31 Mart 2009

Sandviç Ekmekleri ve #43 Ekmek Ye Etkinliği


Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket


Binbirçeşni'nin ev sahipliğini yaptığı #43 Ekmek Ye Etkinliği'ne de daha önce denediğim Nurcan'cığımın tarifiyle katılıyorum.






Malzemeler:
1 su bardağı ılık su
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yumurta
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Yarım paket yaş maya (21 gr)
Aldığı kadar un

Üzeri için; su, susam, çörek otu, haşhaş tohumu veya ayçekirdeği içi

Yapılışı:
-1 bardak ılık suyu bir kaseye alın, içine, elinizle ufaladığınız yaş mayayı koyun. Karıştırın. 5 dakika bekletin. Mayayı eritirken kullandığınız sıvının sıcaklığı elinizin dayanacağı kadar sıcak olmalıdır. Daha az ısılarda mayanız erimeyebilir.

-Daha sonra bekleyen mayanızı tekrar karıştırıp, yoğurma kabınıza alıp, diğer malzemeleri ekleyin. Unu azar azar ve kontrollü ilave edin. Ele fazla yapışmayan, toparlanan yumuşak bir hamur elde edin. Ben 3,5 su bardağı un koydum.

-Hamur yoğurma kabınızın üzerini, nemli bir kurulama bezi ile veya birkaç yerinden deldiğiniz streç film ile kapatın. Yoğurduğunuzdaki büyüklüğünün iki katına çıkana kadar, yaklaşık 1 saat sıcakça bir yerde mayalandırın.
















-Sürenin sonunda hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp, yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizin.
















-Tepside de 10-15 dakika kadar daha mayalandırın.

















-Sonra üzerlerine yumurta fırçasıyla su sürün. Bıçakla + şeklinde kesikler atın. En üstüne de haşhaş tohumu veya çörek otu, susam karışımı serpin.

Tepsinizin bir kenarına fırına dayanıklı bir kasede su koyun.


















-Daha önce 200 dereceye ısıttığınız fırında, üzerleri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkarınca da, üzerlerine elinizle su serpin.

Yumuşacık sandviç ekmekleriniz hazır. Şimdi ağız tadınıza göre içine istediğiniz kahvaltılıkları koymanız kalıyor.

Deneyenlere afiyet olsun.

Kuru Kayısılı Kek ve Kurutulmuş Meyveler Etkinliği

kurutulmus meyveler

Ne zamandır etkinliklere katılmıyordum. Burcu'cuğumun bloğunda görünce eski bir tarifimle, Sarıkuş Seher Hanım'ın ev sahipliğini yaptığı "Kurutulmuş Meyveler" etkinliğine katılmak istedim.



















Malzemeler:
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağından 1 parmak az mısırözü yağı
1 orta boy yeşil elma
1 avuç kuru kayısı (10 adet)
1 avuç çeviz
1 tatlı kaşığı tarçın
Ayrıca 1 tatlı kaşığı un
3 yumurta




Yapılışı:
-Elmaların kabuklarını soyun ve minik küpler halinde doğrayın.
-Bir kasede 1 tatlı kaşığı un, 1 tatlı kaşığı tarçın ve bıçakla iri iri doğradığınız cevizleri karıştırın ve bekletin.
-Diğer bir kaseye kuru kayısıları koyup, üzerine sıcak su dökün. 10 dakika bekletin. Sürenin sonunda kayısıları süzüp, yine küp küp doğrayın.
-Çırpma kabında yumurta ve şekeri 5 dakika çırpın. Sıvı yağı ekleyip, biraz daha çırpın.
-Sonra küçük doğradığınız elmaları ve kuru kayısıları ekleyin. Tahta kaşıkla karıştırın.
-Unu ayrı bir kaba eleyin. Yumurtalı karışıma yine tahta kaşıkla karıştırarak ekleyin.
-En son tarçınlı cevizi karışıma ekleyin. Kısaca karıştırın.
-20 cm kelepçeli kalıbınızın kenarlarını margarin ile yağlayın, altının büyüklüğünde kestiğiniz yağlı kağıdı, tabanına yayın.
Silikon kalıp da kullanabilirsiniz.
-180 dereceye daha önce ısıttığınız fırına verin. 40-50 dakika kadar pişirin. Fırından almadan önce bıçağı kekin ortasına batırarak pişip pişmediğini kontrol edin. Bıçak temiz çıkıyorsa pişmiştir. Kek harcı bulaşmış çıkıyorsa biraz daha pişirilmelidir.

