullanabilirsiniz. Bu şekilde kullanıyorsanız kalın damarını da koparıp atın.
-Bu şekilde, yapraklarınızın tamamını sarıp, tencerenize aralık bırakmayacak şekilde dizin.
-Sarmanızın suyu daha lezzetli olsun isterseniz, 3 domatesi rendeleyip, kabuklarını atarak, sarmalarınızın üzerine gezdirebilirseniz. Suyunu süzüp yemeyi seviyorsanız, domatese gerek yoktur.
-Tencerenizin içine oturacak şekilde, ısıya dayanıklı bir tabağınızı ters çevirerek kapatın. Bu da kaynayan su içinde sarmalarınızın dağılmamasını sağlayacaktır. Kenarından 2 su bardağı su ve 3 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyin. Yapraklarınızın tuzunu iyice çıkardığınızdan eminseniz çok az tuz ekleyebilirsiniz. Ama bu pek mümkün olmadığından ben yaprakların tuzuyla pişirmenizi tavsiye ederim.
-Tencerenizi ocağa koyun, kaynayınca altını kısın. Yapraklarınız iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. 20 dakika sonra, 1 su bardağı daha sıcak su ekleyin. Benim sarmamın pişmesi yaklaşık 60 dakika sürdü. Siz 40 dakikadan sonra kontrol etmeye başlayabilirsiniz. Çünkü yaprağın cinsine göre pişme süresi değişecektir. Üzerine kapattığınız tabağın kenarlarında suyun kaynadığını görmek, suyunu çekmediğini düşündürmemelidir. Arada mutlaka, tabağı maşa ile kaldırıp suyunu kontrol edin.
-Sarmanız sıcakken, yoğurt ile servis edin.

Afiyet Olsun.

22 Eylül 2007

Galeta Unlu Paçanga Böreği

RAMAZAN

Bu tarif de etkinlikteki ikinci tarifim.

Böreğimin adına yalancı paçanga böreği de diyebiliriz. Gerçek paçanga böreğinin nasıl yapıldığını ve hikayesini merak ediyorsanız, bu linke tıklayarak, Erkan Bey'in bloğundan öğrenebilirsiniz.

Gerçi, pek et yiyemediğimden ben pastırmasını ayıklayarak yiyorum ama ikram ettiğim misafirlerimden hepsi bu böreğe bayıldı. Eğer denemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim. Pastırma oruçluyken susatır mı bilmiyorum, eğer öyleyse bu tarifimi iftarlık kabul edin lütfen.

Ayrıca belirteyim, bu böreği hazırlayıp, buzlukta da bir süre bekletebilirsiniz. Ani misafirleriniz için can kurtarıcınız olabilir. Tabii yumurta ve galeta ununa bulanmamış hali ile dondurmalısınız.
Buzluktan çıkardıktan sonra da oda sıcaklığına gelmesini beklemeli veya mikrodalgada çözdürmelisiniz. Buzlu buzlu kızartırsanız içindeki kaşar erimeyeceğinden, ideal tadını yakalayamazsınız.



Malzemeler:
2 adet yufka
8 dilim çemeni ayıklanmış pastırma
8 ince dilim kaşar peyniri
Beşamel sos için;
1 yemek kaşığı margarin veya tereyağı
2 dolu dolu yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
Yarım çay kaşığı tuz
Kızartmadan önce bulamak için;
Yumurta
Galeta Unu
Kızartmak için;
Sıvı yağ

