31 Aralık 2007

Mutlu Yıllar!



















Canım Arkadaşlarım,

Hayatınızdaki tüm 'KEŞKE'ler, yeni yılda 'İYİ Kİ' olsun.

Hepinize çok mutlu ve güzel bir yıl diliyorum.

Kucak dolusu sevgiler...

30 Aralık 2007

Sosisli Milföylü Çubuklar



















Pek çok arkadaşımın bloğunda gördüğüm bu börekleri ilk kez, yine, oğluma birşeyler yedirme çabası içinde olduğum, bayram günlerinde denemiştim.

Oğlum yemeyince de, gelen misafirlerimize ikram ettim.

Hepsi de hem lezzetini, hem şekillerini çok beğendiler. Siz de henüz denemediyseniz, yapımı çok kolay olan bu börekleri en kısa zamanda deneyin derim.

Malzemeler:
9 kare milföy hamuru
2 adet uzun soyulmuş sosis
16 adet ince uzun şiş çubuğu
Yağlı kağıt
1 adet yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı sıvı yağ

Yapılışı:
-Tezgahınıza yağlı kağıt yayın. Oda sıcaklığına gelmiş 3 adet milföy hamurunuzu yan yana yerleştirin.



















-Merdane ile hamurları çok az açın. Birbirlerine yapışmalarını sağlayın.



















-2 adet sosisinizi enlemesine yerleştirin.



















-Hamurları fotoğraftaki gibi sosislerin etrafına sarın.



















-Kalan 6 kare hamurunuza da üçer üçer aynı işlemi uygulayıp, aynı sosislerin etrafına dolayın.


















-Hamurunuzu birer parmak genişliğinde, dilim dilim kesin.



















-İnce ve uzun çubukları, dilimlediğiniz milföylü sosislere, fotoğraftaki gibi saplayın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizin.




















-İçine 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ekleyip, karıştırdığınız yumurta sarınızı, dilimlerinizin üzerine ve yanlarına, fırça yardımı ile sürün. 200 dereceye daha önce ısıttığınız fırınınıza verip, 20 dakika kadar pişirin. Mümkünse sıcak sıcak servis edin.

Afiyet Olsun.

Ek Bilgi: Mutlaka bilen arkadaşlar vardır ama, ben sonradan öğrendiğimden değinmeden edemedim.
Milföylü börek yaparken, yumurtayı çok az ve tam üst kısmına sürer, yan kenarlarına değmemesine dikkat ederseniz, böreğinizin daha güzel ve kat kat kabardığını göreceksiniz.

Gönen Yıldız Termal Otel


7 yıl kadar önce Anne ve Babam için Gönen'deki Yıldız Termal Otel'den bir çeşit devremülk almıştık. Aslında tam devremülk denilmez, başka bir adı vardır mutlaka. :)

Sistemleri; belli bir miktar peşin ödeme yaptığınızda, 5 yıl süre ile, yıllık 20 günlük konaklamanızın bedelini, normal fiyatlarının yarısı kadar ödüyorsunuz. Ama yılbaşı ve bayram tatiller dışında konaklayabiliyorsunuz.

Geçen süre zarfında Anne ve Babam, her yıl kaplıcalara gittiler ve çok sevdiler. İstanbul'a da taşıdıkları, arkadaşlıklar edindiler. Romatizmal rahatsızlıklarında da, tedavi edici özelliğinden faydalandılar.

Bu yıla kadar tam zamanlı çalıştığımdan ve yılda zar zor aldığım bir haftalık iznimi de kaplıcada geçirmek istemediğimden, Gönen'e gitmek kısmet olmamıştı.

Bu yıl Babam'ın işleri nedeniyle 10 günlüğüne gidebildiler. Kız kardeşim ve benim de en azından hafta sonu onlarla olmamız için çok ısrar ettiler.

Ben kaplıca fikrine çok sıcak bakmayan biri olarak, başıma gelecekleri hissetmişcesine, istemeye istemeye, sırf mutlu olsunlar, torunları ile ilk kez tatil keyfi yaşasınlar diye kabul ettim.