Afiyet Olsun.

Limonlu Bisküvi



Limonlu, az şekerli, kıtır kıtır bir bisküvi hoşunuza giderse bu tarif sizin için...

Malzemeler:
250 gr oda sıcaklığında tereyağı veya margarin
2 adet limonun kabuğunun rendesi (rendenin en ince kısmıyla)
1,5 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta
1 paket vanilya
Aldığı kadar un (Ben 3,5 su bardağı kullandım)

Yapılışı:
-Tereyağını veya margarini mikser ile çırparak krema kıvamına getirin. Yumurtayı, vanilyayı, limon kabuğu rendesini ve pudra şekerini de ekleyip çırpmaya devam edin.
-Daha sonra elediğiniz ununuzu elinizle bu karışıma yedirerek yoğurmaya başlayın. Unu azar azar ekleyin. Ele yapışmayan, toparlanan bir hamur elde edin. Ununu çok koyarsanız bisküviniz sertleşir, az koyarsanız da çok yağlı olup yayılır. O yüzden aldığı kadar un denilen tarifleri denerken mutlaka bir risk almış oluyorsunuz. (Bu nedenle doğru kıvamı bulmak için 5 kez denediğim bir un kurabiyesi tarifi de olmuştu. :))
-Hamuru istenilen kıvama geldiğinde bir streç film ile sarıp, buzdolabında 30 dakika dinlendirin. Sürenin sonunda hamurunuzu merdane ile yağlı kağıt üzerinde veya tezgahı hafif unlayarak yarım santimetre kalınlığında açın. Dilediğiniz kalıpla parçalar kesip, bir spatula yardımı ile yağlı kağıt serili tepsinize alın.
-Önceden 180 dereceye ısıttığınız fırına verip 20 dakika kadar fazla karartmadan pişirin.

Not: Bisküvilerin tadını az bulduysanız ılıkken üzerine pudra şekeri serpebilir veya içindeki pudra şekeri miktarını 2 bardağa çıkarabilirsiniz. Ancak pudra şekerini artırırsanız, un miktarını azaltmanız gerekeceğini unutmayın.

Afiyet Olsun.

29 Mart 2009

Yoğurtlu Beyaz Lahana Salatası



Ben bu salataya bayıldım arkadaşlar. Bazı tariflerde içine rendelenmiş havuç ve ceviz de eklendiğini gördüm ama ben bu halini o kadar sevdim ki tadı değişsin istemedim. :)

Denerseniz, dilerim siz de beğenirsiniz...

Malzemeler:
Yarım orta boy beyaz lahana
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı mayonez
2 yemek kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı toz şeker
Tuz

Yapılışı:
-Beyaz lahanayı sirkeli suda bekletin, yıkayın ve süzün. Kalın damarlı kısımlarını atarak, ince ince doğrayın, bir süzgeçe alın. Üzerine 1 tatlı kaşığı tuz ekleyerek bir dakika kadar ovun. Üzerinden su geçirip yıkayın ve iyice süzülmesini bekleyin.
-Bir kapta yoğurt, mayonez, limon suyu, toz şeker ve tuzu karıştırın. (Ben yarım tatlı kaşığı kadar tuz kullandım ama siz lahananın büyüklüğüne göre tadına bakarak ekleyebilirsiniz.) Daha sonra lahanaları yoğurtlu karışımla iyice harmanlayın ve servis edin. (Bu salatayı buzdolabında birkaç gün bekleterek de kullanabilirsiniz.)

Afiyet Olsun.