Yapılışı:
-Tencereye margarin ve unu koyup, 3 dakika kadar kavurun. Tuzu ekleyin.
-Azar azar ve sürekli karıştırarak sütü ekleyin.
-Sahlep kıvamında bir beşamel sos elde etmelisiniz. Fokurdadığında altını kapatın. Ilıtın.
-Yufkalarınızdan birini tezgaha yayın, kaşıkla ılınmış beşamel sosunuzdan üzerine gezdirin. Kaşığın tersi ile iyice yayılmasını sağlayın.
-Diğer yufkayı da üzerine koyup, kalan beşamel sosu aynı şekilde üzerine dağıtın.
-Yufkanızı 8 eşit üçgen parçaya bölün. Geniş kenarlarına birer dilim pastırma ve kaşar koyun. Kenarlarını içe kıvırıp, sigara böreği gibi sarın.
-Bekletecekseniz bu şekilde dondurabilirsiniz. Bu börek pişer pişmez tüketilmelidir. Bu şekilde garantili ve harika bir tadı vardır. Beşamel sos sayesinde, çoğu kişi içinde yufka olduğunu bile anlamaz. :)
-Hemen tüketecekseniz, bir tabağa, bütün yumurtaları kırıp, çatalla çırpın. (Tamamını pişirecekseniz, 3 yumurta yetecektir.) Diğer tabağa da galeta ununu koyun. Börekleri önce yumurtaya sonra galeta ununa bulayıp, orta kızgın 2 parmak kalınlığındaki yağda, iki tarafını da kızartın. Çok fazla kızgın olursa hemen pişecekler, az kızgın olursa da yağ çekecektir.
-Böreklerinizi kağıt havlu üzerine alıp, sıcak sıcak servis edin.

Afiyet Olsun.

Ezogelin Çorbası

RAMAZAN

Sevgili Diyalogyemekleri Süheyla'nın ev sahipliğini yaptığı Ramazan etkinliğine, iftar ve sahur sofralarımızın olmazsa olmazları, çorba ve börekle katılmak istedim.

Herkese başarılar dilerim. Sevgiler...


Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı pirinç
2 yemek kaşığı köftelik ince bulgur
1 tepeleme tatlı kaşığı domates salçası
1 tepeleme tatlı kaşığı biber salçası
1 silme çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı pul biber
1 yemek kaşığı kuru nane
2 adet kuru soğan
1 tepeleme yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
4 yemek kaşığı sıvı yağ
2 yemek kaşığı tereyağı
Su

Yapılışı:
-2 adet soğanı ince ince doğrayın. 4 yemek kaşığı sıvı yağ ile iyice yumuşayıp, sararıncaya kadar kavurun.
-Salçaları ekleyip 1-2 dakika, salçaların çiğ kokusu yok olana kadar karıştırın. 1 yemek kaşığı unu da ekleyip, 30 saniye daha karıştırmaya devam ederek pişirin.
-Azar azar ve karıştırarak 6 su bardağı sıcak suyu ekleyin. Kaynatın. 1 tatlı kaşığı tuzu ekleyin.
-Kırmızı mercimeği ve pirinci ayıklayıp, yıkayın.
-Kaynayan suya karabiberi, mercimeği ve pirinci ekleyin. Orta ateşte, mercimekler iyice yumuşayıp dağılıncaya kadar pişirin.
-Daha sonra ayıkladığınız köftelik bulguru da kaynayan çorbaya ekleyin. 5 dakika kaynatın.
-Ayrı bir tavada, 2 yemek kaşığı tereyağını eritin, pul biber ve naneyi ekleyip, 30 saniye karıştırın. Sonra hemen çorbanın üzerine dökün. İyice karıştırın. Kıvamı koyuysa, kaynar su ekleyin. (Ben koyu kıvamlı sevdiğimden, sadece 1 su bardağı daha su ekledim.) Tuzunu kontrol edin. Gerekiyorsa ekleyin. 2-3 dakika daha pişirin. Çorbanız hazır.

Afiyet Olsun.

17 Eylül 2007

Kısır


Kısırı çok severim.

Sevdiğimiz yemekleri daha sık yaptığımızdan, her yapışımızda tarifimizi biraz daha geliştiririz.

Ben kendime göre ideal tadı yakaladığım için, artık arayışımı bitirdim. :)

Sizlere de tavsiye ederim.

