30 Temmuz 2007

Aybike ve Murat'ın Nişan Pastası


Bu pastaları, sevgili görümcem, Aybike'nin nişanı için yaptım.

Özellikle çiçek yapımını sizler için fotoğrafladım. En kısa zamanda bloğuma ekleyeceğim. :)
























20 Temmuz 2007

Pizza Börek


Bu da, geçen hafta kızkardeşime giderken, tiramisu ile birlikte götürdüğüm börek.

Tarifinde adı, Sufle Börek idi. Ama biz tadını pizzaya benzettiğimizden, adını Pizza Börek koyduk.

Yapımı çok çok kolay olan bu böreği, pizza tadını seven herkese tavsiye ederim.

Malzemeler:
3 adet yufka
100 gr tereyağı
3 adet yumurta
2 su bardağı süt
1 çay kaşığı karbonat
Yarım tatlı kaşığı tuz
Yarım çay kaşığı karabiber
1 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peynir
1 adet uzun sosis
100 gr salam
2 domates
1 çarliston biber

Yapılışı:
-Derince bir kaba yumurtaları kırın. Çatalla çırpın.
-İçine eritip, ılıttığınız tereyağını, sütü, karbonat, tuz ve karabiberi koyup karıştırın.
-Beyaz peynir ve kaşar peynirini ekleyin.
-Sonra elinizle küçük küçük parçalara ayırdığınız yufkalarınızı ekleyin.
-Sosisinizi ince halkalar halinde dilimleyin. Salamı da jülyen (boyuna uzun uzun) parçalar halinde doğrayın. Karışıma ekleyin. Karıştırın.
-Domatesinizin kabuklarını soyun, çekirdeklerini çıkartın. Küp küp doğrayın.
Çarliston biberinizin de çekirdeklerini temizleyip, küçük küçük doğrayın. Ve bunları da karışıma ekleyin.
-30 cm çapında fırın kabınızı yağlayın. Karışımı içine döküp, daha önce 180 dereceye ısıttığınız fırınınıza verin. Üzeri kızarana kadar, yaklaşık 45 dakika pişirin. Sıcak olarak sevis edin.

Afiyet Olsun.

17 Temmuz 2007

Tiramisu


Aslında bu tarife yalancı tiramisu demek lazım.

Çünkü gerçek tiramisu, kedi dili bisküvi ve çiğ yumurtalı, peynirli bir kremayla yapılıyor.

Ben de geçen hafta, yeni bebişi olan kız kardeşime giderken, kolay ve lezzetli, aynı zamanda çiğ yumurtasız tiramisu yaptım.

Fotoğrafını da o çekmişti. Yeni makine alana kadar, böyle idare edeceğim artık. :)))

Bu arada tadının enfes olduğunu ve kremasını, başka pasta yaparken de kullanmanızı tavsiye edeceğimi söylemeden geçemeyeceğim.

Banu'cum, pastacılık hayatına belki bu tarifle başlamak istersin! Ne dersin? :)))

Malzemeler:
1 adet, 2 katlı hazır sade pastaban (eğer dilerseniz siz de, pasta yapımında kullandığınız, herhangi bir pandispanyayı pişirip, kullanabilirsiniz.)

Kekin alt katını ıslatmak için;
1 su bardağı su
2 tatlı kaşığı granül kahve (nescafe)
3 tatlı kaşığı toz şeker

Kekin üst katını ıslatmak için;
1 su bardağından 1 parmak az süt
1,5 tatlı kaşığı toz şeker

Kreması için;
3 yemek kaşığı un (tepeleme)
2 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1 çimdik tuz
2 yumurta sarısı
1 paket labne peyniri (200 gr)

