Ebruyla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ebruyla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2010

Aldatma

Facebook'taki grubu sayesinde tanıdığım Banu Kalaycı'nın çok ilginç yazıları var. Aşağıda iki yazısı var. Diğerlerini de mutlaka okuyun...

http://banukalayci.wordpress.com/2010/01/28/aldatma/

Eşlerini aldatan insanlara karşı ciddi bir önyargı ve başkaldırı olduğunu biliyorum.

Aldatma eyleminde beraber olduğu kadına-erkeğe de şekli ne olursa olsun toplum içerisinde hoş bakılmamasını anlayabiliyorum.

Ama ben burada başka bir şeyden bahsetmek istiyorum;

Söyleyeceğim şeyin hayatın hiçbir alanında olmadığı gibi yüzde yüz gerçeklik içerdiğini iddia etmiyorum, kesinlikle ve kesinlikle karşı savları ve farklı oluşumları vardır, örnekleri mevcuttur. Ben sadece bir genellemeden bahsetmek istiyorum.

Dün değişimden bahsetmişken konu tabi ki dönüp dolaşıp ilişkilere ve hatta evliliğe geliyor. Ve ben diyorum ki; evlilik içinde evlilik dışı yaşanan tüm ilişkiler evliliği bitirmek değil evliliği korumak amaçlı aslında yaşanmaktadır.

Hoppalaaaaa….Banu’cum …Ne diyorsun?

Lütfen yanlış anlamayın, bu durumu onaylıyor değilim. ‘Evliliğinizi kurtarmak için gidin kendinize bir sevgilin bulun’ asla demiyorum.

Benim tek dediğim şey şu; bazen ilişkilerde iş çeşitli sebeplerle çığırından çıkar, kişiler bununla ne yapacaklarını bilemezler, ellerindekileri bırakıp gitmek istemezler, ilişkiyi düzeltmek için ise ne yeterli cesaretleri, ne yeterli güçleri, ne de yeterli çabaları vardır. Düğümlenmiş bir ilişkiyi açmak uğraş ister çünkü emek ister, yürek ister, açıklık ister, ne olursa olsun yıpranmamış sevgi ister. Adanmışlık gerektirir, yüzde yüzünde orada var olabilmen demektir.

Ama bunu yapmaya gücün yoksa o ilişkinin içinde nefes alamaz hale gelirsin.

İlişkinin bitmesini istemiyorsundur, bir dünya sebebin vardır; alışmışsındır, çocukların vardır, mal varlıklarınız ortaktır, aileler üzülür, o sensiz bir hiçtir, vs. Ama aslında kendine bile bazen söylemediğin bir şey vardır; seviyorsundur onun yanında olmayı, o eksik sandığın bir yanını dolduruyordur.

Bu sefer güç alman gereken yeni bir çeşme gerekir.

İlişkiye üçüncü bir kişi çekilir, ondan alınan taze nefesle diğer ilişkiye güç ve destek takviyesi yapılır.

İlişkideki üçüncü kişinin varlığı sanıldığı gibi bitmiş olduğu iddia edilen ilişkiyi tamamen öldürmek değildir, aslında öldüğü iddia edilen ilişkiyi canlandırmak için son çırpınışlardır sadece…

Ben şimdiye kadar bu üçlü ilişkiden mutlu çıkan bir ikili görmedim desem evet yalan olur ama sadece bir çift gördüm. Genelde ikili çürüme, üçlü tükenişle son bulur…

Her ne varsa elinizde ve ne yapıyorsanız onunla lütfen yüzde yüzünüzle sadece orada olun; karşınızdaki insanın ne yaptığına, ne yapacağına takılmadan sadece kendinize odaklanıp o ilişki ve o ilişkideki kendiniz için yüzde yüzünüzle ne yapacağınıza bakın. Kimseyle bölünmeden, başka insanlara yönelmeden. Ya tamamen değişecektir ilişkiniz, muhteşem bir hale dönüşecektir yüzde yüzle var olmanın mucizesiyle ya da kurtulma şansı olmadığını, artık o ilişkinin yaşamadığını, içinde sizi de öldürdüğünü fark edeceksinizdir. Elinizden gelenin en iyisini yapmışsınız artık. Ne olur durmayın, işte o zaman değişimden korkmayın ve yeni hayatınıza doğru yol alın.

‘Konuşurken çok kolay Banu Hanım’ dediğinizi duyuyorum bazılarınızın…

Ama inanın sadece konuşan bir çeneden ibaret değil o Banu Hanım.-)))Neler yaşadığına gelince, çok da önemli değil ama deneyimlemediğim hiçbir şeyi laf olsun diye konuşmayalı çok oldu diyeyim sadece…

Yaşamın her bir nefesine saygıyla…

Seviyorum her birinizi…

Banu





http://banukalayci.wordpress.com/2010/01/28/degisim-2/

Değişim

Değişime direnmek yaşama direnmek gibi…

Hayatın bir yerinde duruyoruz sanki sözler veriyoruz kendimize, kalmak istiyoruz olduğumuz yerde, bir adım dahi kıpırdamamak. Hep aynı insanı sevmek istiyoruz, hep aynı insana sarılmak, hep onunla sevişmek. Her gün aynı işe gitmek için uyanmak istiyoruz, bildiğimiz aynı şeyleri sabahtan akşama yapmak, sevmesek, hoşlanmasak bile aynı insanlarla ömrümüzü yaşamak orada. Hep aynı arkadaşlarımız olsun etrafımızda istiyoruz; ‘ Çocukluk arkadaşları, eski arkadaşlar…

Başka bir insan sevilemez, başka dostlar edinilemez, başka iş sahibi olunamaz… Nereye tutunduysan orada kal, sakın kıpırdama, sakın değişme, sakın farklılaşma… Hep böyle kal.-)

Değişirsek acı verecek çünkü 20 yaşındaki halimizin verdiği kararla yapılan evliliğin bize sunduğu insanla yaşamaya devam etmek. Değişirsek zor olacak çünkü 16 yaşında verdiğimiz kararla içine düştüğümüz meslek seçiminin bizi asla mutlu etmediğini görmek. Yeni arkadaşları hayata almaktansa yeni seçimlerde, eskinin güvenlik alanında kalmamak niye?

Arkadaşlar…

Silkelenin.

Bugün çıkarıp bir resim albümlerinizi inceleyin. Hayatın nasıl ve sürekli bir değişim içinde olduğunu unutmak istediğinizi anlıyorum ama artık değişime direnmeyin.

Ben size her gün başka bir insanla sabaha uyanın, mesleğinize dört elle sarılmayın, eski arkadaşlarınızı çöpe atın demiyorum.

Ben sadece artık sizi heyecanlandırmayan, geliştirmeyen, kendinizi iyi hissettirmeyen, yenilik içermeyen, sizi şaşırtmayan, büyütmeyen, zaman zaman kalbinizin hızlı atmasını sağlamayan her şeyi tekrar gözden geçirin diyorum. Korkularınız, değişime olan direnciniz sebebiyle orada tutmaya devam ettikleriniz varsa çıkarın hayatınızdan diyorum. Yenilere yer açın diyorum.

Yaşamak nefes almak değil sadece. Yaşadığınızı hissedin diyorum.

Bir deneyin, ufak şeylerle başlayın belki; neşesini heyecanını hissedin. Zor gibi gözüktüğünü biliyorum ama emin olun çürümüş ve kokuşmuş bir şeyin içinde kalmayı sürdürmek ve değişime direnmek, değişimin kendisinden çok daha zor.

Sevgiler…

Banu

5 Ekim 2009

Burcunuzun şeytan tarafı ne söylüyor?

Yakınlarım ve kendim için yazılanların neredeyse tamamı doğru. Bir de siz bakın bakalım.

Yazının linki; http://www.ekolay.net/astroloji/haber_msn.asp?Page=0&PID=2049&HaberID=650330

Burcunuzun şeytan tarafı ne söylüyor?

Burçların iyi özellikleri kadar bizi olumsuz etkileyen enerjileri de mevcut. Astroloji, sadece burcunuzun iyi yönlerini değil, onların kötü, bir başka deyişle 'şeytan' taraflarını da gözler önüne seriyor.


Koç

Girişim ve planlarınızı uygulamada sabırsızlık gösterebilir. Çabuk sıkılır bazen de tümüyle vazgeçebilirsiniz.

Heveslerinizi tatmin ederken, kimi zaman bencilliğinizin sınırlarını bilmeyebilirsiniz. Yani hep kendinizi haklı görürsünüz.

Kimi zaman kendi içinizde büyüttüğünüz öfkenizle mantıksız davranabilir, inatlaşabilirsiniz.