Malzemeler:
2 su bardağı köftelik ince bulgur
2 su bardağı kaynamış su
2 adet kuru soğan
2 tepeleme yemek kaşığı salça
4 yemek kaşığı sıvı yağ
4 dal yeşil soğan
Yarım demet maydanoz
6 yaprak taze nane (veya 1 tatlı kaşığı kuru nane)
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı biber (acı sevmiyorsanız eklemeyin)
2 tatlı kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz
1,5 limonun suyu
3 yemek kaşığı zeytinyağı
3 adet domates
1 adet salatalık
Dilerseniz servis için; marul yaprakları



Yapılışı:
-2 su bardağı bulguru genişçe bir kaba koyun. Taşlarını ayıklayın.
-2 su bardağı kaynamış suyu üzerine dökün, kabınızın üzerine, hava almayacak şekilde, bir kapak kapatın ve 15 dakika bu şekilde bekletin.
-Bu arada ince doğradığınız kuru soğanları ve 4 yemek kaşığı sıvı yağı tavaya alın. Soğanlar iyice yumuşayıncaya kadar, karıştırarak kavurun.
-Daha sonra tepeleme dolu 2 yemek kaşığı salçayı ekleyin. Salçanın çiğ kokusu geçinceye kadar 2-3 dakika pişirin.
-Sıcak sıcak, ocaktan aldığınız gibi, 15 dakika suda şişmiş bulgurların üzerine dökün. Bulgurların heryeri salça ile kırmızılaşana kadar karıştırın.
-Kırmızı biber, karabiber, nar ekşisi, limon suyu, tuz ve zeytinyağını ekleyin. İyice karıştırın. (Bu aşamada tadına bakın. Ağız tadınıza göre istediğiniz baharatları ekleyin.)
-İnce ince doğradığınız, yeşil soğan, maydanoz ve taze naneleri ekleyin. Karıştırın.
-En son olarak, küçük küpler halinde doğradığınız domatesleri ve salatalıkları ekleyin. Kısaca karıştırın. (Domatesleri ve salatalıkları, beklediklerinde su salıp kısırınızın kıvamını değiştireceklerinden, en son ekleyin.)
-Servis ederken, içine marul yaprakları döşediğiniz servis kasenizi de kullanabilirsiniz, küçük bir kaseye kısırınızı sıkıştırarak koyup, tabaklara ters de çevirebilirsiniz veya göbek marulun içine koyupta da sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

15 Eylül 2007

Sucuk Köfte


İster sahur, ister iftar olsun, böyle bir tabağa hayır diyecek kişi sayısı az olsa gerek. :)

Köfte, yiyebildiğim nadir etli yemeklerden biri olduğundan ve oğluma da kırmızı et yedirmenin yegane yolu olduğundan, sık sık yaptığım bir yemek.

Eskiden et fobim o kadar kötüydü ki, köfteyi bile yoğuramazdım. Sağolsun eşim yapardı. Şimdilerde en azından bunu yendim.

Köfte aslında bildiğiniz köfte. Sarımsağını ve baharatını bol koyunca adı oluyor, sucuk köfte. :)

Malzemeler:
500 gr kıyma
1 adet soğan
1 adet yumurta
1 su bardağı rondoda öğütülmüş ekmek içi
Yarım tatlı kaşığı karabiber
1 tepeleme tatlı kaşığı köfte baharı
2 tepeleme tatlı kaşığı sarımsak ezmesi
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:
-Soğanınızı rendenin en ince kısmında, rendeleyin.
-Tüm malzemeyi karıştırıp, 5 dakika kadar yoğurun.
-Hamurdan küçük parçalar koparıp, istediğiniz şekli verin. (Ben yuvarlak olarak hazırladım.)
-Izgaranızı ısıtıp, çok az yağlayın ve köftelerinizi pişirin. Ben tost makinesini kullandım. Izgara yüzeyleri çıkıp, makinede yıkanabildiğinden, kullanımı çok kolay oluyor.
-Sonrasında da patates kızartması, makarna veya pilav ile servis edin.
-Hemen tüketemediğiniz kısmını ise; saklama kabı ile köfte katlarının aralarına buzdolabı poşeti koyarak, buzlukta saklayabilirsiniz. Veya yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye, birbirlerine değmeyecek şekilde köfteleri yerleştirip, buzlukta dondurup, daha sonra donmuş köfteleri buzdolabı poşetinde, yine buzlukta saklayabilirsiniz.

