26 Kasım 2007

Frambuazlı Cheesecake #Kaynana Çatlatan Tarifler

kaynanacatlatantarifler





Malzemeler:
Tabanı için;
1 paket (165 gr) Eti Burçak Bisküvi
Yarım su bardağı fındık içi
100 gr tereyağı

Üstü için;
500 gr labne peynir
3 bütün yumurta
1 yumurtanın sarısı
1 su bardağından 1 parmak az toz şeker
1 tepeleme yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı krema
Ayrıca üzerine serpiştirmek için; 20 adet donmuş frambuaz (veya çilek, veya vişne)

Yapılışı:
-Taban için; önce bisküviyi robottan geçirip, iyice un haline getirin. Tereyağını eritip, ılıtın. Fındıkları kalınca rondoda çekin. Hepsini birlikte yoğurup, sıkıştırarak 24 cm çaplı kelepçeli kalıbınızın tabanına yayın. Diğer üst malzemesi hazırlıklarını yapacağınız süre boyunca kalıbınızı buzdolabında bekletin.
-Üstü için;
-Krem peyniri, toz şekeri ve unu çırpma kabınıza alıp, 5 dakika kadar mikser ile çırpın.
-Yumurtaları yavaş yavaş ekleyerek çırpmaya devam edin.
-Kremayı da ekleyin. Hepsi karışacak kadar karıştırın.
-Buzdolabında beklettiğiniz tabanın üzerine karışımı dökün.
-Donmuş frambuazları buzlu buzlu kremanın içine batırarak serpiştirin. Üstten görünmeyecek şekilde içlerine gömülmelerini sağlayın.
-Fırını 220 dereceye ısıtın. Çoğu kez üzerleri çatlasa da bazen işe yaradığı için yazmak istedim; fırınınızın içine, ısıya dayanıklı bir kap ile su koyun, kalıbınızı da yanına koyun. 15 dakika pişirin. Daha sonra fırının ısısını 100 dereceye düşürüp, 50-60 dakika daha pişirin.
-Kalıbınızı fırından çıkarıp, tel üzerinde oda sıcaklığına gelinceye kadar bekletin.
-Daha sonra buzdolabına koyup, en az 6 saat sonra servis edin. Tabanı dağılabileceğinden, kelepçeli kalıbınızın tabanını çıkarmadan servis etmenizi tavsiye ederim.

Afiyet Olsun.

24 Kasım 2007

Ben Geldimmm...

Herkese Selamlar,

Yokluğumda da, mesajları ile beni yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

Tatilimiz, eşimin işleri nedeniyle, sandığımızdan uzun sürdü. Kaldığımız otelin odalarında internet erişimi olmadığından, internet odalarındaki bağlantı da çok kötü olduğundan mesajlarınıza cevap yazamadım.

En kısa zamanda tatil fotoğraflarımı bloğuma ekleyeceğim.

Hepinize kocaman öpücükler ve sevgiler...

7 Kasım 2007

Beyaz Çikolatalı Muhallebi


Koskoca yaz geçti ancak eşimin işleri nedeniyle bu yaz tatil yapamadık. Bu yılki tek avuntumuz yaz başında gittiğimiz Assos gezimiz.

Tam zamanlı çalışırken de hep böyle olurdu. Herkes tatillere gider, bronzlaşır gelir, ben bembeyaz dururdum içlerinde. Eylül veya ekimde gidebilirdik tatile. Bu sene iyice abartarak kasıma kadar kaydı tatilimiz.

Bu akşam Antalya'ya gidiyoruz ama o da tam tatil için denemez. Eşimin oradaki şantiyede işleri var. Biz de arada dinlenebilirsek tatil yapmış olacağız. Hem ziyaret, hem ticaret denen cinsten.

İşlerim yüzünden yanımda bilgisayarım olacak. Eğer fırsat bulursam tatildeyken de bloğuma fotoğraflar eklemeye, yorumlarınıza cevap vermeye çalışırım.

Gitmeden bu akşamki denememi sizinle paylaşmak istedim.