Beyaz Lahana Yemeği (Kapuska)



Malzemeler:
Yarım orta boy beyaz lahana
1 adet kuru soğan
4 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı margarin (isterseniz)
1 yemek kaşığı dolu dolu domates salçası
1 yemek kaşığı dolu dolu biber salçası
1 çay bardağı pirinç
1 çay kaşığı kırmızı pul biber
Tuz, su

Yapılışı:
-Beyaz lahanayı sirkeli suda bekletin, yıkayın ve süzün. Kalın damarlı kısımlarını atarak, ince ince doğrayın.
-Soğanı da soyup, ince ince doğrayın.
-Yağlar ile birlikte soğanı tencerenize alıp, kavurun. Daha sonra salçaları ekleyip 2 dakika karıştırarak pişirmeye devam edin.
-Doğranmış beyaz lahanaları tencereye ekleyin. Arada karıştırarak 7 dakika kadar kavurun. Yıkanmış pirinçleri, kırmızı biber ve tuzunu ekleyin. 5 su bardağı kadar sıcak su ekleyip, kaynamaya başladığında altını kısın. (Lahananın büyüklüğüne göre değişebileceğinden su miktarını ayarlamalısınız.) Kapağını aralık bırakıp, lahanalar iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.

Afiyet Olsun.

27 Mart 2009

Hayatı ıskalama lüksün yok senin!

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin.....

Mehmet Coşkundeniz

22 Mart 2009

Mükemmel Kadın Olmayın!

“Mükemmel kadın” denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!

Mükemmel Kadın Olmayın!

İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!

Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.

İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.

İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. “Benim neyim eksikti?” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.

İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.

Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.

Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.

Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.

İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

20 Mart 2009

Sobe...

Sevgili Betül Arkadaşım beni sobelemiş.

Konusu da lakaplar...

Sürekli söylenen bir lakabım olmadı hiç ama, eski arkadaşlarım Ebuş, Chaplincafe Burcu'cuğum Ebruş der bazen.

Bir de ortaokuldaydı sanırım yanaklarım hep pembe pembe olduğundan Matematik öğretmenim Portakal Güzeli derdi. :)))

Ben de Burcu'cuğumu sobeliyorum. Tabii isterse...

Sobe için de çok teşekkürler Betül'cüğüm...

19 Mart 2009

Patates Yemeği



Malzemeler:
1 kg patates
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
3 adet domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası (varsa)
1 tatlı kaşığı toz şeker
4 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz

Yapılışı:
-Soğanı ve sarımsağı soyun. Soğanı ince küpler halinde, sarımsağı da minik minik doğrayın. Tencereye alıp sıvı yağ ile sararıncaya kadar kavurun.
-Salçaları ekleyip 2 dakika pişirin. Toz şekeri ekleyin.
-Rendeleyip, kabuklarını attığınız domatesleri ekleyin. 5 dakika, domatesler iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.
-Kabuklarını soyduğunuz ve küp küp doğradığınız patatesleri tencereye ekleyip 8-10 dakika kavurun.
-Sonra 3 su bardağı sıcak su ve tuzunu ekleyin. Kaynayınca altını kısıp, kapağı yarı kapalı olacak şekilde patatesler yumuşayıncaya kadar, yaklaşık 35 dakika pişirin.

Afiyet Olsun.

18 Mart 2009

Muhallebi



Yumuşak kıvamlı, çok şekerli muhallebi seviyorsanız aşağıdaki ölçüleri kullanarak muhallebi hazırlayabilirsiniz. Şekeri az olsun diyorsanız 1 su bardağı şeker, kıvamı koyu olsun istiyorsanız da nişasta ve pirinç unu miktarlarını artırmanız yeterli.