Geçen hafta Migros'ta köfte poşeti diye bir şey gördüm ama nasıl kullanıldığını bilmiyorum. İlgilenenlere duyurulur. :)

Afiyet Olsun.

13 Eylül 2007

Kaşarlı Menemen


Bu yemeğin adının melemen olduğunu sanıyordum. Bloglara baktım pek çoğu da bu şekilde yazmış adını. Sonradan Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne bakmak aklıma geldi. Doğrusu menemenmiş arkadaşlar. :)

Bugün de, bloğuma, sahurluk birşeyler ekleyeyim istedim. Bu sene iftarlar, yakın yıllara göre, geç olduğu için, sahurda daha tok tutan yiyecekler tüketmek gerekli.

Beni tok tutan yiyeceklerin başında da yumurta geliyor.

Menemeni çok severim. Görüntüsü pek hoşuma gitmese de, tadı çok güzeldir.

Beyoğlu'nda çalışırken bazı öğle yemeklerinde Sadri Alışık Sokak'taki Lades2'de menemen yerdik arkadaşlarımla. Orada tek kişilik sahanlarda, istediğiniz malzemeleri ekleyerek pişirirler. Yanında da kocaman bir sepet ekmek verirler. Müşterileri de çoğunlukla öğrencilerdir. :)

Ama belirteyim hemen karşısında Lades Restaurant vardır ki, oradaki fiyatlar oldukça pahalıdır. Benim tavsiyeme uyup menemen yemeye gitmek isterseniz, sokağa girdiğinizde solunuzda kalan lokantaya girdiğinizden emin olun. :)

Ama maddi sıkıntınız yok ve usulüne göre pişirilmiş harika ev yemekleri yemek istiyorsanız, mutlaka Lades'e uğramalısınız. Ayrıca Anadolu Pasajı içindeki Hacı Salih de, Ağa Camii'nin sokağındaki Hacı Abdullah ve Ağa da, Beyoğlu'nun en eski ve güzel lokantalarındandır.

Eşim bu aralar sık sık, şantiyesinde yetiştirilen sebzelerden getiriyor bize. Özellikle de domates... Şimdiye kadar, buzluğa, kışın kullanmak için tek koyduğum sebze bezelyeydi. Ama bu sene mecburen domates de olacak.

Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayıp, plastik kaselerde donduruyorum. Daha sonra onları buzdolabı poşetlerine koyup saklıyorum. Ancak duyduğum kadarıyla, kullanırken tencereye buzlu buzlu koyup pişirmek gerekiyormuş. Dışarda çözülmesini beklerseniz tadı değişiyormuş.

Eğer siz doğramaya uğraşmayayım diyorsanız, kabuklarını soyup, rondodan geçirebilir, daha sonrada buzluk kalıplarında dondurabilirsiniz. Kayınvalideciğim Nuran Hanım bu şekilde yapıyor. :)

Malzemeler:
10 adet domates
3 adet yeşil biber
3 yemek kaşığı sıvı yağ
4 adet yumurta
150 gr kaşar peyniri

Yapılışı:
-Domatesleri yıkayın, kabuklarını kolay soymak için 10 dakika kadar kaynamış suyun içinde bekletin. Sonrasında kabuklarını soyup, minik küpler halinde doğrayın.
-Yeşil biberleri yıkayın. Çekirdeklerini temizleyip, küçük küçük doğrayın.
-Sıvı yağı ve biberleri tencerenize alın. 1 dakika kavurun.
-Domatesleri ekleyip, iyice eriyinceye kadar pişirin.
-Domatesler pişince, ayrı bir kasede çırptığınız yumurtaları ekleyin. Karıştırın. (Ben biraz sulu seviyorum. Siz daha katı olsun diyorsanız, yumurta sayısını artırmalısınız.) 2 dakika pişirip, rendelediğiniz kaşar peynirlerini üzerine serpin. 2 dakika daha pişirip, altını kapatın.

Afiyet Olsun.