Oğlum Danette'nin Çikolatalı-Vanilyalı İkilim'ini çok seviyor. Bu tür yiyeceklerden çok hazzetmeyen ben, daha önce tarifini yazdığım supangle ile birleştirebileceğim, bir muhallebi arayışına girdim. Düz bir muhallebi pişirip, beyaz çikolata ekleyeyim dedim. Tadını ben beğendim, ama oğlum supangle kadar çok sevmedi.

Siz de beyaz çikolata tadını seviyorsanız deneyin derim. Sevmiyorsanız bunu da sevmezsiniz. :)
Oğlumun daha çok sevebileceğini düşünerek, bir sonraki denemem, çok az tereyağı ekleyip, unu kavurarak yapılacak!

Malzemeler:
2,5 su bardağı süt
2 çay bardağı un
1 çay bardağı toz şeker
1 paket beyaz çikolata (80 gr.)

Yapılışı:
-Tencerenize unu ve şekeri koyun. Azar azar, sürekli karıştırarak sütü ekleyin.
-Orta hararetteki ocağınıza alıp, sürekli karıştırarak, pişirin. Kaynamaya başladıktan sonra, 1 dakika daha pişirin.
-Ocaktan alın ve alır almaz, kare parçalara böldüğünüz beyaz çikolatayı ekleyin. Karıştırarak çikolatayı eritin.
-Muhallebinizi mikser ile 5 dakika kadar çırpın.
-Kuplara paylaştırın. Oda sıcaklığına geldiğinde üzerini streç film ile kapatarak buzdolabında soğutun.
-Soğuk servis edin.

Afiyet Olsun.

4 Kasım 2007

Sucuklu ve Kaşarlı Ekmekler


Sadece zeytin peynirle yapılan kahvaltıları hiç sevmem.

O yüzden mümkün olduğunca değişik şeyler yapmaya çalışırım.

Bu da severek yediğimiz kahvaltılıklardan biri...

Malzemeler:
8 dilim tost ekmeği (veya ince dilimlenmiş bayat ekmek)
8 ince dilim taze kaşar
16 dilim sucuk








Yapılışı:
-Fırınınızı 200 dereceye ısıtın.
-Fırın telinizin üzerine ekmekleri dizin.
-Çok ince kesilmiş taze kaşar ve sucuk dilimlerini fotoğraftaki gibi yerleştirin. Ben bu sefer dilimlenmiş tost kaşarlarından kullandım. Siz de peyniri ne kadar ince keserseniz o kadar güzel olacaktır.
-Fırınınızın alt katına, içine 2 su bardağı su koyduğunuz tepsiyi yerleştirin. (Eğer ekmeklerin yumuşak olmasını istemiyorsanız, kıtır kıtır seviyorsanız, su dolu tepsiyi koymamalısınız. Sadece tel üstünde ekmekleri fırına vermelisiniz. Biz yumuşak ekmekli sevdiğimiz için, ben bu yöntemi uydurdum.)
-Onun üst katına üzerinde ekmekler bulunan teli koyun. 10 dakika bu şekilde pişirin.
-Daha sonra fırınınızın ızgara ayarını açıp, 5 dakika, üzerleri kızarana kadar fırında tutun.
-Fırından çıkarıp, sıcak servis edin.

Afiyet Olsun.

Yeşil Mercimek



Malzemeler:
2 su bardağı yeşil mercimek
2 adet orta boy kuru soğan
3 adet domates
1 tepeleme tatlı kaşığı salça
5 yemek kaşığı sıvıyağ
1 su bardağı erişte
Su, tuz

Yapılışı:
-Mercimekleri ayıklayıp, yıkayın.
-Üzerini 4 parmak geçecek kadar su koyup, 15 dakika haşlayın. Haşlanma sırasında çıkan köpükleri kaşıkla alıp, atın. Daha sonra süzün. Bir kenarda bekletin.
-Soğanları ince doğrayıp, sıvıyağ ile birlikte tencereye alın. Kavurun.
-Domatesleri rendeleyip, kabuklarını atın. Domates rendesini ve salçayı tencereye ekleyip, 5 dakika kadar pişirin.
-6 su bardağı kaynamış su ve 1 tatlı kaşığı tuz ekleyin.
-Su kaynamaya başlayınca, süzülmüş mercimekleri ve erişteleri ekleyin.
-Mercimekler ve erişteler iyice yumuşayıncaya kadar yaklaşık 20 dakika daha pişirin.