Malzemeler:
1 lt süt
1,5 su bardağı toz şeker
3 dolu dolu yemek kaşığı pirinç unu
3 dolu dolu yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya

Yapılışı:
-Bütün malzemeyi bir tencereye alıp, sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp, yine karıştırarak, 1-2 dakika daha kıvam alması için pişirmeye devam edin. (Soğuduktan sonra biraz daha katılaşacağını unutmadan, bu aşamadaki kıvamını sulu bulduysanız, 1 veya 2 yemek kaşığı nişastayı aynı miktardaki su ile karıştırıp, muhallebinize ekleyebilirsiniz.)
-Pişen muhallebilerinizi kaselere paylaştırıp, oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. Soğutup, üzerini istediğiniz şekilde süsleyerek servis edin.

Afiyet Olsun.

Sevgi Mağazası



Sevgi Mağazasından "Bin Çocuğumuza Bin Oyuncak Kampanyası"



İhtiyaç sahiplerine; din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı yapmadan mutfak eşyası, ayakkabı, oyuncak, kırtasiye malzemesi, kuru gıda ve giyecek gibi eşyaları ücretsiz dağıtmak için 02.02.2002 de kurulan “Sevgi Mağazası”
"Bin Çocuğumuza Bin Oyuncak Kampanyası" ile bugüne kadar hiç oyuncağı olmayan çocuklara oyuncak dağıtmak üzere yola çıktı.

Hep birlikte elele verelim bu yolculukta oyuncağı olmayan çocuklarımızın yüzlerini güldürelim.

Dilerseniz bir oyuncakla, dilerseniz fazlasıyla yada nakit bağışla katılabilirsiniz.

Sevgi ve Saygılarımızla.

Yönetim Kurulu

Sevgi Mağazası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Acıbadem Mah. Sarayardı Cad.
Ata Sok. Orkide Apt NO:9/100
Kadıköy / İstanbul
www.sevgimagazasi.org
Tel / Fax: 0216 545 8459
GSM: 0530 330 8887

Hesap Numaralarımız;
İş Bankası Acıbadem şubesi
Hesap no: 1085-759234

Ziraat Bankası Bahariye Şubesi
Hesap no: 0755-463 24 837 -5001

17 Mart 2009

Sodalı Tava Böreği



Bir önceki yazımda yapılışını anlattığım lor peyniri ile bu pratik böreği hazırladım. Dışı çıtır, içi yumuşak çok güzel bir börek oldu.

Malzemeler:
2 yufka
100 gr lor peyniri veya beyaz peynir

1 kahve fincanı soda
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 kahve fincanı süt

Tavayı yağlamak için çok az sıvı yağ



Yapılışı:
-Altı düz, büyükçe tavanızı çok az sıvı yağ ile yağlayın.
-Yufkalardan birini kenarları dışa taşacak çekilde tavanın içine yerleştirin. Kenarlarındaki kalın kısımları düzgünce bıçakla kesin.
-Soda, sıvı yağ ve sütü karıştırın.
-Birinci yufkanın, kestiğiniz kenar kısımlarını tavanın içine buruşturarak yayın. Sodalı karışımdan 2 kaşık üzerine gezdirin. Diğer yufkanın yarısını da aynı şekilde yayıp, sodalı harçtan dökün. Peynirlerinizi ufalayarak bu katın üzerine yayın ve kalan yufkanın yarısını da üzerine aynı şekilde aralarına sodalı harç gezdirerek yerleştirin. Kenarlardan sarkan yufkaları hepsinin üzerine katlayarak kapatın. Kalan harcı en üstüne dökün.
-Tavanızı kısık ateşe koyup böreğinizin iki tarafını da yakmadan pişirin. Çevirirken düz bir kapak veya tavanın çapından büyük bir tabak kullanabilirsiniz. Ancak akabilecek harçtan yanmamaya dikkat edin.

Afiyet Olsun.

Evde Lor Peyniri Yapımı



Prof.Dr.Erkan Topuz'un önerisiyle, uzun zamandır günlük süt kullanıyorum. Özellikle oğluma uzun ömürlü süt içirmemeye çalışıyorum.

Günlük sütlerin ömürleri kısa olunca da bazen kullanamadan günü geçmiş oluyor. Ben de bu sütleri ve ekşimiş yoğurtları limon suyuyla kaynatıp lor peyniri elde ediyorum.