10 Eylül 2007

Mantarlı Makarna


Bugün akşam üzeri Güneş beyefendi makarna istediler. Azıcık yapmak da işime gelmedi. Bari paketin tamamını yapayım, onun yiyeceğini ayırır kalanını, kremalı salamlı makarna yaparım dedim.

Gayet güzel makarnaları haşladım, sonra dolabı bir açtım krema yok!

Tatlılar için çok sık kullandığımdan, o kadar emindim ki olduğuna, başında bakmak aklıma gelmedi.

Sonradan da acilen bu makarna uyduruldu. Ben de, eşim de tadını çok beğendik, denerseniz size de afiyet olsun. :)

Malzemeler:
1 paket (500 gr) makarna (Ben Barilla'nın Orecchiette'sini kullandım.)
200 gr mantar
150 gr rende kaşar peyniri
2 diş sarımsak
Yarım limonun suyu
1 adet kırmızı biber
3 yemek kaşığı sıvı yağ
Yarım çay kaşığı karabiber
Tuz, su
Dilerseniz üzeri için; 2 yemek kaşığı kuru fesleğen

Yapılışı:
-Tuzlu, bol suda makarnanızı haşlayın. Süzün.
-Tencerenize, temizleyip dilim dilim doğradığınız mantarları, yıkayıp kibrit çöpü büyüklüğünde, jülyen doğradığınız kırmızı biberi, sıvı yağı, karabiberi, minik minik doğradığınız sarımsakları, yarım limonun suyunu ve yarım tatlı kaşığı tuzu koyun. Mantarlar sularını salıp, çekene kadar, 10-15 dakika arası soteleyin.
-Pişince süzülmüş makarnanızı ekleyin. 2 dakika karıştırın.
-Daha sonra rendelenmiş kaşar peynirinizi ekleyin. 2 dakika daha pişirin.
-Tabaklara servis ettikten sonra kuru fesleğen serperek servis edin.

Afiyet Olsun.

9 Eylül 2007

:)


Sevgili Özlem'cim, bloğuma kendi resmimi de eklememi istemişti. :)

İşte Özlem'cim, bu resimlerdekiler benim. :)

Öptüm seni.
Sevgiler...














Ye#26 Aperatifler ve Mezeler : Yoğurtlu Patlıcan



Bu ayın etkinliğine, uzun zaman önce uydurduğum bir meze ile katılmak istedim. Çok özel bir meze olmasa da ben çok seviyorum.

Patlıcanı küp küp doğrayarak kızarttığınızda, çevirme derdi olmadığından, kevgir ile rahatça alıyorsunuz ve diğer patlıcan kızartmalarınızdan çok daha kısa sürüyor.





Ayrıca bu patlıcanları, pilavınız piştikten sonra demlenirken üzerine koyup, kapağını kapatırsanız, patlıcanlı pilavınız olmuş olur.

Diğer aperatif tariflerime göz atmak isterseniz, buraya tıklayabilirsiniz.

Malzemeler:
1 adet büyükçe patlıcan (küçükse 2 adet)
3 dolu dolu yemek kaşığı yoğurt
2 diş sarımsak
Su, tuz
Kızartmak için; sıvı yağ




















Yapılışı:
-Patlıcanı alaca soyun. Küp küp doğrayın. Tuzlu, bol suda 30 dakika, siyah suyunun çıkması için bekletin. Sürenin sonunda, patlıcanları, avuçlarınızın içinde sıkarak kağıt havlunun üzerine alın.
-Tavanıza bol yağ koyun ve kızdırın. Patlıcanlarınızı kızgın yağa atıp, resimdeki gibi olana kadar, kızartın.
-Daha sonra kevgir ile yine birkaç kat kağıt havlu üzerine alın ki, fazla yağı süzülsün. Bu şekilde soğumasını bekleyin. Veya hemen kullanmayacaksanız, bir saklama kabı içinde patlıcanlarınızı birkaç gün bekletebilirsiniz.
-Soğuyan patlıcanlarınıza tuz serpin, havanda ezdiğiniz sarımsakla karıştırdığınız yoğurdu ekleyin. Karıştırın.