Afiyet Olsun.

Nil Karaibrahimgil Keki


Daha önce Nil Karaibrahimgil'in Kek adlı şarkısının klibinde ekranda beliren tarifi sizinle paylaşmış en kısa zamanda deneyip, sonucu bloğuma yazacağımı söylemiştim.

Bu yazım için buraya tıklayabilirsiniz.

O kısa zaman biraz uzun sürse de, dün tarifi denedim. Aslında tarifin bir şakadan ibaret olduğunu da düşünmedim değil. Ama sonra klibin sponsorunun Hüner Margarin olduğunu gördüm ve denemeye karar verdim. Bildiğimiz keklerden farklı, bol krem şanti sayesinde benim çok sevdiğim nemli keklerden oldu. Tek sorun içindeki kuruyemişler. Aslında kuruyemişli kek sevenler için çok güzel, ama ben meyvelileri tercih ediyorum. Bir dahaki sefere mutlaka kuru meyveli olarak deneyeceğim.

Klipteki tarif sadece malzeme listesinden ibaret. Ben 'engin kek tecrübeme :P' dayanarak, tarifi sizin için detaylandırdım.

Şaka bir yana birkaç ay önce bir hanım dergisinde Demet Akbağ'ın kız kardeşi Sedef İybar'ın, mükemmel kek yapmanın sırrının, yumurtanın sarısı ve beyazının ayrı ayrı çırpılması olduğunu söylediğini okumuştum. (Sedef Hanım, yurtdışında davet ve organizasyon konusunda eğitim almış, bir süre sahibi olduğu yemek okulunda öğretmenlik yapmış bir hanım imiş.)

Bu bilgiden hareketle işte Nil'in Keki;
(Annelerimizin tarif defterlerindeki yemek isimleri; Eser Hanım'ın Poğaçası, Sevil'in Keki şeklindedir ya, bu da öyle bir isim olsun istedim.)
Ekranda Görünen Malzeme Listesi:
1 adet portakal
50 gr iç badem
50 gr tuzsuz antep fıstığı
1 kutu (2 paket) krem şanti
3 yumurta
1 paket hüner margarin
2 su bardağı pudra şekeri
2 su bardağı un
2 tatlı kaşığı kabartma tozu

Tarafımdan Düzeltilmiş Malzeme Listesi:
1 adet portakal
50 gr iç badem (Yarım su bardağından 1 parmak fazla)
50 gr tuzsuz antep fıstığı (Yarım su bardağı)
1 kutu (2 paket) krem şanti + 2 su bardağı soğuk süt
3 yumurta (Oda sıcaklığında)
1 paket hüner margarin veya tereyağı (Eritilmiş)
2 su bardağı pudra şekeri (Elenmiş)
2 su bardağı un (Elenmiş)
1 paket kabartma kabartma tozu