Lor peyniri yapmayı bloğundan öğrendiğim Atasofrasi Naşide arkadaşıma da çok teşekkürler ediyorum.

Malzemeler:
1 kg yoğurt veya 1 lt süt
Yarım çay bardağı limon suyu
Tuz

Yapılışı:
-Yoğurt kullanıyorsanız, içine su katarak ayran kıvamına getirin. (Süte su eklemeye gerek yoktur.)
-Tencerenize ayranı veya sütü koyup kaynatın. Kaynar kaynamaz içine limon suyunu ekleyin, karıştırın. Birkaç saniye kaynatıp altını kapatın. Bir saat kadar bulunduğu tencerenin içinde dinlendirin.
-Sonra tel süzgeç veya tülbent ile süzün. İyice süzülmesini bekleyin. Tuzsuz lor seviyorsanız bir tutam kadar, tuzlu istiyorsanız tadına bakarak ağız tadınıza göre tuz ekleyin. Tuzsuz lor, buzdolabında 5 gün kadar bozulmadan saklanabiliyor. Eğer daha uzun sürede tüketecekseniz buzlukta saklayabilirsiniz.

Not: Son yaptığım peynir için; 1 kg yoğurt ile 300 ml sütü karıştırdım. Ayrıca su eklemedim. 350 gr kadar lor peynirim oldu.

Afiyet Olsun.

16 Mart 2009

Sodalı Börek



Malzemeler:
5 adet yufka
3 adet yumurta
1 şişe soda (200 ml)
1 çay bardağı sıvı yağ

İçi için; beyaz peynir veya istediğiniz herhangibir iç malzemesi
Üzeri için; 1 yumurta, çörek otu

Yapılışı:
-Bir kasede yumurta, soda ve sıvıyağı karıştırın.
-Tepsinizi yağlayın.
-Yufkalardan birini tepsinize, kenarlardan taşacak şekilde yayın. Yufkalarınızın yarısını, elinizle parçalayarak tepsinize dizin. Her katın arasına, 3 çorba kaşığı kadar harçtan gezdirin.
-En ortasına, iç malzemesini yayın.
-Kalan yufkaları da aynı şekilde, aralarına harç sürerek, tepsiye yerleştirin. (Harçtan 4 yemek kaşığı kadarını ayırın.) Bütün yufkalar bitince, kenarlarını da üzerine katlayın.
-Ayırdığınız 4 kaşık harca 1 yumurtayı kırın, çatalla çırpın. Harçlı yumurtayı üzerine döküp, her tarafına iyice yayılmasını sağlayın.
-Vaktiniz varsa bir gece, yoksa birkaç saat üzerini kapatarak buzdolabında dinlendirin.
-Fırına vermeden önce çörekotu serpin.
-Daha önceden 200 dereceye ısıttığınız fırına verin ve üzeri kızarana kadar, 30-40 dakika pişirin.
-Böreğinizin içinde bol yumurta olduğundan çabuk bozulabilir. Hemen tüketmeyecekseniz buzdolabında muhafaza edin. Servis ederken mutlaka ısıtın.

Afiyet Olsun.

12 Mart 2009

Mercimek Köftesi



Malzemeler:
2 su bardağı kırmızı mercimek
1,5 su bardağı ince köftelik bulgur
2 adet orta boy kuru soğan
5 yemek kaşığı sıvı yağ
2 tepeleme yemek kaşığı salça
Yarım demet kadar maydanoz
6-7 dal taze soğan
Kırmızı biber, kimyon, karabiber, nane, tuz, su
Zeytinyağı