Çıkarlarınız için kurnaz davranabilir, birisi sizden daha başarılı olduğunda kıskanabilirsiniz.

Ayarını bir türlü tutturamadığınız açık sözlülüğünüz nedeniyle istemeden de olsa kalp kırabilirsiniz.

Herhangi bir şey, istemediğiniz şekilde geliştiğinde bunun nedenleri üzerinde durmak yerine sağa sola öfkeyle bağırabilir, hiç yoktan yere tatsızlık çıkarabilirsiniz.

Kimi zaman öfkenizi dizginlemeniz oldukça zordur. İşte böyle zamanlarda kinlenebilir ve intikam almayı düşünebilirsiniz.

Size göre her konuda haklısınızdır. En doğruyu siz bilirsiniz ve adım attığınız her şeyde sözünüz dinlenmelidir. Hatta sizi takip etmediklerinde şaşırıp kalırsınız.

Dünya üzerinize gelse, bir şeye kafanızı taktınız mı onu illa ki yapmak istersiniz. Bu, inatçılığınızdan kaynaklanmaktadır.

Bazen cesaretiniz hiç olmayacak işlere kalkışmanıza, tedbirsiz davranmanıza neden olabilir.

Talepkar davranır, hızlıca elde etmek istersiniz.
Kimseyi beklemez, bir an önce sonuç almak istersiniz.

Uzun vadeli hedeflerde gereken sabrı göstermezsiniz.

İstekleriniz olmadığında küser hatta oldukça sinirlenirsiniz.

Başkalarının onayına ihtiyaç duymaz, kendi bildiğinizi okumaktan hoşlanırsınız.

Başkalarının sunduğu projelere dahil olmaktan hoşlanmazsınız. Olur da katılırsanız, liderliğin mutlaka sizde olmasını istersiniz.

Dünya sanki sizin üzerinize kurulmuş gibidir. İstiyorum, benim olmalı, bana göre, o benimdir, ben olmasam gibi cümleleri sıkça kullanabilirsiniz.

Sonuçlarını düşünmeden hareket edebilir, her şeye balıklama atlayabilirsiniz.

Patronlarınızın fikirlerine uymak yerine, kendi bildiğinizi okumaktan hoşlanırsınız.

Agresif hallerinizle bulunduğunuz ortamlarda gerilim yaratabilir, sonra da hiçbir şey olmamış gibi hakimiyeti ele almak için diretirsiniz.

Herkesin bildiğinin aksine epeyce korkularınız vardır. Bunları asla kabul etmezsiniz.

Kendinizden güçsüz biri gördünüz mü hemen onun üzerinde hakimiyet kurarsınız. Tam tersi güçlü biriyle karşılaştığınızda kendinizi mazlum biri gibi ifade edersiniz. Ta ki onu yenene kadar.

Kadın ve erkek Koç’lar aşkta lider olmaya meyillidir; gelir geçer aşklar yaşamaya isteklidirler.

Koç'larla evlenenler en başından onların hakimiyetini kabul etmek zorundadırlar. Yoksa evin içinde kavga ve huzursuzluk eksik olmaz.

Alkışlanmaktan, pohpohlanmaktan müthiş zevk alırsınız. Bunu bulamadınız mı anında öfkelenirsiniz.

Boğa

Rahatlığınızdan taviz vermez, rahatınızın bozulmasından hoşlanmazsanız.

Değerlerinize sıkı sıkıya sarılır, hiç kimsenin bir tüyünüze dahi dokunmasına izin vermezsiniz.

Sorunlarınızı çoğu zaman görmezden gelir, arzu ederseniz çözümlersiniz.

Oldukça ağırkanlı, zevklerine düşkün, inatçı davranabilirsiniz.

Şartlar değiştirmenizi gerektirse de istemedikçe kılınızı bile kıpırdatmazsınız.

Her şeyi paraya endeksleyebilir, maddiyatla ölçebilirsiniz.

Herhangi bir kararı verirken, size olan getirilerini ön plana alır, başka bir şey düşünmezsiniz.

Belki zor öfkelenirsiniz ama bir kez kızdınız mı, sizi durdurmak için günlerce uğraşmak gerekir.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünürsünüz. Yani bir şey sizi rahatsız eden kadar başkalarının rahatsızlığını önemsemezsiniz.

Herkesi değerli ve değersiz olarak ikiye ayırır. Sevmediklerinize hiç şans tanımazsınız.

İlişkiniz kötü gittiği halde ayrılmayı düşünmez, hatta mutsuz olduğunuzu bile kabul etmezsiniz.

Size göre hep doğru seçimlerde bulunursunuz. Yanlışınızı kabul etmez, savunursunuz.

İçgüdüsel olarak hep dinleneceğiniz, keyifleneceğiniz yerler arar. Aynı mekanlara yıllarca gidip gelirsiniz.

Değişime kapalısınız. Size göre en ürkütücü şey radikal gelişmelerdir.

Aşkı tadında yaşamak yerine, kategorize etmeye çalışırsınız.

Cinsel isteklerinizi doyurmak oldukça zordur. Çünkü doymak bilmezsiniz.

Ekip halinde çalışmak yerine, tek başına bildiğiniz gibi hareket etmekten hoşlanırsınız.

Kimseye pek güvenmezsiniz. Paranızı kimseye emanet etmez, güvenmedikçe kimseye borç vermezsiniz. Hatta hiç vermezsiniz desek daha doğrudur.

Rahatınızı bozulmasın diye duyduğunuz duymazlıktan gördüğünüz görmezlikten gelebilirsiniz.

Sadece alıştığınız için kulağınızı tersinden gösterseniz de, bir şeyi aynı şekilde yapmaktan zevk alırsınız.

Kıskanç olduğunuz için boş yere endişelere kapılır, gereksiz yere insanları zan altında bırakabilirsiniz.

Hiçbir şekilde eski olandan vazgeçmez, kumaşları dökülene kadar aynı koltukta oturabilir, aynı yatakta yatabilirsiniz. Hatta aynı arabada, aynı evde hatta aynı çantayla yıllarca yaşayanlarınıza rastlanabilir.

En inatçı burçlardan birisisiniz. Hatta öylesine inatçısınız ki, aradan yıllar geçse de sorun yaşadığınız kişiyle küs kalabilirsiniz. Haklı da olsanız kabul etmez, bu dargınlığı sürdürebilirsiniz.

İkizler

Hemen hemen her konuda mutlaka söylecek bir sözünüz vardır. Bunda ne var diyeceksiniz. Eğer konuşmak kadar dinlemeyi de biliyorsanız tabii ki bir sorun yok. Ama nedense dinlemeyi genelde ihmal edersiniz.

Bir konu üzerinde belli bir süre durduktan sonra aniden başka bir alana yönelirsiniz. İşte bu yüzden çabucak dağılabilirsiniz.

Başkalarının yaşamlarını merak eder, durmadan soru sorar, öğrenmeye çalışırsanız. Buna hayır derlerse bozulur, reaksiyon gösterebilirsiniz.

Birileriyle oturup, birileri hakkında konuşmaktan zevk alabilirsiniz. Buna günümüzde dedikodu deniyor. Ama size dedikoducu demek yerine fazla meraklısınız dersek umarım bozulmazsınız.

Karar vermek konusunda öylesine zorlanırsınız ki, bir de onlara sadık kalmak sizin açınızdan yorucu olabilir.

Duygusal konularda karşınızdaki kişiyi dinleyerek ortak çözümler bulmak yerine, sadece sizi dinlemesini istersiniz.

Kestirmeden tüm işlerinizi halletmeye çalışır, bazen başkalarının fikirlerini kendi fikrinizmiş gibi savunabilirsiniz.

Sezgileriniz size doğruyu söylediği halde, nedense dinlemez, sonunda ne kadar haklı olduğunuzu görürsünüz.

Sabırla hedefinize kitlenip yol almak yerine, çoğu zaman başkalarının sabrını taşırabilirsiniz.

Çıkarlarınız söz konusu olduğunda aslan kesilir, başkalarının menfaati söz konusuysa bir kediden daha uysal davranabilirsiniz.

Tatsız gerçeklerle yüzleşmeye gelemez, eğer sorunlar çoğalırsa hemen uzaklaşabilirsiniz.

Genelde yüzeysel düşündüğünüz için, hiçbir şeyi derinlemesine anlamanız mümkün olmayabilir.

Küçükken sürekli mızıldar, canı istediğinde uyur, uyanırsınız. Büyüdüğünüzde ise isteklerinizi elde etmek için türlü yöntemler icat edebilirsiniz.