Yapılışı:
-Fırınınızı 180 dereceye ısıtın.
-Margarininizi eritin ve ılıtın. (Tereyağı da kullanılabilir.)
-Soyulmuş bademiniz yoksa, bir tencereye 2 bardak kadar su koyun kaynatın. Kaynamaya başlayınca kabuklu bademlerinizi içine atıp, 10 dakika haşlayın. Sürenin sonunda bademleri süzüp, kabuklarını soyun. Bademleri bıçakla dörde bölün. Bir kenarda bekletin.
-Krem şantilerin kutularının içinde 2 paket şanti bulunur. Çırpma kabınıza 2 su bardağı soğuk süt koyun. Üzerine şantileri boşaltıp, 3 dakika kadar, önce mikserin düşük hızı ile, sonra yüksek hızı ile çırpın.
-Ayrı bir yerde, yumurtalarınızın sarısını ve beyazını ayırın. Beyazının içinde sarısından bir damla bile olmaması çok önemlidir. Sarısına beyazından bulaşmasında bir mahsur yoktur.
-Çırpma kabınıza yumurta aklarını koyun. 1-2 dakika, köpürene kadar çırpın. Elenmiş pudra şekerini ekleyip, iyice kabarana kadar çırpmaya devam edin. Hazırlamış olduğunuz şantiyi, yumurta aklarına ilave edin.
-Daha sonra, eritilip, ılıtılmış margarininizi ekleyin. Çırpın.
-Portakalın kabuğunu rendenin ince kısmı ile rendeleyip, suyunu sıkın. Kabuk rendesi ve portakal suyunu da karışıma ekleyin. Karıştırın.
-Unu ve kabartma tozunu da harcımıza eleyip, iyice karıştırın.
-Kuruyemişleri 1 yemek kaşığı un ile karıştırıp hamura ekledim, ancak hamurun kıvamı ve kuruyemişlerin ağırlığı nedeniyle homojen bir dağılım sağlayamadım. (Eğer kuru meyveli deneyecekseniz, meyvelerin dibe çökmemesi için bu yöntemi uygulayabilirsiniz.) Siz un eklemeden doğrudan kuruyemişleri hamura ekleyebilirsiniz.
-26 cm çaplı kelepçeli kalıbın tabanının çapında yağlı kağıt kesip, altına koyun. Kenarlarını margarin ile iyice yağlayın ve kek harcını koyun.
-180 dereceye daha önce ısıttığınız fırına verip, 50-60 dakika kadar pişirin. Kürdan provası ile fırından alın. Kalıpta iyice ılınmasını bekleyip, bir bıçakla kalıbın kenarından geçip, ayrılmasını sağlayın. Servis tabağınıza keki ters çevirip, altındaki yağlı kağıdı çıkarın. (Minik muffin kalıplarında pişirmek isterseniz, pişme süresi 30 dakika kadar olacaktır.)
-Üzerine pudra şekeri serpip servis edin.





Afiyet Olsun.

2 Kasım 2007

Yemek Yapmaya Yeni Başlayanlar İçin Bezelye :)


Bir araştırma yapsalar, ilk yaptığınız yemekleri sıralayın deseler sanırım çoğu kişi; yumurta, tost, makarna, menemen ve patates yemeği der.

Evlenmeden önce pek yemek yaptığımı söyleyemeyeceğim. Hala daha çok da sevmem zaten. (itiraf.com)

Kız kardeşimle birlikte kek, kurabiye, börek çok yapardık ama yemek işi hep Annem'in idi. Yemeklere hazırlık aşamasında yardım etsek de, tamamını bizim yaptığımız yemek yok denecek kadar azdı.

Annem yanımda yokken ilk yaptığım yemek patates yemeğidir. Bu en basit yemeği bile yapmak dert olmuştu o zaman. Soğanı kavruluyo muydu, çiğ mi konuluyordu, salça ne kadar eklesem, suyu çok mu acaba gibi gereksiz bir sürü soru ile, sonuçta ne çıkacağını bilmeden yapmıştım ilk seferinde. Bu tarif çok kolay olsa da, benim gibi ilk kez yemek yapacak bir arkadaşımız olabilir düşüncesiyle bloğuma ekleyeyim dedim.

İlk yapacaklar için bu yemeği sadece patatesle pişirmek daha kolay olabilir. Sonra sırasıyla, havuçlusunu ve bezelyelisini deneyebilirsiniz. Hatta belki etlisini bile yaparsınız, kim bilir? :)
(Gülmeyin gerçekten yapamıyordum.)