Yaşadıklarımızı detaylı yazıyorum ki, daha sonra neler olduğunu unutmayayım ve bir daha gitme fikri doğarsa hemen vazgeçeyim diye! :)

Perşembe sabahı, Kız Kardeşim, Eşi, 7 aylık oğlu, ben ve oğlum Güneş ile birlikte yola çıkmak için hazırlandık. Yenikapı'dan Deniz Otobüsü ile gitmeyi düşünüyorduk. Ancak kapıdan çıkmak üzereyken cep telefonumuza, hava şartları nedeniyle seferin iptal edildiği bilgisi geldi. Olsun kara yolu ile gideriz diyerek, 6'da yola koyulduk.

7 aylık bir bebek ve 4 yaşında bir çocukla seyahat ne kadar rahat geçebilirse o kadar rahat bir yolculuk yaşadık. :)

Öğle sularında otele vardık ve hemen odamıza yerleştik.

Otele gitmeden bir önceki gece Kız Kardeşim ve Eşi, oteldeki ilk gece de oğlum, sabaha kadar mide bulantısı ve ishalden uyumadı. Doğal olarak ben de uyumadım. Sonraki günler, diğerlerimiz de aynı dertten odalarımızdan çıkamadık. En çok da Annemlerin, İstanbul'a hasta dönmelerine üzüldüm.

Ne Ben, ne Kardeşim, ne Annemler tatilimizde hiçbirşey anlamadık.

Odadan fazla çıkamadığımdan, oteli ve çevresini fazla görüntüleyemedim. Sadece aşağıdaki birkaç fotoğraf var.

Sizlere de fikir vermesi açısından, Kaplıca'nın beğendiğim ve beğenmediğim yönlerini, mümkün olduğunca detaylı yazdım.

-Gönen'deki kaplıcalar, romatizmal hastalıklar, sinir ve dolaşım sistemi bozuklukları, mide, böbrek, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi geliyormuş.
-Aşağıdaki fotoğraflarda yürüyüş parkurlarını ve odalarının manzaralarını görebilirsiniz.






















































-Hem lobide, hem odalarda, ücretsiz, kablosuz internet erişimi mevcut.


















-Otel odalarını geçtiğimiz yıl yenilemişler ve kesinlikle çok güzel olmuş. 3 yıldızlı olmasına rağmen, kasım ayında kaldığımız 5 yıldızlı Titanic ile aynı konfora sahip. Ancak ses yalıtımı için birşey yapmamışlar. Yan odanızda ne konuşuluyorsa, yanyanaymışsınız gibi duyuyorsunuz. Bize de arkadaşlarını odalarına toplayıp, sohbet etmeyi seven bir komşu düştüğünden, zaten hasta olduğumuz için çektiğimiz eziyet bir kat daha artmış oldu.
-Odadaki musluklardan kaplıca suyu akıyor. Eğer benim gibi pimpirikli bir insansanız ve rahatsızlığı olduğunu bildiğiniz insanlarla aynı havuza girmekten hoşlanmayacaksanız, kesinlikle çok iyi bir özellik.
-Musluklarından akan su termal su olduğundan, sıcaklığını sabit tutma şansınız malesef yok. Bunun için bir çözüm bulmalarını tavsiye ederim. Bu yüzden duş alırken, aniden haşlanmanız çok mümkün.
-Otel yarım pansiyon olmasına rağmen, minibarlarından ücretsiz faydalanabiliyorsunuz ve öğleden sonra çay saati ikramları var.


















-Sabah kahvaltısındaki çeşitleri oldukça iyi (çay hariç), ancak akşam yemekleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
-Akşam yemeği sonrasındaki canlı müzik şovları da çok kötü.
-Yemek servisinde kullandıkları gereçler de, salonları da çok kötü. Oda dışındaki kısımlar yenilenmemiş. Tesisin ne kadar eski olduğunu hissediyorsunuz. Yemek salonunun girişine yakın bir lavabo olması da çok fena.






















































-Kapalı havuzları sabah saatlerinde sadece hanımlara, öğleden sonra erkeklere, akşam da ailelere açık. Ancak çok küçük bulduğumu ve yetersiz havalandırma yüzünden içerde nefes almanın pek mümkün olmadığını belirtmeliyim.
-Kaplıca suyu çok çok çok kötü kokuyor. Benim gibi keskin kokulara karşı hassas bir kişiyseniz, sizin de etkilenmeniz çok mümkün.
-Açık havuzlarından birinde normal su, diğerinde sıcak termal su bulunuyor.


