Başkalarının sorunlarına anında çare bulur. Yakınınızdaki problemleri görmezlikten gelebilirsiniz.

Kimi zamanlar sözünüzde durmaz, randevularınıza sürekli geç kalırsınız. Sonra da tatlı dil güler yüzünüzle kendinizi affettirmeye çalışabilirsiniz.

Yengeç

Çoğu zaman oldukça kırılgan, fazla sahiplenici, etrafınızı üzebilecek şekilde alıngan davranabilirsiniz. Öyle ki bulunduğunuz ortamlarda herkes konuştuğu kelimeye dikkat etmek zorunda kalabilir.

İlişkilerinizdeki sahiplenilicilik çoğu zaman bıkkınlık yaratıcı olabilir. Sevgilinize anne veya babasıymış gibi davranabilirsiniz.

Ailenizdeki tüm sorunları sevgilinize yansıtır, onu da problemlerin içine dahil ederek sızlanıp durabilirsiniz.

Herhangi bir ilişkide zorlandığınız, üzüldüğünüz ve perişan olduğunuz halde sırf alışkanlık diye senelerce devam ettirebilirsiniz.

Etrafınıza sürekli sizinle aynı düşünen, sizi anlayan, sizinle ağlayıp sizinle gülen insanları toplamaya bayılırsınız.

Sırf huzur bulmak için, problemleri hasıraltı edebilir, sanki hiçbir derdiniz yokmuş gibi davranabilirsiniz.

Kendinizi iyi hissetmek için başkalarına iyilik etmeye çalışabilir, sonra da size iyi davranmadıklarında onları içten içe suçlayabilirsiniz.

Belli dönemlerde oldukça kararsız, kaprisli, hayalci, ürkek ve tembel olabilirsiniz.

Bazen istekleriniz yerine gelsin, duygusal dramalar yaratabilirsiniz.

Özellikle yaşlılığınızda tüm aile efradını çevrenize toplayacak şekilde huysuzluklarda bulunabilirsiniz.

Sırf alışkanlığınız diye aynı yerde yıllarca çalışabilir, aynı yatakta yatabilir, aynı eziyet dolu ilişkiyi sürdürebilirsiniz.

Kişisel radikal girişimlerde bulunmak yerine, olanı olduğu haliyle kabullenmeye razısınızdır.

Kendi iç dünyanızda, kendi kabuğunuzda yaşamaktan hoşlanır. Yeni kararlar alan, yenilikler uygulayan insanları anlamakta zorlanabilirsiniz.

Çevrenizdekiler size bağımlı olsun ister, sonra da üzerinize düştüklerinde kimi zaman sıkılır uzaklaşabilirsiniz. Bazen de hiç değmeyecek insanlar için kendinizden bir sürü ödünler verir, hayal kırıklıkları yaşayabilirsiniz.

Yöneticiniz Ay gezegeni gibi iki farklı yüzünüz olabilir. Ağlarken bir anda gülebilir, güldüğünüzde birdenbire ağlamaya başlayabilirsiniz. Hassasiyetinizin dozunu kimi zaman ayarlamakta zorluk çekebilirsiniz.

Aslan

Amirlik taslamaya bayılırsınız. Size göre her şeyin en doğrusunu siz bilirsiniz. Pohpohlanmaktan hoşlanırsınız.

Hemen tepki gösterir, son sözü söyleyenin hep kendiniz olmasını istersiniz.

İsteklerinizi elde etmek, dikkat çekmek için bir oyuncu kadar iyi rol yapabilirsiniz.

Aşırı gururlu davranabilir, sırf bu yüzden yıllarca küs kalabilirsiniz.

İlişkilerde iplerin sürekli sizde olmasını ister, kibirli davranışlarla sevgilinizi canından bezdirebilirsiniz.

Girdiğiniz ortamlarda herkesin sizinle ilgilenmesini ister, kendinizden başka yakışıklı veya güzel bir insana pek tahammül gösteremeyebilirsiniz.

Kimi zaman kontrol edilemez duygusal tepkilerde bulunabilir, eleştirildiğinizde sert davranışlar sergileyebilirsiniz.

Para harcamayı fazlasıyla seversiniz. Güzel veya çekici görünmek için cebinizdeki son kuruşunuza kadar harcayabilirsiniz.

Kendinizi oldukça beğendiğiniz için, bunu böyle düşünmeyen kişilere savaş açabilirsiniz.

Aldığınız bir kıyafeti, eşyayı veya herhangi bir şeyi göstermek için can atarsınız. Eğer fark edilmiyorsa çileden çıkabilirsiniz.

Bazen sırf sizi sevsinler diye, oldukça cömert davranabilirsiniz. Hatta bu uğurda parayı döküp saçabilirsiniz.

Mahallenin gülü, sınıfın en çalışkanı, şirketin en iyi yöneticisi, karşı cinsin gözdesi olmak için türlü senaryolar düzenleyebilirsiniz.

Aşka oldukça düşkün, ama bir o kadar deneyim yaşamaktan hoşlanırsınız. Sevdiğinizi bulana kadar durmanız oturmanız zor olabilir.

Anne ve Baba Aslanlara göre çocukları dünyanın en güzeli, en çalışkanı, en soylusudur. Onlara çocuklarının hatasını kabul ettirmeniz zordur.

Size bir yanlışınızı kabul ettirmek asla mümkün değildir. Özür dilerim sözünü ömür boyu kullanmayanlarınız çoktur.

Başkaları tarafından hayranlık görerek bir ömür yaşayabilirsiniz. Şans oyunlarına oldukça düşkün, eğlence hayatına doymayabilirsiniz.

Başkalarının duygularını hesaba katarak kararlar almak yerine, kendinizce doğru olanı yapmaya çalışabilirsiniz.

Başak

İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı kafanızın içinde bir türlü tam olarak oturtamadığınızdan sürekli kendinizi eleştirir, mükemmel olmadığınızı düşünebilirsiniz.

Nasıl biri olduğunuzdan daha çok, nasıl olmanız gerektiğini düşünür, boş yere kendinizi üzebilirsiniz.

Sürekli başkalarının yükselişine tanık olursunuz. Radikal gelişimlere kapalı durabilirsiniz. Bu yüzden de çoğunlukla ikincil roller üstlenebilirsiniz.

Kendinizde ve başkalarında sürekli eleştirecek bir şeyler bulur, her uyarıya açık ve sinirli bir biçimde tepki gösterebilirsiniz.

Reddedilmekten hiç hoşlanmaz, kırılmaktan oldukça korkabilirsiniz.

Gereksiz bir sürü işi üstlenir, sonra da zamansızlıktan şikayet edebilirsiniz.

Çoğu zaman utangaç, oldukça huzursuz, sağı solu belli olmayan bir insan haline gelebilirsiniz. Kendi öneminiz hakkında net bir fikriniz yok gibidir. Birileri iyi olduğunuzu söylese bile buna inanmakta zorluk çekebilirsiniz.

İlla her şeyi düzene sokmak, pürüzleştirmek zorunda gibisinizdir. Size göre mükemmelliğin sınırı yok gibidir.

Yeni bir gelişmeye ancak yıllar sonra alışabilir, herşeyi didiklemeden rahat edemeyebilirsiniz.

Herkesin kendisini eleştirerek doğruyu bulması gerektiğine inanır. Kusurları, aksaklıkları herkesten önce görür, bu yüzden de rahat edemeyebilirsiniz.

Yardım etmeye bayılır, hatta bu yüzden gereksiz yüklerin altına girebilir. Bu yardımı istemediklerinde oldukça sıkılabilir bu kişileri anlamakta zorluk çekebilirsiniz.

Genellikle hataları, yanlışlıkları olan kişilerle ilişki kurar, onları düzeltmeye kalkışırsınız. Fakat partnerlerinizin çoğunluğu inatçı ve kendini kusursuz gören tiplerdir. Bu yüzden ilişkilerde kurban durumuna düşebilirsiniz.

Her şeyi mutlaka doğru, faydalı şekilde yapmaya çalışır. Bu yüzden hayatın tadını çıkarmakta geç kalabilirsiniz.

İçe kapanmaya yatkınsınızdır. Bazen kendi kendinizi bilerek cendereye sokabilirsiniz.

İçinizden geldiği gibi davranamaz, herşeyi kontrol etmek ihtiyacı duyabilirsiniz.

Kendinizi ve başkalarını olduğu gibi kabullenmekte zorluk çekebilirsiniz.