Malzemeler:
1 adet orta boy kuru soğan
6 adet orta boy patates
3 adet büyük boy havuç
2 su bardağı donmuş taze bezelye tanesi (veya bezelye konservesi)
3 adet domates
1 tatlı kaşığı tepeleme domates salçası
4 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz, su

Yapılışı:
-Hazırlık olarak;
Soğanı soyup, çok ince doğrayın.
Patatesi soyup, 2 kesme şeker büyüklüğünde küpler şeklinde doğrayın. Yıkayın.
Havucun kabuklarını kazıyıp, 1 kesme şeker büyüklüğündeki küpler şeklinde doğrayın.Yıkayın.
Domatesleri yıkayıp rendeleyin ve kabuklarını atın.
-Tencereye 4 yemek kaşığı sıvı yağ ve doğranmış soğanı koyup, soğanlar iyice yumuşayıp, sararana kadar kavurun. (Pembeleşene kadar diyenlere kulak asmayın, ben pembeleşen soğan görmedim şimdiye kadar. :))
-Rendelenmiş domatesleri ve salçayı ekleyip 5 dakika orta hararetteki ateşte, arada karıştırarak pişirin.
-Taze bezelye kullanıyorsanız, yıkayıp, süzün ve tencerenize ekleyin. (Konserve kullanıyorsanız bu aşamada eklemeyin, daha sonra eklenecek.) 10 dakika, yine arada karıştırarak pişirin.
-Küp doğranmış havuçları ekleyin, 5 dakika daha pişirin.
-En son patatesleri ekleyin ve yine 5 dakika daha pişirin. (Sebzeleri kısa sürelerde de olsa kavurmak, lezzetlerini artıracaktır.)
-Sürenin sonunda tencerenize, 4 su bardağı kaynamış su ve 1,5 tatlı kaşığı tuz ekleyin. Kaynamaya başlayınca altını kısın ve 60 dakika kadar, yani bütün sebzeler iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. 30 dakika sonrasında tuzunu ve suyunu kontrol edin. Ben yemeğime pişme esnasında, birkaç seferde olmak üzere, 3 su bardağı daha kaynamış su ekledim. Unutmamanız gereken yemeğinize pişme esnasında kesinlikle soğuk su koymamanızdır. Çok bilinen deyişle "pişmiş aşa 'soğuk' su katılmaz".
Konserve bezelye kullanıyorsanız 40.dakikada yemeğinize eklemelisiniz. Konserve sebzeler zaten haşlanmış olduklarından, yemeklere pişmelerine yakın eklenirler.
-Ve artık yemeğiniz hazır. Gururla sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

1 Kasım 2007

Kevgir'in 4. sayısı çıktı!























İlgiyle ve merakla takip ettiğim sanal dergi Kevgir'in 4. sayısı çıktı!.

Bu sayısında, sık sık yaptığım surat kurabiyelerimin tüm yapılış aşamalarını ve kullandığım malzemelerin yapılışlarını detaylı bir şekilde, fotoğraflarıyla görebilirsiniz. Ayrıca bir kurabiye dosyaları var ki, herkesin damak zevkine göre bir tat var.

Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Diğer sayıları gibi harika bir dergi daha sizi bekliyor.

Dergiyi hemen incelemeye başlamak için buraya tıklayabilirsiniz.



Mantı Muamelesi Gören Sarma


Annemin evinde genellikle, etli dolma kara lahana yaprağından, zeytinyağlı dolma da asma yaprağından yapılırdı.

Küçükken asma yaprağının boğazıma takılmasından dolayı, bir süre nefessiz kalıp, ölüm tehlikesi atlatmışlığım da olduğundan, tadını sevsem de pek hazzetmem kendilerinden.

Ancak eşim çok sevdiği için nadiren de olsa, asma yapraklı sarma yapıyorum. Eşim Zonguldak Devrek'li. Orada yöresel olarak sarmanın pişme suyuna salça veya domates konup, sarmaların üzerine sarımsaklı yoğurt dökülüp, en üstüne de sarmanın suyundan gezdirilirmiş. Ben de şimdiye kadar öyle yapıyordum. Son pişirdiğimde dolmanın suyu gözüme az görününce, ben de mantı gibi tereyağlı bir sos hazırlayayım dedim. İnanın diğerinden çok daha güzel oldu. Yapraklar çok ince olduğundan tadı mantı gibiydi desem çok abartmış olmam. :)

Sarmanın tarifini daha önce vermiştim ancak bu şekle uyarlanmış halini tekrar yazıyorum.