-Çocuk oyun odasındaki jetonla çalışan oyuncaklardan çoğu bozuktu.





















































Özetle,
Ben, bir rahatsızlığım olmadığı sürece, bir daha asla gitmem. Bunun nedenleri; beni çok rahatsız eden ve otelin tamamında hissedilen kaplıca kokusu, havuzlarına giremeyişim, yemeklerinin ve tüm ortak kullanım alanlarının eski ve kötü olması...

Not: Eğer Bandırma'dan feribota binerek yolculuk edecekseniz, meydandaki İnegöl Et Lokantası'na mutlaka uğrayın. Tüm lezzetlerin usulüne uygun hazırlandığı, et sevenlerin çok beğeneceğini düşündüğümüz bir lokanta kendileri.

29 Aralık 2007

Porselen Demlik Çay Saati Tarifleri 8 - Makarna Salatası


Bu aralar hayatım pek kolay geçmese de, canım arkadaşım Keskinlininmutfagi Ayşe'ciğimin ev sahipliği yaptığı etkinliğe katılmayı çok istedim.

Çoğumuzun sık sık yaptığını düşündüğüm, makarna salata tarifim aşağıda.

Ayşe'ciğime başarılar...

Malzemeler:
250 gr makarna (Yarım paket)
1,5 su bardağı konserve garnitür (1 küçük kavanoz)
Yarım su bardağı haşlanmış mısır
2 yemek kaşığı ince doğranmış dereotu
1 su bardağı sarımsaklı yoğurt
2 dolu dolu yemek kaşığı mayonez
6 minik kornişon (salatalık turşusu)
Dilerseniz, küp küp doğranmış salam, sosis ve kaşar
Makarnayı haşlamak için; su, tuz ve 2 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapılışı:
-Sıvı yağ ve tuz eklediğiniz kaynar suda, makarnanızı haşlayın. Daha sonra süzün. Bir kenarda soğumasını bekleyin. Yapışmaması için arada karıştırın.
-Karıştırma kabınıza, sarımsaklı yoğurt ve mayonezi alıp, iyice karıştırın.
-Soğuyan makarnanızı ekleyin.
-İyice süzülmüş garnitür ve mısırları, minik minik doğradığınız kornişonları, dilerseniz sosis, salam ve kaşarları da ekleyip, iyice karıştırın.
-En son dereotunu ekleyip biraz daha karıştırın ve servis edin.

Afiyet Olsun.

Selamlar...

Ayın 16'sında Gönen'den döndüm. Ancak, kaplıcalara herkes şifa bulmaya giderken, biz şifayı kapıp döndük. Sırasıyla Kızkardeşim, Eşi, oğlum Güneş, Babam ve Annem rahatsızlandık.

Toparlanamadan da sevgili kayınvalidem Nuran Hanım'ın, operasyonu ve sonrasında bizim evdeki nekahet dönemi, beni bloğumdan uzaklaştırdı.

Ama hepimiz biraz daha iyiyiz artık. Bu arada denediğim tariflerin fotoğraflarını çekecek bile vaktim olamadı. Artık yeni yaptıklarımla bloğuma döneceğim.

Ziyaret eden tüm arkadaşlarıma kucak dolusu sevgiler...

26 Aralık 2007

"En Tatlı Hediyeler"

Image Hosted by ImageShack.us























Sevgili Burçin'ciğimin ev sahipliğini yaptığı "En Tatlı Hediyeler" etkinliği için kurabiye ev yapmak istemiştim. Çeşit çeşit çikolatalar ve baston şeker bile aldım, ancak hiç fırsatım olamadı malesef.

Burçin'ciğim kabul ederse, daha önceden arkadaşım için yaptığım düğün pastası ile etkinliğe katılmak istiyorum. Ama kurabiye evi en kısa zamanda yapacağım. Ondan vazgeçmedim. :)
























Şeker hamuru yapımı ve pasta modellemesi ile ilgili tüm bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sevgiler...

13 Aralık 2007

Ben Yine Gidiyorum

Canım Arkadaşlarım, yine 3 günlüğüne Gönen Kaplıcaları'na gidiyorum. Antalya tatilimiz gibi uzamazsa pazartesi buradayım. :)

Görüşmek dileğiyle.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın...

12 Aralık 2007

Doğuş Power Center

Benim evim Maslak'a 5 dakika mesafede. Hal böyle olunca da sık sık Maslak'taki alış-veriş mekanlarına uğruyoruz oğlumla birlikte.