Yapılışı:
-Kırmızı mercimekleri ayıklayıp yıkayın. Bir tencereye alıp, üzerine 4 su bardağı su ekleyerek, iyice ezilinceye kadar, arada bir karıştırarak haşlayın. Ocağı kapatın.
-Sonra ayıkladığınız ince bulgurları tencereye ekleyip, bir kez karıştırıp tencerenin kapağını kapatın. 15 dakika bulgurların şişmesi için böylece bekletin.
-Bu arada olabildiğince ince doğradığınız kuru soğanları, sıvı yağ ile sararıncaya kadar kavurun. Sarardıklarında salçasını ekleyip 2 dakika kadar karıştırarak pişirin.
-15 dakika beklettiğiniz mercimek-bulgur karışımını yoğurma kabınıza alın. Üzerine sıcak sıcak soğan-salça karışımını dökün. Her yeri kırmızı olana kadar kaşıkla karıştırın.
-Daha sonra baharatları ve zeytinyağını ekleyip, ağız tadınıza göre acılı veya acısız olacak şekilde tadını ayarlayın. (Ben yarım çay kaşığı kimyon, bir çay kaşığı kırmızı biber, yarım çay kaşığı karabiber, 2 tatlı kaşığı nane, yarım çay bardağı kadar zeytinyağı ve tadına bakarak tuz ekliyorum.)
-Baharatlarının kıvamının tam olduğuna karar verdikten sonra, yıkayıp ince ince doğradığınız maydanoz ve taze soğanları ekleyin. Yoğurun.
-Daha sonra köftelerinize elinizin içinde sıkarak fotoğraftaki gibi şekil verin.
Dilimlenmiş limon ve kıvırcık marul ile servis edin.

Afiyet Olsun.

Yasemin Pirinci Pilavı



Kokulu Yasemin (Jasmine) pirincini herkes sevmez ama ben aromasını çok seviyorum. Daha önce soya sosu ile yapılmış bir tarifi de paylaşmıştım sizinle. Şimdi ise sade halinin tarifini veriyorum.

Malzemeler:
2 su bardağı yasemin pirinci
3,5 su bardağı sıcak su
2-3 damla limon suyu
2 adet tavuk bulyon
3 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapılışı:
-Pirinçleri iyice yıkayıp, süzün.
-Tencerenize yağları koyup ertin. (Tereyağına, sıvı yağ karıştırmamızın nedeni, kaynama noktasını artırarak, kavurma sırasında tereyağının yanmasını önlemek.)
-Süzülmüş pirinçleri tencereye alıp, pirinçler saydam görününceye kadar 3-4 dakika, karıştırarak kavurun.
-Sonra 3,5 su bardağı kaynamış su, 2 tavuk bulyon ve limon suyunu ekleyin. (Limon suyu eklediğiniz pilavınız daha beyaz olacaktır.) Pilavınızın suyunun tuzunu kontrol ederek, piştiğinde tuzsuz olup, olmayacağını anlayabilirsiniz. Bulyonlar, içlerinde tuz ihtiva ettiğinden, ekstra tuz eklemenize gerek olmayabilir. Ancak ben kendi ağız tadıma göre 1 çay kaşığı kadar tuz ekledim. Bulyon kullanmayacaksanız da 1-1,5 silme tatlı kaşığı tuz yeterli olacaktır.
-Tencerenizin kapağını kapatıp, pilavın suyu kaynadığında altını kısın.
-Pilavınızın üzeri göz göz olana kadar pişirin.
-Kapağının arasına birkaç kat kağıt havlu sıkıştırıp, pilavınızı demlendirin ve sıcak servis edin.

Afiyet Olsun.

Aldatan koca ve sevgilisi aldatılan eşe tazminat ödeyecek

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11192474.asp

A.A
Aldatan koca ve sevgilisi aldatılan eşe tazminat ödeyecek
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, resmi nikahlı eşi olduğu halde başka bir kadınla evlilik dışı birliktelik yaşayan kişi ile birlikte yaşadığı kadının, resmi nikahlı eşe manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Ankara'da Ş.C. isimli kadın, resmi nikahlı eşi M.C'nin kendisini aldattığını iddia ederek, eşi M.C. ve eşinin birlikte yaşadığını ileri sürdüğü G.G. aleyhinde “kişilik değerlerine zarar verildiği” gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı.

Dava dilekçesinde, M.C. ve G.G'nin, birlikteliklerini kabul ettirmek için akraba-arkadaş ziyaretlerinde bulundukları da ifade edildi.