Afiyet Olsun.

7 Eylül 2007

Patates Salatası

Eşimin en sevdiği salatalardan biridir patates salatası. Bu yüzden de bizim evde sık yapılır.

Her yapışımda içine, evdeki malzemelere göre, farklı şeyler koyarım. Ama hepsinde mutlaka sumak ve nar ekşisi vardır. Siz de yaptığınız patates salatalarından özellikle sumağı eksik etmeyin. Kesinlikle çok yakışıyor bu salataya.

Fotoğrafını eklediğim salatalarımdan biri taze patatesle, diğeri normal patatesle yapılmıştır. Renkleri ne kadar farklı değil mi? :)

Ben size bugün yaptığım salatanın miktarlarına göre tarif veriyorum. Ancak onun fotoğrafını çekmeyi unuttum. :)

Malzemeler:
8 adet küçük patates
7 dal taze soğan (veya 1 adet piyazlık doğranmış kuru soğan)
3 adet domates (veya 1 avuç kadar cherry domates)
1 adet salatalık
Yarım su bardağı konserve mısır
8 dal maydanoz
1 yemek kaşığı sumak
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı tuz
1 adet limonun suyu
Yarım çay bardağı zeytin yağı
Haşlamak için; su

















Yapılışı:
-Patateslerinizi yıkayıp, genişçe bir tencerede bol suyla haşlayın. Fazla haşlanmamasına dikkat edin. Çok yumuşak olurlarsa, salatayı karıştırırken dağılabilirler. Ama sert de olmasınlar pek tabii. Çatalınız rahatça batırılabiliyorsa, pişmişlerdir.
-Patateslerinizi süzün ve oda sıcaklığında soğutun. (Buzdolabına koymayın, renkleri kararır.)
-Soğuyan patateslerinizi küp küp doğrayın. Daha sonra dilediğiniz sebzeleri doğrayarak ekleyebilirsiniz. Ben bugünkü salatama; konserve mısır, domates, salatalık, maydanoz, taze soğan koydum. Siz, rendelenmiş havuç, kuru soğan, yeşil biber, dereotu, nane de ekleyebilirsiniz.
-Daha sonra salatanıza, nar ekşisi, tuz, limon suyu, zeytin yağı ve sumak koyup karıştırın.

Afiyet Olsun.

6 Eylül 2007

Sobe...

Aynı sobeyle Mavi ve Portakal'da beni sobelemiş.

Ona da "zihni sinir proceleriyle" cevap vermek istiyorum.

Bir de ekleyeyim; sevgili arkadaşlar, blogcuya yazı eklerken, en alttaki "posta listesine gönder" kısmını evet olarak değiştirin lütfen. Bu sayede bloğunuzu izlemeye alan ben ve benim gibi arkadaşlara, yazı eklediğinizi bildirir bir mail geliyor.
























































































































































5 Eylül 2007

Sobe...

Canım Cincinsfikirli Banu'cum beni sobelemiş.

Bu seferki başlığımız; gereksiz bulduğunuz icatlar!

Cevaplamak için, sevgili Ferhan'ın bana mail ile gönderdiği, tasarım harikalarının fotoğraflarını kullandım. Bir kısmı mutfakla ilgili olduğu için, size de ilginç gelebileceğini düşündüm. :)



Dijital Yemek Kitabı










Hayalet tuzluklar
















Stick Tereyağı













Makarna Soğutucu











Bıçaklık



















Gece Terliği
















Traş Makineli Telsiz Telefon










Araba Mouse




















Yumurta Sarısı Ayırabilen Kupa
(İğrenç görünüyor değil mi?)








Kibritli Mum
















Paspaslı Bebek Tulumu
(Benim oğlan emeklerken benim de aklıma gelmişti. :P)










Sudoku Tuvalet Kağıdı











Sayfa Çevirme Makinası
















Otomobil jantı
























Beşli Tırnak Makası

4 Eylül 2007

Yoğurtlu Havuç


Bu kolay, hafif ve lezzetli mezeyi denemediyseniz, mutlaka deneyin derim.