Servis sırasında üzerine serpmek için;
3 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:
-Cezveye, kahve, toz şeker ve suyu koyun. Ilınana kadar, karıştırarak ısıtın. (Keki ıslatırken kaynar olmamasına dikkat edin ki, kek hamur olmasın.)
-Kekin alt katını, tiramisuyu hazırlayacağınız servis tabağınıza, diğer katını başka bir tabağa alın.
-Ilık kahveli suyu, kaşık yardımıyla, alt katının üzerine gezdirin. Bir kenara koyun.
-Tekrar cezveye süt ve toz şekeri koyun. Yine ılıtın. Sonra, ayrı tabaktaki üst katın üzerine kaşıkla yedirerek gezdirin.
-Krema için gerekli malzemeleri (labne peynir hariç), tencereye alın. Hızlı karıştırarak, yoğun bir muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Kaynamaya başlayınca 1 dakika daha pişirin.
-Altını kapatın ve suyunu süzdüğünüz labne peynirini ekleyin. Mikserle homojen bir krema elde edene kadar karıştırın.
-Krema ılınınca, yarısını kahve ile ıslattığımız alt katın üzerine kaşıkla dağıtın. Daha sonra, sütle ıslattığınız üst katı, dikkatlice alt katın üzerine yerleştirin. Kremanın kalanını en üstüne kaşıkla dökün.
-Buzdolabına koyun. Servis için çıkardığınızda, üzerine tel süzgeçle kakao eleyin.
-Ben ayrıca Coccolat'tan aldığım, minik parlak çikolataları da üzerine serptim.

Afiyet Olsun.

15 Temmuz 2007

:(

Fotoğraf makinem bozuldu. :(

HP'nin destek hattıyla çözmeye çalıştık, ama olmadı. Neyse ki, kardeşimin uğraşıları sonucu, içindeki fotoğrafları kurtarabildik.

Fotoğrafını çekemeyeceğim diye, yeni tarif denemek bile içimden gelmiyor.

Kullandığınız ve çok memnun kaldığınız fotoğraf makineniz varsa, marka ve model tavsiyelerinizi bekliyorum. Yazarsanız sevinirim.

En kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

10 Temmuz 2007

Sobe...

Canım Chaplincafe Burcu'cum, beni sobelemiş.

Hem de, tam, yeni sobe yok mu, yoksa ben bir tane uydurayım dediğim günlerde... :))) Bu, diğer sobelere göre daha kapsamlı ve kendimiz hakkında daha fazla bilgiyi paylaştığımız bir sobe çeşidi olmuş. Hazırlayanların ellerine sağlık.

Bir de üstüne Funda'cığımın da beni sobelediğini gördüm.

Fotoğraf makinemdeki sorun yüzünden Funda'cığımın sobesini, problemi hallettikten veya yeni fotoğraf makinesi aldıktan sonra cevaplayacağım.


1.1. Daha önce yaşadığınız 3 şehir:
İstanbul'da doğdum ve büyüdüm.

1.2. Tatil için gittiğiniz gördüğünüz ve önermek istediğiniz üç yer:
Assos, Antalya Kemer Olympos, Kekova.

1.3. Yaşamak istediğiniz üç şehir:
Her türlü problemlerine rağmen İstanbul'u çok seviyorum.

2.1. Şu anki mesleğiniz:
İktisat mezunuyum. Ünvan olarak İktisatçı olsam da, 1992 yılından beri değişik şirketlerin, muhasebe departmanlarının, yine değişik bölümlerinde çalıştım. 10 yıldır reklam ve uzun metraj film prodüktörlüğü yapan bir şirketin muhasebe müdürlüğünü yapıyordum. Şu anda aynı şirketin uzun metraj film projeleri için muhasebe ve finans koordinatörlüğü yapıyorum.

2.2. Dünyaya yeniden gelseniz hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Peyzaj Mimarlığı

2.3. Kesinlikle yapamazdım dediğiniz meslek:
Doktorluk, kasaplık, gardiyanlık, askerlik.

3.1. Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri:
Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, bir başkasına yapma!
Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner. :)))

3.2. Bir kitaptan alınma sevdiğiniz bir bölüm, paragraf ya da cümle:
Hayat kısa gelen bir

battaniye gibidir.Yukarı çekersin ayak parmakların

isyan eder.Aşağı çekersin omuzların

titrer. Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini

karınlarına çeker, rahat bir

uyku uyumayı

başarır..........