Davaya bakan asliye hukuk mahkemesi, M.C. hakkındaki davada aile mahkemesinin görevli olduğu, G.G. hakkındaki davanın ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.

Davacı Ş.C'nin, yerel mahkemenin kararını temyiz etmesi üzerine, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından görüşüldü.

Yerel mahkemenin kararını bozan Daire, öncelikle dava konusu eylemde aile mahkemelerinin değil, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verdi. Dava konusu olayın, davalı eş M.C'nin “haksız eylem niteliğindeki davranışından” kaynaklandığına işaret eden Daire, yasalara göre haksız eylem nedeniyle açılan davalara genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemelerinin bakabileceğine hükmetti.

Yerel mahkemenin her iki davalı yönünden de işin esasını incelemesi gerektiğini vurgulayan Daire kararında, mahkemenin bu yönler üzerinde durmadan, olayın özelliklerine uymayan biçimde davalı eş yönünden görevsizlik kararı vermesinin bozma nedeni olduğu kaydedildi.

Davacı Ş.C'nin manevi tazminat talebinin de reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı vurgulanan Daire kararında, “Davalılar arasındaki bu birlikteliğin akraba-arkadaş ziyaretleriyle yakın çevrelerine kabul ettirme amaçlı davranışlarından dava dilekçesinde söz edilmiş olması, davanın sadece bu ziyaret olayına dayanılarak açıldığının kabulünü gerektirmez. Davalılar M.C. ve G.G. arasındaki uzun süredir devam ettiği anlaşılan evlilik dışı birliktelik, resmi nikahlı eş Ş.C'nin sosyal kişilik değerlerine zarar verir” denildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin iki davalı hakkında da bozma hükümleri kapsamında değerlendirme yaparak yeniden karar vermesini istedi.

10 Mart 2009

Hindistan Cevizli Keşkül



Malzemeler:
2 su bardağı süt (500 ml)
1 dolu dolu yemek kaşığı nişasta
1 dolu dolu yemek kaşığı pirinç unu
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
3/4 su bardağı toz şeker (Bir su bardağından iki parmak az)
2 yemek kaşığı hindistan cevizi

Üzerini süslemek için; toz fıstık ve hindistan cevizi

Yapılışı:
-Bütün malzemeyi bir tencereye alın. Orta ateşte tel çırpıcı ile sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp, yine karıştırarak 2-3 dakika daha pişirin.
-Üzerindeki kabarcıkların olması için 30-40 cm yukarıdan, tencereden kaselere dökün.
-Oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında soğutun.
-Servis ederken üzerine toz fıstık ve hindistan cevizi serpin.

Afiyet Olsun.

Sobe...

Blog yazarlığımın bana kattığı en değerli arkadaşlarımdan biri olan Sefertası Belgin Hanım'cığımın sobesini biraz geç olsa da cevaplıyorum.

Sobe için teşekkürler Belgin Hanım'cığım... :)

*Aile denince aklınıza ilk gelenler?

Aile denince; evliliğinin son gününde de, bu fotoğraftaki gibi, ilk günkü mutlulukla, gülen gözlerle birbirine bakabilen eşler geliyor aklıma. Bir psikoloğun dediği gibi asıl sevmenin "rağmen sevmek" olduğunu bilen eşler...

Ayrıca aile demek, koşulsuz sevmek, sonsuz paylaşım, destek, huzur, güven ve sadakat demek benim için...



*Kısaca günlük programınız?

Sabah oğluşumla kahvaltı ediyor ve onu okula götürüyorum. Öğlene kadar evi toparlayıp, 13 gibi onu almaya gidiyorum.
Eve geldiğimizde yemek yiyip, oğlumun keyfine ve havaya göre dışarıya çıkıyoruz. Bazen Anneanne'ye, bazen Teyze'ye, bazen Metrocity'e, bazen Doğuş Power Center'a, bazen İkea'ya, bazen Ümraniye Carrefour'a, bazen site içindeki parklara vs...
Dışarı çıkmışsak akşam yemeğini dışarıda yiyip eve geliyoruz.
21-22 arası oğluş uyuyor. Ben de onunla uyumaya çalışıyorum.