Birkaç ay önce de, Efendy'nin bulunduğu Nurol Plaza'nın arka kısmındaki, Doğuş Power Center'ı keşfettik. Alış-veriş merkezinde, oğlumun top havuzu olarak tanımladığı, çok güzel bir çocuk aktivite alanı var. Güneş orada çok eğleniyor. 3-6 yaş arası çocuğu olan herkese tavsiye edebilirim.




Bu aktivite alanını şimdi yemek katına çıkarılmışlar. Bu sayede, siz yemek yerken, çocuğunuz gözetmen eşliğinde arkadaşlarıyla vakit geçirebiliyor.

Ayrıca alış-veriş merkezini ziyaret ettiğinizde "Zihni Sinir Projeleri Sergisi" sürprizi sizi bekliyor. Sergide, bir çok procenin posterleri, bazılarının da uygulamaları mevcut. Birkaçını fotoğrafladım sizler için. :) Panolarda, Sergi'nin 30 Kasım'a kadar süreceği yazıyordu, ancak halen devam etmekte. Broşürlerinden geniş bir terası olduğunu okudum, ancak yaz aylarındaki halini bilemediğimden, nasıl olduğunu bilmiyorum. :) (Çalışma saatleri 08.00-22.00 )

Aşağıda hem oyun alanının, hem serginin fotoğrafları var. (Maketler; Boyacı Robot, Düşman Ülkerlerin Diplomatlarının El Sıkışmasını Sağlayan Alet, Ayakta Ayakkabı Bağcığı Bağlamaya Yarayan Alet, Dikey Satranç Procesi'dir.)


















































































































































11 Aralık 2007

Bugün Güneş'imin Doğum Günü


Bugün, hayatımın anlamı canım oğluşum, Güneş'imin doğum günü.

Bu doğum gününde yalnız olduğumuzdan, bugünü ana-oğul kutlayacağız.

Ama, haftasonu Anneanne-Dede-Teyze-Dayı-Yenge ile, bayramda da Baba-Babaanne-Hala ile de, ayrıca kutlamalarımız devam edecek. :)

Silivri Tatlısı



Sevgili arkadaşım Yemedeyanindayat'ın, geçtiğimiz aylarda bizimle paylaştığı Silivri Tatlısı'nı denemeyi çok istiyordum. Bugüne kısmetmiş.

Adı neden Silivri Tatlısı bilmiyorum ama, tadı bildiğimiz Revani gibi ve harika. Fotoğraf kıvamı hakkında oldukça fikir veriyor. Siz de revani türü tatlıları seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.

Tarif için buraya tıklayabilirsiniz. Teşekkürler Yeme de Yanında Yat. :)

Portakallı Kereviz - Ye#29 Zeytinyağlılar


Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket


Sevgili, Sıcakpaylaşımlar Aysel arkadaşımızın ev sahipliğini yaptığı, Ye#29 Zeytinyağlılar etkinliğine portakallı kereviz ile katılmak istedim.

Bu tarif hem çok kolay, hem de çok lezzetli. Deneyenlere afiyet olsun.


Malzemeler:
2 adet orta boy kereviz
(Kerevizi temizledikten sonra bekletmek için; su ve yarım limonun suyu)
1 adet orta boy soğan
3 adet orta boy havuç
1 çay bardağı zeytinyağı
1 su bardağı portakal suyu
Yarım tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker (veya 2 kesme şeker)
Sonradan eklemek üzere; 1 yemek kaşığı dereotu

Yapılışı:
-Soğanları soyun ve ince ince doğrayın.
-Havuçların kabuklarını kazıyıp, halka halka doğrayın.
-Kerevizlerin kabuklarını soyun, küp küp doğrayıp, yarım limonun suyunu sıktığınız su dolu bir kaba alın.
-Soğanları, zeytinyağı ile birlikte tencereye alıp, sararana kadar kavurun.
-Havuçları ekleyip, 5 dakika kavurun.
-Kerevizleri süzün ve tencereye ekleyin. 5 dakika daha kavurun.
-1 su bardağı taze sıkılmış, süzülmüş portakal suyunu, şekeri ve tuzu ekleyip, kaynayınca altını kısın. (Portakal suyu dışında su eklemiyoruz.)
-Tüm sebzeler yumuşayıncaya kadar, yaklaşık yarım saat pişirin.
-Dilerseniz, ılınınca 1 yemek kaşığı kadar ince kıyılmış dereotunu ekleyip karıştırın.