Eksiklerinizi, insanlara özverili davranarak, hizmet ederek veya onların yükselmelerine yardımcı olmaya çalışarak kapatmak istersiniz. Oysaki yükselmesi gereken kişi sizsinizdir. Fakat bunu yapmaya yanaşmazsınız.

Detaylarda kaybolmadan bütünü görmeye çalışmanız gerektiği halde bunun tam tersini yaparak zaman kaybedebilir, sonra da zamanınız kalmadığından dolayı endişelenebilirsiniz.

Terazi

Duygularınız çoğu zaman başkalarına bağlı olarak değişebilir.

Kiminle berabersiniz o an o kişiyle ilgilenir, geride kalan durum ve kişileri düşünmezsiniz.

Birilerine bağlı kalmak yerine, deneyimsel davranmak, özgür olmaktan hoşlanırsınız.

Kendinizi nasıl sevdireceğinizi ve hoş göstereceğinizi gayet iyi bilirsiniz. Peki çizdiğiniz kişi siz misiniz. Bu tartışmaya açıktır. Yeter ki sizi beğensinler. Bu son derece önemlidir.

Kolayca ilişkiye girebilir ve bir o kadar çabuk sıkılabilirsiniz. Ta ki başınızı biri döndürene kadar.

İlişkilerde partnerinizden ziyade kendinizi mutlu etmeye daha fazla önem verirsiniz. Eğer siz mutsuzsanız, o zaman da karşınızdakinin mutlu olmasını pek önemsemez, hemen uzaklaşırsınız.

İlişkilerde sadık olmanız oldukça zordur. Sürekli değişen bir çok yüzeysel ilişki kurabilirsiniz.

Sevdiğiniz kişi size sadakatsizlik yaparsa canına okursunuz. Ama siz yaptığınızda ömür boyu beraber olacak değildik ya demekte sakınca görmezsiniz.

İhtiyaçlarınız konusunda oldukça bencilsinizdir. Sırf sizin istediklerinizi yapıyor diye ilişkiyi sürdürebilirsiniz.

İlişki yaşamadan duramaz, cinsel veya başka nedenlerle kısa süreli flörtler yaşayabilirsiniz.

Sevildiğiniz ve istenildiğiniz zaman keyfinize diyecek yoktur. Rüyalarınızın insanını ararsınız. Bulduğunuzda ise düş kırıklığı yaşadığınızı düşünebilirsiniz.

Aklınız bazen havalardadır. Rastgele davranışlar gösterebilirsiniz. Sabırsız ve oldukça tembellik yapabilirsiniz.

Geri çevrilmekten müthiş korkarsınız. Bunu yapanı asla affetmez, ömür boyu unutmazsınız.

Canınız bir şeye sıkıldı mı, bulunduğunuz ortamın huzurunu kaçırabilirsiniz.

Bir durumun iki tarafını birden gördüğünüz için, genellikle karar vermekte zorluk çekebilirsiniz.

Duygusal konularda pek istikrarlı bir çizgi sürdürmekte zorlanırsınız.

Huzurlu ve mutlu bir ortam bile olsa, rutinliğe gelemez, değişiklik arayabilirsiniz.

Çoğunlukla yanlış evlilik yapar, sonra da kaderinize isyan edebilirsiniz.

Size bazı şeyler ters gelse de, çoğu zaman başkalarına iyi gözükmek için cici kişi rolüne bürünebilirsiniz.

Hayatın her türlü sorunu, karmaşasından uzak durmaya çalışır. Rahatınızı bozmamak için problemleri yok sayabilirsiniz.

Eğer sizin ihtiyaçlarınız söz konusu ise tarafsız kalmakta zorlanabilirsiniz.

Akrep

Yasak, gizli ve sır olan her şeyi öğrenmek istersiniz. Hatta bu yüzden başkalarının işine sürekli karışır, fakat bir türlü meraklılığınızdan vazgeçmezsiniz.

Hatalarınızı kabullenmeye yanaşmaz, başkalarını sizin gibi düşünmeleri için zorlayabilirsiniz. Çünkü size göre daima haklı olan sizsinizdir.

Herşeyi sürekli derinlemesine didikler illaki bir şeyler bulmaya çalışırsınız.

Evhamlarınız yüzünden doğru düzgün bir ilişki yaşamanız zor olabilir.

Kuşku ve kuruntularınız nedeniyle saplantılı reaksiyonlarda bulunabilirsiniz.

Başkalarının maddi ve manevi kaynaklarından yararlanmaktan ve size yardımcı olmaları için baskıda bulunmaktan çekinmezsiniz.

Doymak bilmeyen cinsellik isteğiniz, sadakatsiz ilişkiler yaşamanıza neden olabilir.

Herkesi kontrol etmeye kalkışır, size danışmadan birileri bir işe kalkışırsa çok sinirlenir, tuhaf tepkilerde bulunabilirsiniz.

Olayları işinize geldiği gibi değerlendirir, kim ne düşünür diye umursamazsınız.

Kimseye güvenmez, her an biri sizi zarara uğratacakmış gibi düşünebilirsiniz.

Özellikle anne ve baba Akrep’lerin çocuklarını sürekli yönlendirmeye kalkışmaları sonucu ailevi ilişkilerde sorun yaratmaları mümkündür.

Kendi kendinize ortada bir şey yokken bir şeyleri kafanızın içinde kurmaya başlar, sonra da kurduğunuz durumlar başınıza gelecekmiş gibi kaygılanabilirsiniz.

İnsanları manipüle etmeye bayılırsınız. Davranışlarınızın çoğunun altında ince hesaplar yatabilir.

Ölüm ve ayrılık bu iki kelime sizin için oldukça sinir bozucudur. Siz bırakmadıkça veya istemedikçe hiç kimsenin sizden kopmasına izin vermezsiniz. Sürekli döner dolaşır aynı yanlış ilişkiyi sürdürebilirsiniz.

Sizinle aynı düşünmeyen kişilerden hoşlanmaz, etrafınızdakilerin sizi onaylamalarını bekleyebilirsiniz.

İktidar oyunlarının bir numaralı kahramanı gibi davranmanız mümkündür. Bu yüzden burcunuzdan politikacılar çıkması gayet doğaldır.

Yüzeyde normal bir yaşantınız olsa da, arka planda farklı bir hayat sürmekten hoşlanırsınız.

Kimseye yeteri kadar özgürlük tanımaz, aileniz, gelenekleriniz söz konusu olduğunda aşık bile olsanız sevdiğiniz kişiyi bırakabilirsiniz.

Yay

Çocukluk alışkanlıklarınız kendinize duyduğunuz güveni ve yaşama olan inancınızı yükseltici veya tam tersine azaltıcı bir etki yarattığından, burcunuzdan oldukça sabırsız, nehirde yüzen yaprak misali kendini akıntıya bırakmış kişiler çıkabileceği gibi, fazla abartılı, aşırı güvenli ve de aşırı rahat tavırlar gösteren kişiler de çıkması ihtimali yüksektir.

Kendi yaşam felsefenizi oluşturmak varken, başkalarının inanç ve hayat tarzını benimseyenleriniz olabilir.

Herhangi bir sorun ve kriz karşısında dağılabilir, sabırsız ve aşırı abartılı tepkilerde bulunabilirsiniz. Daha sonra sakinleşir, yaptıklarınızı esprili bir şekilde anlatabilirsiniz.

Çoğu zaman oldukça dağınıksınızdır. Toparlanmakta zorluk çekebilirsiniz.

Verdiğiniz sözleri unutanlarınız çoğunluktadır. Söylendiğin de çoğunuz kabul etmeyebilirsiniz.

Kimi zaman başkalarına duyarsız davranabilir, size sorulmadığı halde akıl vermeye kalkışabilir fakat kendi sorumluluklarınız söz konusu olduğunda duyarsız olabilirsiniz.

Kendinize kurduğunuz bir dünyanız vardır. Dünya yansa eğer siz güvendeyseniz pek umrunuz olmayabilir.

Bazen gereksiz yere hatta kendinizi zor durumda bırakan cömertliklerde bulunur sonra da cömertlikte bulunduğunuz kişilerin karşılık vermesini bekleyebilirsiniz.

Hatalarınızın size söylenmesinden ve disiplin altına alınmaktan hiç mi hiç hoşlanmazsınız.

Bay ve bayan asilzade havası burcunuzun bir çok kişisinde oldukça etkilidir. Özellikle sizi tanımayan kişilere ailenizi ve kendinizi farklı bir şekilde ifade edebilirsiniz. Dostlarını belli kriterlere göre seçenleriniz oldukça fazladır.