Can Dündar


3.3. Çok sevdiğiniz bir şiirin bir parçası:
Şiirlerden çok hoşlanmam aslına bakarsanız. Alıp da bir şiir kitabı okumayalı, sanırım 15 yıl kadar oluyor.

3 yıl boyunca oğluyla birlikte çalıştığım Özdemir Asaf'ın bir dörtlüğü aklımda kalanlardan...

Adalet
İnsansız adalet olmaz
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun

4. Çocukluğunuzun hayal kahramanları kimlerdir?
Çizgi film olarak; Heidi, Şirinler, Red Kit, Şeker Kız Candy, He-Man.

Paula Abdul'ün, "Rush Rush" klibinde keşfettiğim, Keanu Reeves. Yani daha ortada Speed'ler, Matrix'ler yokken. :)))

TRT2 yeni kurulduğunda, gençlik programları ve dizileri yayınlardı. Bizim televizyon da, evin konumu itibari ile çok net göstermezdi 2.kanalı. Karınca ile karışık görüntüler arasında bir elimde anten, en güzel görüntüyü bulmaya çalışarak, adı Kamyoncu veya Kamyon olan bir dizi vardı, onu izlemeyi çok severdim. Dizi bittiğinde bir süre gözlerim bulanık görmeye devam ederdi. :)))

Knight Rider - Kara Şimşek.


Eskiden korku filmlerine ve kitaplarına bayılırım. Bu alanda en sevdiğim yazarlar Stephen King ve Dean R. Koontz'tur.
O dönemde ben de Alacakaranlık Kuşağı'nı, Elm Sokağı Kabusu'nu, TRT'de cuma akşamları yayınlanan korku filmlerini kaçırmazdım.

Sinemada ilk gittiğim yabancı film de The Evil Death'tir.



Beni sobeleyen Burcu'cuğuma bu, üç katlı, çikolatalı pastayı hediye ediyorum.






















Uğur böceği pastamı, ona uğur getirmesi dileklerimle, Şencan'cığıma,












Surat kurabiyelerimi, Sevil'ciğime,














Harita pastamı, Cincinsfikirli Banu'cuğuma















Baykuş pastamı, Sofradakiler Özlem'ciğime,

















Bu pastamı da Yemeğimle, Seval'ciğime hediye ediyorum.



Canım arkadaşlarım kabul buyururlarsa ve daha önce cevaplamadılarsa, onları sobeliyorum.

Hepinize kolay gelsin. :))) Sevgiler...

6 Temmuz 2007

Nil Karaibrahimgil Keki :)))



Kek
Üç yumurtayı çırptım önce
Portakal dilimledim ince ince
Göz kararı da biraz süt kattım
Kalktım sana kek yaptım

İnsan neler yapar isteyince
Bu bir şey değil düşününce
Ben de tarifi öğrenince
Kalktım sana kek yaptım

Gözlerin dönmüş kızı görünce
Yerli yersiz bakıp sana gülünce
Ben de tesadüf o gece erken yattım
Bana kelek yaptın

İnsan neler yapar isteyince
Bu bir şey değil düşününce
Sen de elektriği hissedince
Kalktın bana kelek yaptın

Çırptım çırptım karıştırdım
Kendimi onla yarıştırdım
Kimse kimseye benzemez
Kendimi kekle yatıştırdım

Oturdum ellerimle sana kek yaptım

Unla sütü karıştırdım iyice
Tereyağı ekledim eriyince
Fırın da oldu 180 derece
Attım sana kek yaptım

İnsan neler yapar isteyince
Bu bir şey değil düşününce
Ben de tarifi öğrenince
Kalktım sana kek yaptım