Afiyet Olsun.

3 Aralık 2007

Adım Adım Kurabiye Yapımı ve Süslemesi


Kurabiye süsleme merakım 1988 yılında, bir margarin firmasının promosyon olarak verdiği tarif kitapçığı ile başladı. O tarihe kadar bizim evde birkaç çeşit ve sıradan kurabiyeler pişerdi. Kitapçığı kız kardeşimle birlikte yıllarca elimizden düşürmedik. İçindeki tariflerin hemen hepsini denedik.

O yıllarda yemek tariflerine ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi malesef.

Tatlı kitaplarının sayısı da çok azdı. En popüler olanları Ekrem Muhittin Yeğen’in Tatlı Pasta Öğretimi ve Leman Cılızoğlu Eryılmaz’ın Pasta Bisküvi kitaplarıydı. Onların da tariflerinin neredeyse tamamı fotoğrafsızdı. Şimdilerde komik geliyor değil mi?

Annelerimiz genelde, kendi annelerinden öğrendiklerini veya arkadaşlarında gördüklerini pişirirlerdi.

Eksikliği hissedilen şeylerin kıymeti daha çok bilindiğinden, genç kızlığımdan beri, elime geçen ve hoşuma giden bütün tarifleri biriktiririm. Çoğunu deneyemesem de, bu durum yeni kitaplar ve dergiler almama hiç engel olmadı. Fırsat buldukça da pasta ve kurabiye süsleme kurslarına katılırım. Sizinle paylaşacağım tarifim ve süsleme bilgilerimin ilginizi çekeceğini, kolaylıkla da deneyebileceğinizi umuyorum. Ortaya çıkan görüntünün, büyük-küçük herkesin ilgisini çekeceğini, yaparken de hamurlarla, kremalarla boğuşurken günlük dertlerinizi unutacağınızı size garanti ediyorum.



Linzer Kurabiye:

Malzemeler:

2 yumurta
2 çay bardağı toz şeker
250 gr eritilmiş tereyağı
2 çorba kaşığı süt
1,5 su bardağı toz fındık
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı pirinç unu
2,5 su bardağı un

Yapılışı:

-Tereyağı eritin ve ılıtın.
-Yumurtayı toz şekerle birlikte mikserle çırpın.
-Tereyağını ve sütü ekleyip çırpmaya devam edin.
-Bütün kuru malzemeleri bir kaba eleyin.
-Kuru karışımı, elinizle yumurtalı karışıma yedirerek yoğurun.
-Hamuru iki eşit parçaya bölüp, streç filmle sarıp, 30 dakika buzlukta dinlendirin.

Şekil Verme:
-Kurabiyelerinizin üzerine süsleme yapmayacaksanız, hamurunuzu yumuşamasını beklemeden, unladığınız tezgah üzerinde, merdane ile 3mm kalınlığında açın. Dilediğiniz şekildeki kalıplarla kesip, yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize yerleştirin. Önceden 160 dereceye ısıttığınız fırına verip, 15-20 dakika kadar pişirin. Kurabiyeler fırından çıktıklarında yumuşak olacaklardır. Bekledikçe katılaşırlar.
-Ancak, eğer üzerine süsleme yapacaksanız, kalıpla kestiğiniz kurabiyelerin tepsiye alınması esnasında olabilecek şekil ve yüzey deformasyonları işinizi zorlaştırabileceğinden, başka bir yol izlemeniz gerekir. Bu yol, detaylı fotoğraflarla aşağıda anlatılmıştır.

1-Yağlı kağıdınızı tepsinizin ebatlarına göre kesin.

2-Hamurunuzu dolaptan çıkardığınız hali ile yani çözülmesini beklemeden, kestiğiniz yağlı kağıdın üzerine alın.


3-Merdaneyi ve hamurunuzun üzerini çok hafif unlayarak, 3mm kalınlığında açın.


4-Kalıplarınızı hafifçe una bulayıp, küçük aralıklarla kurabiyelerinizi kesin.


5-Surat kurabiyeler için boy boy olan kupatlardan istediğinizi kullanabilirsiniz. Ben 4.boyunu kullandım.

6-Sapatula veya bıçak yardımıyla kurabiyelerin çevresindeki hamuru temizleyin.