Malzemeler:
6 adet küçük havuç
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Yarım tatlı kaşığı tuz
Servis ederken karıştırılmak üzere; yoğurt

Yapılışı:
-Havuçların kabuklarını kazıyıp, rendenin kalın kısmıyla rendeleyin.
-Genişçe bir tavaya sıvı yağ veya zeytin yağını, rendelenmiş havuçları, ince ince doğranmış sarımsağı ve tuzu ekleyin. Orta ateşte önceleri arada, iyice ısındığında sürekli olmak üzere karıştırın.
-Havuçlar iyice yumuşayıncaya kadar sotelemeye devam edin. Not almamışım ama hatırladığım kadarıyla 10-15 dakika kadar pişirdim.
-Havuçlar ılınınca, yoğurtla karıştırıp servis edin. Eğer hemen yenmeyecekse, yoğurtla karıştırmadan, buzdolabında birkaç gün bekletebilirsiniz.

Afiyet Olsun.

Pilaki


Bir süredir yoğunluktan tarif ekleyemiyordum. Beni merak edip, hatırımı soran tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Merak edilmek çok güzel. :)

Ama çok şükür ki ayrılığım kötü nedenlerden kaynaklanmıyor. Her şey yolunda. :)

Size, geçen hafta yaptığım pilaki tarifini yazmak istiyorum.

Eşim, pilakinin suyunu yoğun kıvamlı sevdiği için ben çok pişirdim. Siz daha az pişirebilirsiniz.

Malzemeler:
2 su bardağı kuru fasülye
2 adet büyük soğan (küçükse 3 adet kullanın)
4 adet havuç
2 adet patates
2 çay bardağı zeytinyağı
4 adet kesme şeker
Tuz, su
Bekletme suyuna eklenmek üzere; 1 çay kaşığı kimyon, 2 çay kaşığı kekik (yemeğe eklenmeyecek.)

Yapılışı:
-2 su bardağı fasülyeyi ayıklayıp, yıkayın. Bir gece önceden, üzerini 3-4 parmak geçecek kadar suya koyun, bekletin. Ertesi sabah, suyunu değiştirin ve yeni suya 1 çay kaşığı kimyon, 2 çay kaşığı kekik koyun, 1 saat daha bu şekilde bekletin. (Bu işlem fasülyenin gazını almak için gerekli.) Sürenin sonunda baharatlar temizlenecek şekilde yıkayın ve süzün.
-Tencerenize süzdüğünüz fasülyeleri alın, üzerini 4-5 parmak geçecek kadar su koyun. 30 dakika haşlayın. Haşlama sırasında suyun üzerinde biriken köpükleri bir kaşık yardımıyla alıp, atın. Daha sonra fasülyeleri süzün, ancak suyunu atmayın.
-İnce ince doğradığınız soğanlarınızı ve 2 çay bardağı zeytinyağınızı tencerenize alıp, kavurun.
-Kabuklarını kazıyıp, küp küp doğradığınız havucu ekleyip, 5 dakika kavurun.
-Kabuklarını soyup, küp küp doğradığınız patatesleri ekleyin, 2 dakika daha kavurun.
-2 su bardağı sıcak su, 3 su bardağı da haşlama suyundan ekleyin, kaynayınca 2 tatlı kaşığı tuz ve fasülyeleri ilave edin.
-Pişme esnasında azar azar olmak üzere 2 su bardağı daha sıcak su ekleyin.
-Fasülyeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Eğer siz de eşim gibi suyunun yoğun olmasını istiyorsanız, daha uzun süre pişirmelisiniz. Bu sayede patatesler ve havuçlar da biraz eriyip, suyunu koyulaştırırlar. Bu kıvama gelmesi için benim 1 saatten biraz daha uzun pişirmem gerekti. Tabii sürenin fasülyenin cinsine göre de değişebileceğini unutmayın. Siz 40 dakikadan sonra pişip pişmediğini kontrol etmeye başlayın.
-Pilakinizi ılık veya soğuk olarak, yanında limon ile servis edebilirsiniz.

Afiyet Olsun.