Çırptım çırptım karıştırdım
Kendimi onla yarıştırdım
Kimse kimseye benzemez
Kendimi kekle yatıştırdım

Oturdum ellerimle sana kek yaptım

Üzüldün belli çok beni görünce
Elimde kekimle sana gelince
Bir de ağlayıp itiraf edince
Abarttın beni melek yaptın


Nil Karaibrahimgil'i çok beğenirim. Bu şarkısı ve klibi de çok eğlenceli.
Klibin bir yerinde ekranda beliren kek tarifi, görebildiğim kadarıyla, aşağıdaki gibi. Siz de bir bakın. Yukarıdaki You Tube görüntüsünün ortasındaki play okunu tıklayıp, yüklenmesini beklerseniz, klibi izleyebilirsiniz. Yanlış yazdığım bir malzeme varsa düzelteyim.

Bir ara deneyip size sonucu da yazacağım. :)))

1 adet portakal
50 gr iç badem
50 gr tuzsuz antep fıstığı
1 kutu (2 paket) krem şanti
3 yumurta
1 paket hüner margarin
2 su bardağı pudra şekeri
2 su bardağı un
2 tatlı kaşığı kabartma tozu

5 Temmuz 2007

Oğlumun Yaş Günü Pastası























Eski işime, kısmen de olsa, geri döndüm arkadaşlar. :)

Ama tam zamanlı çalışmayacağım. İşimin çoğunu evden yürüteceğim. Oğlum henüz yuvaya başlamadığından, böylesinin daha iyi olacağını düşündüm.

Sabah 9'dan, akşam 18'e kadar sürecek bir işte çalışmaya cesaret edemedim doğrusu. Çünkü ben muhasebe müdürü olarak çalışıyorum ve işimin her gün 18'de biteceğinin garantisi olmuyor maalesef.

Son çalıştığım şirket reklam filmi ve uzun metraj film prodüksiyonu yapan bir şirket. Ben de geçtiğimiz 10 yıl boyunca muhasebe ve finans müdürlüğünü yaptım. Daha önce de biraz bahsettiğim gibi, oğlum doğduktan sonra hayatım tamamen değişti ve ben hem annelik, hem de müdürlük görevlerime yetişebilmek için kendimi çok fazla yıprattım.

Sonunda da, patladım ve işten ayrılma kararı aldım.

Patronlarımdan, uzun metraj filmlerin prodüktörü, hem Oğluma vakit ayırabileceğim, hem de çalışabileceğim bir yöntem önerdi. Ben de denemek şartıyla kabul ettim.

Dilerim bu sefer eskisi kadar yorulmam. Ayrıca bu karar hepimiz için en hayırlısıdır.

Başlarda evrakları toparlamam için ofise gitmem gerekiyordu. Ofise gidebilmem için de Oğlumu Kadıköy'deki Annemin evine bırakmam ve Beyoğlu'ndaki şirkete gitmem... Bu arada da evde yeni yemek denemeleri yapamadığımdan, bloğuma yeni tarif ekleyemedim. Ama şimdiden sonra eski düzenime dönüyorum ve yeni tariflerle aranızda olacağım.

Madem yeni tarifim yok, ben de, Oğlum Güneş'in ilk yaşı için 11.12.2004 tarihinde, Coccolat'ın sahiplerinden Elif Kolankaya'nın yaptığı ve benim şeker hamuru ile tanışmamı sağlayan pastamızın fotoğrafını sizlerle paylaşayım dedim.

Bu fotoğrafı Coccolat'ın internet sitesine de koymuşlar. Kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki onlara bu pastayı yaptırmışım, iyi ki kurslarına katılmışım...

Mutfak konusunda kendimi geliştirmeme çok faydaları oldu.

Hepinize kocaman öpücükler ve sevgiler...

















Bu da eşimin sanatsal fotoğraf denemesi... :)))
Güneş ve Bulut...