7-Tepsinizi tezgahınızın kenarına dayayıp, yağlı kağıdın kenarlarından tutarak şeklini bozmadan tepsinize kaydırın


8-160 dereceye önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika kadar pişirin. Kurabiyelerin fırından çıktıklarında yumuşak olduklarını, soğudukça katılaşacaklarını unutmayın.

Süsleme:


Surat kurabiyeleri süslemek için,
Royal kremaya, jel gıda boyalarına, az miktarda beyaz, siyah ve turuncu şeker hamuruna,


yağlı kağıttan yapılmış küçük külahlara ve


ince uçlara ihtiyacınız olacaktır. (Suratların saçlarını uçlar olmadan da yapabilirsiniz. Ancak saçların heryerinin aynı kalınlıkta olması mümkün olmayabilir.)

Royal Krema Yapımı;


Malzemeler:


1 adet yumurtanın akı
Yarım tatlı kaşığı taze sıkılmış ve tel süzgeç ile süzülmüş limon suyu
1,5 su bardağı ince çekilmiş pudra şekeri

Yapılışı:



1-Yumurta akı ve limon suyunu, köpürene kadar mikserin yüksek ayarı ile cam veya porselen bir kasede çırpın.


2-Pasta malzemeleri satan yerlerden alabileceğiniz ince çekilmiş pudra şekerini eleyin. Azar azar ve mikserin düşük hızı ile yumurta akına karıştırın. Fotoğraftaki kıvama geldiğinde, üzerini streç film ile kaplayın.
(Pudra şekerinin ince çekilmiş olması çok önemlidir. Diğer pudra şekerlerinin taneleri süsleme sırasında sorunlara yol açabilir.)


3-Streç filmi, kremanın yüzeyine yapışacak şekilde koymalısınız. Çünkü krema, hava ile temas ettiği anda donacak ve kullanılmaz hale gelecektir.


4-Kremadan 2 tatlı kaşığı dolusu alıp, bir kaseye koyun. Kürdanın ucu ile çok az turuncu ve sarı renkli gıda boyası katın. Karıştırın. Sadece sarı da konulabilir, ancak turuncu renk de eklenirse daha sıcak bir renk elde edebilirsiniz


5-Aşağıda yapımının fotoğraflarını göreceğiniz 2 numaralı uç takılmış veya ucu çok minik kesilmiş yağlı kağıt külahlarına renklendirdiğiniz kremayı, bekletmeden doldurun. Geniş kısmını katlayın.


6-İster kıvırcık, ister dalgalı, isterseniz de düz saç yapmak için, en üst kısmından yavaşça bastırarak, kurabiyelerinizi süsleyin.




7-Ağız kısımlarını da royal krema sıkarak yapabilirsiniz


8-Veya kırmızı şeker hamuruna ağız şekli verebilirsiniz. Daha sonra küçük beyaz ve siyah parçalarla gözlerini tamamlayabilirsiniz. Şeker hamurunu kurabiyeye yapıştırmak için, temiz resim fırçasıyla su sürebileceğiniz gibi, daha sağlam yapışması için bal da kullanabilirsiniz.



Külah Yapımı:


1-Yağlı kağıdınızdan tam kare bir parça kesin.



2-Sonra onu fotoğraftaki gibi, ortadan çapraz keserek iki ikizkenar üçgen elde edin.


3-Küçük külah için, bu üçgeni de ortadan ikiye bölün.


4-Üçgenin tepe noktasından kağıdı elinize alın.Sağ ucunu fotoğraftaki gibi kıvırarak, tepe noktası ile birleştirin


5-Sol ucunu da diğerinin etrafından dolaştırarak, arkadan tepe noktası ile birleştirin.


6-İçe doğru kat yerlerini tırnağınız ile belirginleştirerek katlayın.


7-Bant ile içten ve dıştan bantlayarak sabitleyin.


8-Bu külahı, kağıdın ucunu çok az keserek kullanabileceğiniz gibi,


9-Yine ucunu biraz keserek, içine ince uçlardan koyup, bantlarla sabitleyerek de kullanabilirsiniz.


10-Benim surat kurabiyelerimin saçları 2 numaralı uçla yapılmıştır.
Külahların yapımını, uygulamalı olarak,
http://www.youtube.com/watch?v=45X8FnXBhPw
bu linkten de görebilirsiniz.

Not: Sanal dergi Kevgir'in geçen sayısında yer alan bol fotoğraflı yazımı, kendi arşivimde de bulunması açısından, bloğuma da ekledim.