Sonu neye varır, yanlış mıdır doğru mudur diye düşünmeden maceralara atlayabilirsiniz. Sonra da elinizdekini sonuna kadar harcar, hep iyi niyetimden kaybediyorum diyebilirsiniz.

Çoğu zaman dikkatiniz dağınıktır. Bir işi yaparken başka bir işle, hemen ardından farklı bir şeyle uğraşabilirsiniz. Sonra da bana zaman yetmiyor diyerek hayıflanırsınız.

Ne olursa olsun size bir şey olmayacağını düşünür, gereksiz yere risk altına girebilirsiniz.

Aslını araştırmadığı hatta iyice bilmediği halde bir konu üzerinde saatlerce boş yere iddialarda bulunabilirsiniz.

Hayatı kimi zaman aşırı şekilde ciddiye alır, etrafınıza nutuklar çekebilir. Bazen de, hayat boş arkadaş yaşamaya bakmalı insan diyerek eğlencenin dozunu kaçırabilirsiniz.

Özgürlüğünüze aşırı düşkünlüğünüz uzun soluklu bir ilişki yaşamanızın önünde engel oluşturabilir. Çoğu zaman herşeyi ben bilirim tarzı yaklaşımlarda bulunabilirsiniz.

Hayata pembe gözlüklerle baktığınız için, yaşamınızda olan bitenin farkında olmayanlarınız çoğunluktadır. Çok geç olgunlaşanlarınız olduğu gibi, hiçbir zaman bunu başaramayanlarınızın sayısı da bir hayli fazladır. Epeyce yaşı geçkin olan burcunuz kadınları genç kızlar gibi mini etek giyip, tokalar takabilir. Yaşlı erkekleriniz ise, genç kızlarla flört etmeye kalkışabilirler. Bunu eleştirenleri de, önemli olan insanın kendi hissettiği yaştır diyerek susturmaya kalkışabilirsiniz.

Oğlak

Herkesi ve herşeyi kontrol altında tutmaya ve çevrenizdeki kişileri yönetmeye çalışabilirsiniz.

Bir durumu tam olarak anlayıp öğrenmeden sanki çok bilginiz varmış gibi ön sıralarda yer almak isteyebilirsiniz.

Gereğinden fazla çalışır, hatta gereksiz konular üzerinde saatler harcayabilirsiniz. Ailevi konularda ise fazlasıyla agresif tavırlar içinde olabilirsiniz.

Sizin için yalnızlığınız öylesine önemlidir ki, bir konu üzerinde çaresiz kaldığınızda geriye çekilerek saatlerce günlerce düşünebilirsiniz. Böyle anlarda hiç kimsenin size ulaşması ve sizinle bağlantı kurması mümkün değildir.

İzole yaşamaktan hoşlanabilir, kendi kendinizle başbaşa kalmaktan zevk alabilirsiniz. Böyle zamanlarda rahatsızlık edilmek sizi kızdırabilir.

Herşeyden kendinizi sorumlu tutabilir ihtiyaçlarınızı bile göz ardı edecek kadar problemlerle uğraşabilirsiniz.

Aşkta kendinize göre doğrularınız vardır. Bu doğrulara uyulmadığı takdirde uzaklaşabilir veya hakimiyet kurarak söylediklerinizin yapılmasını sağlayabilirsiniz.

Yakın ilişkilerinizde duygularınızı gizler, hatta kendinize ait hiçbir sırrı vermeyebilirsiniz.

Çoğu zaman saygı ve takdir kazanmak için fazlasıyla çalışabilirsiniz.

Başkalarıyla ilgilenirken kimi zaman kendi duygularınızla bağlantı kurmakta zorluk çekebilirsiniz.

Sürekli herkesi kontrol eder, herkesin sizin gibi disiplinli ve çalışkan olması gerektiğini düşünürsünüz.

Kendinize ait doğrulardan asla ödün vermez. Uçarı ve özgür yaradılışta olan kişilerden hiç hoşlanmazsınız.

Genelde hakimiyet kurabileceğiniz kişilerle bir arada olur, sorunlu kişilere aşık olabilirsiniz.

Kariyer sizin için en önemli kriterdir. Neredeyse ömrünüzün çoğunu çalışarak geçirir, hayatın tüm lezzetlerini yaşamakta gecikebilirsiniz.

Toplumda saygın bir yer edinmek, başkalarının gözünde başarılı bulunmak sizin için son derece önemlidir. Sırf sosyal açıdan kabul edilir olmak için sevmediğiniz bir kişiyle bile evlenebilirsiniz.

Herşeyin illa zor olması ve zor elde edilmesi gerektiğini düşünür, kolayca elde ettiğiniz hiçbir şeyi önemsemezsiniz.

Bazen öylesine donuk, mesafeli ve çekilmez biri olursunuz ki, size yaklaşılması kesinlikle mümkün olmaz.

Herşeyi illa bir sonuca bağlamak istersiniz. Tatilde bile olsanız saatli uyanır, saatli denize girer, saatli sohbet edersiniz.

Derin endişeleriniz vardır. İçten içe karamsar hatta çoğu zaman kimseye güvenmediğiniz için kendinizi yalnız hissedebilirsiniz.

Kova

Hayattan bir çok beklentiniz vardır. Fakat çoğu zaman bir şeyin kendiliğinden oluşmasını bekler, girişimde bulunmak yerine sızlanıp durursunuz.

Genelde başkalarının yüzünden başarısız girişimlerde bulunur, sonra da talihsiz biri olduğunuzu düşünürsünüz.

Arkadaşlarınız için canınızı verirsiniz, lakin sevgilinizin bir ufacık kaprisine tahammül etmezsiniz.

Ne sevdiğiniz bellidir ne de sevmediğiniz. Çok iyi arkadaş olursunuz lakin iyi bir eş olmayı başaranlarınızın sayısı oldukça azdır.

Ya erken yaşta aşık olur evlenir çoluk çocuğa karışırsınız ve yahut müzmin bir bekar olarak yaşlanırsınız.

Size göre özgürlük yediğiniz ekmek içtiğiniz su gibidir. Eğer bağımsızlığınız engellenirse sürüye boyun eğer, gelişmekte zorlanabilirsiniz.

Her şeyden şikayet eder, kendinizi aşmaktan bahseder. Fakat nedense yıllarca mutsuz olduğunuz ilişkiyi veya işi sürdürmekte inat ederseniz.

Genelde kızdıklarınıza aşık olur, size aşık olanları unutursunuz. Sonra yıllar geçer, pişmanlık içinde o ilk sevgiliyi arar durur, kendinizi suçlayabilirsiniz.

Görüşlerinize önem verilmemesinden ve zekanızın küçümsenmesinden oldukça korkarsınız.

Aşk ilişkilerinde uç noktalara kayabilir, marjinal ilişkiler yaşamaktan hoşlananlarınız çoğunluktadır. Bazılarınız ise ulaşılması elde edilmesi imkansız kişilerle ilişkiye girmekten hoşlanırsınız.

Bağımsızlığınızı yitireceksiniz diye ödünüz kopar. Hatta bu yüzden çocuk sahibi olmaktan bile vazgeçenleriniz vardır. Sizin için en önemli şey dilediğiniz gibi yaşamaktır.

Ne olursa olsun aykırı davranmaktan hoşlanır, uzak ve ruhsal açıdan erişilmesi güç bir kişi profili çizebilirsiniz.

Sizin için ilişkilerde sınırlama yoktur. Her türlü değişiklikten hoşlanabilirsiniz.

Çoğu zaman birdenbire ortadan kaybolur, daha sonra geri döner, sevdiklerinizin size karşı anlayış göstermesini beklersiniz.

Tuhaf buluşlarınız vardır. Hatta bunların bir çoğu yıllar sonra değerlenir. Başkalarına göre oldukça değişik bir yaşam sürebilirsiniz. Bazen aylarca farklı yerler keşfetmek için gezer, sonra birden aylarca eve kapanıp kimseyi görmek istemeyebilirsiniz.

Sizinle yaşamak her gün farklı şekillerde güne uyanmak gibidir. Herhangi bir yer, kişi veya durumun rutinleşmesi halinde sıkılır hatta isyan edebilirsiniz.

Balık

Sürekli tatsız duygulardan kaçar, hayal dünyasının içinde kaybolabilirsiniz.

Her şeyden kolayca etkilenir, başkalarının dertlerini dinlerken kendi sorunlarınızı göz ardı edebilirsiniz.

Kendinize eziyet etmenize neden olan ilişkiler yaşayabilir, hatta bu ilişkiler yüzünden varınızı yoğunuzu kaybedebilirsiniz.