Malzemeler:
300 gr salamura asma yaprağı
500 gr kıyma
Yarım su bardağı pirinç
2 soğan
1 çay kaşığı karabiber
Yarım demet dereotu
Tuz, sıvı yağ, su
Sosu için;
4 yemek kaşığı tereyağı
1 tepeleme yemek kaşığı salça
Dilerseniz 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
Ayrıca, sarımsaklı yoğurt

Yapılışı:
-Salamura asma yapraklarını ılık suda bekletip, tuzunun azalmasını sağlayın. Bir kaç kez suyunu değiştirip, yaprakları yırtmadan dikkatlice sıkın. Bir kenarda bekletin.
-Soğanları ince ince doğrayın. 5 yemek kaşığı sıvı yağ ile birlikte, kapaklı bir tavaya alın. Kavurun.
-Ayıklayıp, yıkadığınız pirinçleri ve 1,5 su bardağı sıcak suyu kavrulan soğanlara ekleyin. Kapağını kapatıp, altını kısın. 7-10 dakika arası, suyunu çekene kadar pişirin. (Altının tutmamasına dikkat edin.) Ocağı kapatın.
-1,5 tatlı kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karabiber, kıyma ve ince kıyılmış dereotu ekleyin. Karıştırın. Dolmamızın içi hazır.
-Yayvanca bir tencerenin altına, nispeten kalın ve büyük olan asma yapraklarını 1 veya 2 sıra dizin. Bu dolmanızın dibinin tutmaması için gerekli.
-Yapraklarınızın saplarını koparın, teker teker küçük bir tepsi veya düz bir tabağınızın içine, parlak yüzleri altta kalacak şekilde, koyun. Geniş kenarlarına içten, birer tatlı kaşığı kadar koyup, önce kenarlarını içine katlayıp, yuvarlayarak sıkıca sarın. Yapraklarınız büyükse, tam kalın damarının olduğu yerden, ortadan ikiye kesipte de kullanabilirsiniz. Bu şekilde kullanıyorsanız kalın damarını da koparıp atın.
-Bu şekilde, yapraklarınızın tamamını sarıp, tencerenize aralık bırakmayacak şekilde dizin.
-Tencerenizin içine oturacak şekilde, ısıya dayanıklı bir tabağınızı ters çevirerek kapatın. Bu da kaynayan su içinde sarmalarınızın dağılmamasını sağlayacaktır. Kenarından 2 su bardağı su ve 3 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyin. Yapraklarınızın tuzunu iyice çıkardığınızdan eminseniz çok az tuz ekleyebilirsiniz. Ama bu pek mümkün olmadığından ben yaprakların tuzuyla pişirmenizi tavsiye ederim.
-Tencerenizi ocağa koyun, kaynayınca altını kısın. Yapraklarınız iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. 20 dakika sonra, 1 su bardağı daha sıcak su ekleyin. Benim sarmamın pişmesi yaklaşık 60 dakika sürdü. Siz 40 dakikadan sonra kontrol etmeye başlayabilirsiniz. Çünkü yaprağın cinsine göre pişme süresi değişecektir. Üzerine kapattığınız tabağın kenarlarında suyun kaynadığını görmek, suyunu çekmediğini düşündürmemelidir. Arada mutlaka, tabağı maşa ile kaldırıp suyunu kontrol edin.
-Ayrı bir tavaya tereyağını, salçayı, isterseniz kırmızı pul biberi koyun. Orta ateşte sürekli karıştırarak, salçanın erimesini sağlayın. Yağ iyice kızıp, salça eridiğinde, tabağa alınıp, üzerine sarımsaklı yoğurt dökülmüş sarmalarınızın üzerine gezdirin.

Afiyet Olsun.