Yani tüm günüm oğluşun emrinde geçiyor denebilir. :)

*En çok ilgilendiğiniz uğraşınız?

Aslında oğlum tüm vaktimi alıyor, ama arada yapmaktan zevk aldığım şeylerin başında yeni tarifler denemek ve bol bol kişisel gelişim kitapları okumak geliyor.

*Yemek yaparken dikkat ettiğiniz noktalar?

Misafirim gelecekse mutlaka daha önceden deneyip beğendiğim tarifleri hazırlıyorum.

Diğer zamanlarda evde sadece ben ve oğlum olduğundan, onun yediği sınırlı yiyeceklerle alternatifler oluşturmaya çalışıyorum. Gün içinde süt, et grubu, meyve, bal ve biraz da karbonhidrat yediğinden eminsem sorun yok. Sebze yemeklerine bir türlü alışamadı. İlaç niyetine kapsül kadar yiyor yaptığım zeytinyağlılardan. :)

*En çok sevdiğiniz çiçek?

Kasımpatı,papatya ve beyaz gül (Ama en çok kasımpatı)

*Sevdiğiniz huyunuz?

Kendime yapılmasını istemediğim şeyi asla başkasına yapmam!

*Sevmediğiniz huyunuz?

Yumuşak yüzlü oluşum. Hayır demeyi becerememem.

Bununla ilgili daha önce bahsettiğim "Sınırlar" isimli bir kitap okuyorum. Aynı dertten muzdarip arkadaşlar varsa mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum.

26.02.2000 tarihindeki Nişan Pastam



Geçenlerde çok net olmayan bu fotoğraf geçti elime. Kızkardeşim de sağolsun scan etti. :)

26.02.2000'de nişanlandığımızda Arnavutköy'deki Dolce'de yaptırdığım nişan pastamız...

9 Mart 2009

Çok Kolay Çilekli Pasta



Bu kolay ve bir o kadar da lezzetli pastayı hazırlamak için ihtiyacınız olan şeyler; hazır pastaban, pasta kreması ve 20 adet çilek. Tabii bu malzemelere tadını zenginleştirmek için eklemeler yapmanız da mümkün.

Malzemeler:
1 adet hazır Pastaban
1 kutu Pasta Kreması
Kremayı hazırlamak için 1,5 su bardağı soğuk süt
20 adet çilek
Yarım su bardağı kadar çilekli süt (Olmasa da olur)

Yapılışı:
-Çilekleri yıkayıp, süzün. İyice kuruyunca saplarını kopartın ve dilimleyin.
-Servis tabağınıza pastabanın alt katını koyup, çilekli süt ile çok az ıslatın.



-1,5 su bardağı süt ile çırparak hazırladığınız pasta kremasından birazını pastanın alt katına sürüp üzerine bir sıra halinde çilek dizin.





-Diğer katı üzerine kapatıp, onu da çok az çilekli sütle ıslatın.



-Kalan kremanız ile pastanın üzerini kaplayın. Kalan çilek dilimleriyle süsleyin. Dilerseniz çileklerin parlaklığı için üzerine tart jöle hazırlayıp dökebilirsiniz.



Not: Ben bu pastada kullandığım krema için koyu bir muhallebi hazırladım. Ilınınca, yarım su bardağı soğuk süt ile çırptığım bir paket kremşantiyi bu muhallebiye ekledim.

Bloğum Bugün 2 Yaşına Girdi :)

Bugün blogcuda ilk yazımı yazmamın üzerinden 2 yıl geçmiş.

Bloğumun ikinci yaşı için çok güzel bir pasta yapmayı düşünmüştüm ama oğlumun ve benim rahatsızlıklarım el vermedi. İlerleyen günlerde bunun için fırsatım olur dilerim.

Son iki yılda hayatımda değişmeyen pek birşey kalmadı gibi. Ama inanıyorum ki herşey bundan sonra çok daha güzel olacak.

Benimle olan tüm dostlara sonsuz teşekkürler...