Alkol, ilaç ve bazı zararlı bağımlılıklara yatkınlık gösterenleriniz çoktur. Eğer hayatta isteklerinize ulaşamadıysanız sizi teselli edecek yollara başvurabilirsiniz.

Bazen hayatınızı, birilerinin ellerine teslim eder, boş yere zaman ve mevki kaybedebilirsiniz.

Sorunlarınızın çoğu kurduğunuz yanlış ilişkiler nedeniyledir. Rüzgar sizi nereye götürürse oraya gidebilirsiniz.

Cebinizdeki parayı tutmakta zorlanır. Kazandığınız kadarını tüketebilirsiniz.

Başkalarına yardımcı olmak için elinizdekini avucunuzdaki döküp saçabilirsiniz.

Karmaşa içindeyken yöneliminizi kaybedebilirsiniz.

Aşırı duyarlılığınız nedeniyle kendi kendinizi hasta edebilirsiniz.

Kendinizden kimi zaman kuşku duyar, başarısız olacağınızı düşünerek girişimde bulunmaktan vazgeçebilirsiniz.

Geri çekilmek ve vazgeçmek sizin için gayet kolaydır. Kolayca pes edebilirsiniz.

Bağlılık altına girmekten korkabilir, yıllarca evlenmeden bir ilişkiyi sürdürebilirsiniz.

Olanaksız kişilere aşık olur, gözyaşı döker, acı çeker, fakat bir türlü kopamayabilirsiniz.

Yanlışlar açık ve net olduğu halde, sevdiklerinize laf söyletmez, her şeylerini mazur görmeye çalışabilirsiniz.

Karar vermekte oldukça zorlanır. Sonunda fırsatları kaçırabilirsiniz.

İş veya özel yaşamınızda genelde kurban edilmeye açıksınızdır. İnsanların iyi niyetinizi suistimal ettiklerinin çok geç farkına varabilirsiniz.

Acı çekmemek için çoğu zaman duygularınızı bilinçli olarak gizleyebilirsiniz.

Ben demeyi öğrenmeniz oldukça zordur. Başkalarına kazandırır, kendiniz söz konusu olduğunda kaybetseniz bile umursamazsınız.

Başkalarının yaşantısında olan bitenle ilgilenir, yardımcı olmaya çalışırsınız. Ama iş kendinize gelince çözüm bulmak yerine olanı olduğu haliyle kabul edersiniz.

Başkalarını sınır koymakta zorlanır lakin kendinizi bir çemberin içine hapsedebilirsiniz. Geçmişle olan bağlantınız sürekli ön plandadır. Geleceğinizi çizmekte çoğu zaman zorlanabilirsiniz.

Kurallara uymaz, geleneklere baş kaldırabilirsiniz. Derin duygulardan korkar, bazen aşık olduğunuz kişiye bile sanki arkadaşınızmış gibi davranabilirsiniz.

Fazla yakınlıktan sıkılır, herşeyde açıklık arar, sadece kendi bildiklerini uygulamak ister, ilgi odağı olduğunuzda denetim altına gireceğinizi düşünerek hemen mesafe koyabilirsiniz.

Harekete geçmek için bazen başkalarını bekler, bu yüzden zaman kaybeder, fırsatları kaçırabilirsiniz.

Habertürk

12 Temmuz 2009

Erkan Acurol Amcamızı Kaybettik!



Ayvalık Mutfağı ve Pratik Mönüler adlı kitapların yazarı Erkan Acurol Amcamızı kaybettiğimizi bugün öğrendim.

Blog yazarlığına başladığım ilk günlerde tanımıştım kendisini. Yaptığım yemekler için bir gurmeden övgü almak büyük onurdu benim için. Yemek fotoğraflarının nasıl çekilmesi gerektiği de kendisinden öğrenmiştim. Kitap hazırlığı sırasında fotoğrafçılardan öğrendiklerini uzun mesajlarla paylaşmıştı benimle.

Ayvalık Mutfağı kitabının çıktığını duyar duymaz da heyecanla hemen gidip almıştım. Ege Mutfağını sevenler için heryerde bulamayacağınız harika tarifler var içinde.

Bunun yanında yeni tariflerini ve araştırmalarını, çoğu yemek kitabı yazarının yapmadığı gibi, yeni kitabına saklamayıp, bloglarından paylaşıyordu bizimle. Pek çok tarifinin ön yazılarında o yemekle ilgili çok detaylı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

Kendisinden çok şey öğrendiğim sevgili Erkan Amcam'a Tanrıdan rahmet, eşi Arzu Hanım ve tüm yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyorum.

Amcamızı kaybetmemizde, ölümünden kısa bir süre önce tartıştığı kişilerin dahli varsa da en kısa zamanda cezalandırılmalarını gönülden diliyorum.

Konu ile ilgili haberlere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/07/bu-siteden-ev-almayin.html

http://yesilmutfak.blogspot.com/2009/07/vahsetin-pencesinde.html

5 Temmuz 2009

Duvar Etiketi



Geçenlerde Bauhaus'tan fotoğraftaki Sünger Bob Etiketlerini aldım.

Oğlumun yaşı 6 olunca, odasının duvarındaki ayıcık bordürleri gözüme batmaya başlamıştı. Ne de olsa bebeklikten çıktı değil mi?

Birbirinden güzel duvar etiketleri için www.duvarstickeri.com adresine gözatabilirsiniz. Evinizin diğer odaları için de çok şık etiketler var.

Tek problemleri, boyaya zarar vermemek için çok az yapıştırıcı içermeleri. Bu yüzden de bazı yerleri havaya kalkabiliyor. Özellikle ince dallı güllü modellerde bu ciddi sorun olabiliyor. (Arkadaşıma da çiçekli kumaş dokulu modellerini almıştık. Oradan biliyorum.)

31 Mayıs 2009

Manifatura










Bu gördüğünüz birbirinden şık el yapımı pufları benim arkadaşlarım yapıyor.

Daha fazla fotoğraf ve bilgi için bloglarının adresi; www.mani-fatura.blogspot.com

www.flickr.com/photos/manifatura










Aşağıda da, Güneş ve Ülkü'nün puf yapmaya karar verme hikayelerini kendi anlatımlarıyla okuyabilirsiniz...


Reklam ve film sektöründe çalışan iki yakın arkadaşız. Eskiye ve yeniye her daim merak ve somut bir şeyler ortaya koyma isteği bizi rahat bırakmadı. Birikimlerimizi ve zevklerimizi su yüzüne çıkarabileceğimiz bir nesne aradık durduk. Biz yoktan bir şey var etmek yerine, zaten var olan, hikayesi olan bir şeye hayat vermek istedik. Ve “puf” u gözümüze kestirdik. Bize göre; ev dekorasyonunda hem görsel, hem işlevsel önemi olan pufları, ne yazık ki zevkimize göre edinebileceğimiz bir yer olmadığından, böyle bir ihtiyacın varlığına inanarak Manifatura’yı ortaya çıkardık. Hikayesi olan puflar aramaya başladık İstanbul’un birçok semtinde. Hatta bu yüzden de puflarımıza İstanbul’un semt isimlerini koyduk. Hepsinin isminde doğduğu ve yaşadığı semtlerin izleri var. İstanbul’un farklı semtlerinde karşımıza çıkan ve ikinci hayatlarını yaşamak isteyen puflarımızın sayıları artarak devam edecek ve yeni ev sahipleriyle buluşmak için heyecanlanacaklar. Bizim tarafımızdan herşeyleriyle yeni baştan yaratılan bu pufların başka eşi ve benzerleri yok. Hepsi el yapımı.
Bu yolculukta bizimle olmak için Manifatura’yı takip edin.

Güneş Çoban: +90535 3927862 gunescoban@gmail.com
Ülkü Demirkol: +90532 2275999 udemirkol@gmail.com








10 Mayıs 2009

Anneler Günü Hediyelerim :)



"Çocuklar geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır" sözü çok hoşuma gider. Düşünsenize; sizden doğma bir çocuk, onun çocukları ve onun da çocukları... Dünyanın güzelleşmesi veya çirkinleşmesi adına çok şey yapabilirler. Bunun sorumluluğuyla mutlu bir çocuk yetiştirmenin önemine inanıyorum ve elimden geleni yapıyorum. Tabii ki mükemmel bir anne değilim ama en azından elimden geleni yapmış olmanın huzurunu yaşıyorum.

Cuma günü Oğlum, anaokulu öğretmeni ile birlikte, fotoğraftaki hediyeleri hazırlamış benim için. Hele bir de kalbin içindeki şiiri, sanki okuma yazma biliyormuş gibi kağıda baka baka okuması var ki, nasıl duygulandığımı anlatamam.

Şiir şöyle; :)

Benim Annem
Annelerin en tatlısı
Benim annem, benim annem
Melek gibi kanatlısı
Benim annem, benim annem

Evimizin kalbi, dalı
Temeli kanadı kolu
Yüreği sevgi dolu
Benim annem, benim annem

Tüm Annelerin "Anneler Günü" kutlu olsun.

4 Mayıs 2009

Nuri Bilge Ceylan, 62. Cannes Film Festivalinde jüri üyeliğine seçildi



Üç Maymun" filmi ile en iyi yönetmen ödülü kazanan Ceylan jüri üyesi oluyor.

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, 62. Cannes Film Festivalinde jüri üyeliğine seçildi.

Festivalin organizasyon komitesi, bugün düzenlenen basın toplantısıyla, festivalde yarışacak filmleri ve jüri üyelerini açıkladı.

Nuri Bilge Ceylan, geçen yıl ''Üç Maymun'' filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazanmıştı.

62. Cannes Film Festivalinde bu yıl 20 film, "Altın Palmiye" ödülü için yarışacak.

Paris'te düzenlenen basın toplantısında, 13-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Cannes Film Festivalinin resmi programı kamuoyunun bilgisine sunuldu.

Festival, Peter Docter'in yarışma dışı gösterilecek ''La-haut" filmiyle açılacak, Jan Kouhehe'nin yine yarışma dışı gösterilecek "Coco Chanel et Igor Stravinsky" filmiyle sona erecek.

Cannes Film Festivalinde "Altın Palmiye" için yarışacak yönetmen ve filmleri şunlar:

Alain Resnais - "Les Herbes Folles", Jacques Audiard - "Un Prophète", Xavier Giannoli - "A l'Origine", Gaspar Noe - "Soudain le Vide", Quentin Tarantino - "Inglorious Basterds", Ken Loach - "Looking for Eric", Lars von Trier - "Antichrist", Michael Haneke - "Le Ruban Blanc", Pedro Almodovar - "Les Etreintes brisées", Isabel Coixet - "Map of the Sounds of Tokyo", Marco Bellocchio - "Vincere", Jane Campion - "Bright Star", Andrea Arnold - "Fish Tank", Johnnie To - "Vengeance", Lou Ye - "Spring Fever", Philippin Brillante Mendoza - ''Kinatay'', Park Chan-wook - ''Bak-Jwi'', Ang Lee - "Taking Woodstock'', Tsai Ming-Liang - ''Visage'', Elia Suleiman - "The time that remains".

Cannes Film Festivalinde "Altın Palmiye" ödülünü geçen yıl Fransız Laurent Cantet'in yönetmenliğini yaptığı "Entre les Murs" filmi kazanmıştı.

14 Nisan 2009

Bugün Benim Doğum Günüm






















Bugün doğum günüm ama sabahını eşim sayesinde adliyede geçirmek zorunda kaldığım bir doğum günü oldu.

Herşeye rağmen hiç moralimi bozmadım ve çok çok çok güzel bir akşam geçirdim. Bugünümü güzelleştiren Ailem, Özlem'ciğim, Hale'ciğim ve Burçin'ciğime çok teşekkürler ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki benimlesiniz. Hepinizi çok seviyorum.

Yolun yarısına geldiğim bu yaşımın, önceki yaşlarımdan çok daha güzel olacağına inancım sonsuz.

Bu da, pek özel olmasa da, nedenini bilmediğim bir şekilde en çok sevdiğim fotoğrafım... :)

31 Mart 2009

Sandviç Ekmekleri ve #43 Ekmek Ye Etkinliği


Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket


Binbirçeşni'nin ev sahipliğini yaptığı #43 Ekmek Ye Etkinliği'ne de daha önce denediğim Nurcan'cığımın tarifiyle katılıyorum.






Malzemeler:
1 su bardağı ılık su
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yumurta
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Yarım paket yaş maya (21 gr)
Aldığı kadar un

Üzeri için; su, susam, çörek otu, haşhaş tohumu veya ayçekirdeği içi

Yapılışı:
-1 bardak ılık suyu bir kaseye alın, içine, elinizle ufaladığınız yaş mayayı koyun. Karıştırın. 5 dakika bekletin. Mayayı eritirken kullandığınız sıvının sıcaklığı elinizin dayanacağı kadar sıcak olmalıdır. Daha az ısılarda mayanız erimeyebilir.

-Daha sonra bekleyen mayanızı tekrar karıştırıp, yoğurma kabınıza alıp, diğer malzemeleri ekleyin. Unu azar azar ve kontrollü ilave edin. Ele fazla yapışmayan, toparlanan yumuşak bir hamur elde edin. Ben 3,5 su bardağı un koydum.

-Hamur yoğurma kabınızın üzerini, nemli bir kurulama bezi ile veya birkaç yerinden deldiğiniz streç film ile kapatın. Yoğurduğunuzdaki büyüklüğünün iki katına çıkana kadar, yaklaşık 1 saat sıcakça bir yerde mayalandırın.
















-Sürenin sonunda hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp, yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizin.
















-Tepside de 10-15 dakika kadar daha mayalandırın.

















-Sonra üzerlerine yumurta fırçasıyla su sürün. Bıçakla + şeklinde kesikler atın. En üstüne de haşhaş tohumu veya çörek otu, susam karışımı serpin.

Tepsinizin bir kenarına fırına dayanıklı bir kasede su koyun.


















-Daha önce 200 dereceye ısıttığınız fırında, üzerleri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkarınca da, üzerlerine elinizle su serpin.

Yumuşacık sandviç ekmekleriniz hazır. Şimdi ağız tadınıza göre içine istediğiniz kahvaltılıkları koymanız kalıyor.

Deneyenlere afiyet olsun.

Kuru Kayısılı Kek ve Kurutulmuş Meyveler Etkinliği

kurutulmus meyveler

Ne zamandır etkinliklere katılmıyordum. Burcu'cuğumun bloğunda görünce eski bir tarifimle, Sarıkuş Seher Hanım'ın ev sahipliğini yaptığı "Kurutulmuş Meyveler" etkinliğine katılmak istedim.



















Malzemeler:
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağından 1 parmak az mısırözü yağı
1 orta boy yeşil elma
1 avuç kuru kayısı (10 adet)
1 avuç çeviz
1 tatlı kaşığı tarçın
Ayrıca 1 tatlı kaşığı un
3 yumurta




Yapılışı:
-Elmaların kabuklarını soyun ve minik küpler halinde doğrayın.
-Bir kasede 1 tatlı kaşığı un, 1 tatlı kaşığı tarçın ve bıçakla iri iri doğradığınız cevizleri karıştırın ve bekletin.
-Diğer bir kaseye kuru kayısıları koyup, üzerine sıcak su dökün. 10 dakika bekletin. Sürenin sonunda kayısıları süzüp, yine küp küp doğrayın.
-Çırpma kabında yumurta ve şekeri 5 dakika çırpın. Sıvı yağı ekleyip, biraz daha çırpın.
-Sonra küçük doğradığınız elmaları ve kuru kayısıları ekleyin. Tahta kaşıkla karıştırın.
-Unu ayrı bir kaba eleyin. Yumurtalı karışıma yine tahta kaşıkla karıştırarak ekleyin.
-En son tarçınlı cevizi karışıma ekleyin. Kısaca karıştırın.
-20 cm kelepçeli kalıbınızın kenarlarını margarin ile yağlayın, altının büyüklüğünde kestiğiniz yağlı kağıdı, tabanına yayın.
Silikon kalıp da kullanabilirsiniz.
-180 dereceye daha önce ısıttığınız fırına verin. 40-50 dakika kadar pişirin. Fırından almadan önce bıçağı kekin ortasına batırarak pişip pişmediğini kontrol edin. Bıçak temiz çıkıyorsa pişmiştir. Kek harcı bulaşmış çıkıyorsa biraz daha pişirilmelidir.

Afiyet Olsun.

27 Mart 2009

Hayatı ıskalama lüksün yok senin!

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin.....

Mehmet Coşkundeniz

22 Mart 2009

Mükemmel Kadın Olmayın!

“Mükemmel kadın” denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!

Mükemmel Kadın Olmayın!

İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!

Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.

İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.

İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. “Benim neyim eksikti?” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.

İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.

Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.

Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.

Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.

İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

20 Mart 2009

Sobe...

Sevgili Betül Arkadaşım beni sobelemiş.

Konusu da lakaplar...

Sürekli söylenen bir lakabım olmadı hiç ama, eski arkadaşlarım Ebuş, Chaplincafe Burcu'cuğum Ebruş der bazen.

Bir de ortaokuldaydı sanırım yanaklarım hep pembe pembe olduğundan Matematik öğretmenim Portakal Güzeli derdi. :)))

Ben de Burcu'cuğumu sobeliyorum. Tabii isterse...

Sobe için de çok teşekkürler Betül'cüğüm...

12 Mart 2009

Aldatan koca ve sevgilisi aldatılan eşe tazminat ödeyecek

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11192474.asp

A.A
Aldatan koca ve sevgilisi aldatılan eşe tazminat ödeyecek
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, resmi nikahlı eşi olduğu halde başka bir kadınla evlilik dışı birliktelik yaşayan kişi ile birlikte yaşadığı kadının, resmi nikahlı eşe manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Ankara'da Ş.C. isimli kadın, resmi nikahlı eşi M.C'nin kendisini aldattığını iddia ederek, eşi M.C. ve eşinin birlikte yaşadığını ileri sürdüğü G.G. aleyhinde “kişilik değerlerine zarar verildiği” gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı.

Dava dilekçesinde, M.C. ve G.G'nin, birlikteliklerini kabul ettirmek için akraba-arkadaş ziyaretlerinde bulundukları da ifade edildi.

Davaya bakan asliye hukuk mahkemesi, M.C. hakkındaki davada aile mahkemesinin görevli olduğu, G.G. hakkındaki davanın ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.

Davacı Ş.C'nin, yerel mahkemenin kararını temyiz etmesi üzerine, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından görüşüldü.

Yerel mahkemenin kararını bozan Daire, öncelikle dava konusu eylemde aile mahkemelerinin değil, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verdi. Dava konusu olayın, davalı eş M.C'nin “haksız eylem niteliğindeki davranışından” kaynaklandığına işaret eden Daire, yasalara göre haksız eylem nedeniyle açılan davalara genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemelerinin bakabileceğine hükmetti.

Yerel mahkemenin her iki davalı yönünden de işin esasını incelemesi gerektiğini vurgulayan Daire kararında, mahkemenin bu yönler üzerinde durmadan, olayın özelliklerine uymayan biçimde davalı eş yönünden görevsizlik kararı vermesinin bozma nedeni olduğu kaydedildi.

Davacı Ş.C'nin manevi tazminat talebinin de reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı vurgulanan Daire kararında, “Davalılar arasındaki bu birlikteliğin akraba-arkadaş ziyaretleriyle yakın çevrelerine kabul ettirme amaçlı davranışlarından dava dilekçesinde söz edilmiş olması, davanın sadece bu ziyaret olayına dayanılarak açıldığının kabulünü gerektirmez. Davalılar M.C. ve G.G. arasındaki uzun süredir devam ettiği anlaşılan evlilik dışı birliktelik, resmi nikahlı eş Ş.C'nin sosyal kişilik değerlerine zarar verir” denildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin iki davalı hakkında da bozma hükümleri kapsamında değerlendirme yaparak yeniden karar vermesini istedi.

10 Mart 2009

Sobe...

Blog yazarlığımın bana kattığı en değerli arkadaşlarımdan biri olan Sefertası Belgin Hanım'cığımın sobesini biraz geç olsa da cevaplıyorum.

Sobe için teşekkürler Belgin Hanım'cığım... :)

*Aile denince aklınıza ilk gelenler?

Aile denince; evliliğinin son gününde de, bu fotoğraftaki gibi, ilk günkü mutlulukla, gülen gözlerle birbirine bakabilen eşler geliyor aklıma. Bir psikoloğun dediği gibi asıl sevmenin "rağmen sevmek" olduğunu bilen eşler...

Ayrıca aile demek, koşulsuz sevmek, sonsuz paylaşım, destek, huzur, güven ve sadakat demek benim için...



*Kısaca günlük programınız?

Sabah oğluşumla kahvaltı ediyor ve onu okula götürüyorum. Öğlene kadar evi toparlayıp, 13 gibi onu almaya gidiyorum.
Eve geldiğimizde yemek yiyip, oğlumun keyfine ve havaya göre dışarıya çıkıyoruz. Bazen Anneanne'ye, bazen Teyze'ye, bazen Metrocity'e, bazen Doğuş Power Center'a, bazen İkea'ya, bazen Ümraniye Carrefour'a, bazen site içindeki parklara vs...
Dışarı çıkmışsak akşam yemeğini dışarıda yiyip eve geliyoruz.
21-22 arası oğluş uyuyor. Ben de onunla uyumaya çalışıyorum.

Yani tüm günüm oğluşun emrinde geçiyor denebilir. :)

*En çok ilgilendiğiniz uğraşınız?

Aslında oğlum tüm vaktimi alıyor, ama arada yapmaktan zevk aldığım şeylerin başında yeni tarifler denemek ve bol bol kişisel gelişim kitapları okumak geliyor.

*Yemek yaparken dikkat ettiğiniz noktalar?

Misafirim gelecekse mutlaka daha önceden deneyip beğendiğim tarifleri hazırlıyorum.

Diğer zamanlarda evde sadece ben ve oğlum olduğundan, onun yediği sınırlı yiyeceklerle alternatifler oluşturmaya çalışıyorum. Gün içinde süt, et grubu, meyve, bal ve biraz da karbonhidrat yediğinden eminsem sorun yok. Sebze yemeklerine bir türlü alışamadı. İlaç niyetine kapsül kadar yiyor yaptığım zeytinyağlılardan. :)

*En çok sevdiğiniz çiçek?

Kasımpatı,papatya ve beyaz gül (Ama en çok kasımpatı)

*Sevdiğiniz huyunuz?

Kendime yapılmasını istemediğim şeyi asla başkasına yapmam!

*Sevmediğiniz huyunuz?

Yumuşak yüzlü oluşum. Hayır demeyi becerememem.

Bununla ilgili daha önce bahsettiğim "Sınırlar" isimli bir kitap okuyorum. Aynı dertten muzdarip arkadaşlar varsa mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum.

9 Mart 2009

Bloğum Bugün 2 Yaşına Girdi :)

Bugün blogcuda ilk yazımı yazmamın üzerinden 2 yıl geçmiş.

Bloğumun ikinci yaşı için çok güzel bir pasta yapmayı düşünmüştüm ama oğlumun ve benim rahatsızlıklarım el vermedi. İlerleyen günlerde bunun için fırsatım olur dilerim.

Son iki yılda hayatımda değişmeyen pek birşey kalmadı gibi. Ama inanıyorum ki herşey bundan sonra çok daha güzel olacak.

Benimle olan tüm dostlara sonsuz teşekkürler...

23 Şubat 2009

Güneşim Su Çiçeği Oldu :(



Canım oğlum Güneş'ciğim bugün su çiçeği oldu.

Ben de ağır bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorum. :(

İkimiz de tamamen iyileşene kadar evimiz karantinada...

19 Ekim 2008

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü / Friendship Around The World Award

Sevgili Bir Demet Fesleğen Eda Arkadaşım, beni bu özel ödüle layık görmüş. Nasıl teşekkür etsem bilemiyorum. :)))

Ödülün amacı arkadaş listenizdeki bloggerları dünya çapında tanıtabilmek.

Sizi seçen arkadaşınızın listesindeki sayıdan bir fazla kişiye bu ödülü vermeniz gerekiyormuş. Ama Eda'cığımın listesi biraz uzun olduğundan, ondan fazla kişiye ödül veremiyorum. :)

Ben de zor günlerimde yanımda hissettiğim, onlara uğrayamadığım zamanlarda da hatırımı sormaktan hiç vazgeçmeyen, daha önceden ödülü başka arkadaşlardan almamış bloggerlarla bu ödülü paylaşmak istedim.

Eda'cığım ödül için tekrar teşekkürler.

Ödül'e layık canım arkadaşlarım;

www.chaplincafe.blogspot.com
www.cincinsfikirli.blogspot.com
www.aslininmutfagi.blogspot.com
www.fatosunmutfagindan.blogspot.com
www.soframdan.blogspot.com
www.maviveportakal.blogspot.com
www.kizilciksurubu.blogspot.com
www.sofraozlemi.blogspot.com
www.disalce.blogspot.com

Not: Delfina'cığım seni başka bir arkadaşın listesinde gördüğümden eklemedim. Yoksa sen de benim için çok özelsin. Blogcu oldukları için bu listeye ekleyemediğim Belgin Hanım'cığım, Esra'cığım ve Nurcan'cığım sizleri de çok seviyorum...

Karbonhidrat Diyeti (Ye+İç=Zayıfla)