13 Ağustos 2008

Sobe...

Sevgili Hanım İğnesi Ayla arkadaşım beni uzunca bir süre önce sobelemişti.

Kendisine çok çok teşekkürler ediyor, özürlerimle birlikte hemen cevaplarımı yayınlıyorum.

Ayla'cığım beni sobelediğinden beri yeni tarif eklemiyor bloğuna. Dilerim hamileliğinde herşey yolunda gidiyordur ve hatta kimbilir belki bebişini kucağına bile almıştır. :)

Bakalım kaç tanesi gerçek olacak!

Önce oğluşum ile ilgili dileklerim;
-Oğlum ömrü boyunca çok mutlu, huzurlu, başarılı, akıllı ve sağlıklı olsun. Savaşsız bir dünyada barış, bolluk ve refah içinde yaşasın.
-Güzel bir eğitim hayatı sürsün.
-Çok mutlu olacağı bir meslek sahibi olsun.
-Vatanına milletine hayırlı bir vatandaş, bizlere de hayırlı bir evlat olduğunu görmek kısmet olsun.
-Onu çok sevecek, onun da çok seveceği bir kızla evlensin. Mutlulukları bir ömür boyu sürsün. Hayırlı, güzel çocukları olsun.
-Allah oğluşumun acısını bana göstermesin. Hayatım boyunca onunla ilgili hep çok mutlu şeyler yaşayayım.

Ve evladımla ilgili bu dileklerim, hepimizin çocukları için de geçerli olsun.

Kendim için dileklerim;
-Ailemle birlikte çok mutlu, huzurlu, keyifli, sağlıklı bir ömür süreyim.
-Yeniden iş hayatıma döneyim. Çok mutlu olacağım bir işim olsun.
-İleride kendi işimin patronu olabileyim.
-Bana ait bir evim olsun.
-Daha çok insana yardım edebileyim.
-Yardım kuruluşlarında daha aktif çalışayım.
-Dünyayı gezebileyim.
-Birden fazla yabancı dil bileyim.
-Sağlıklı bir şekilde biraz daha kilo verebileyim.
-Arabamı değiştireyim.


Hemen yapabileceğim halde, neden yapmadığımı bilmediklerim!

-Almanca ve İngilizce kursuna gidebilirim.
-Tenise yeniden başlayabilirim.
-Fotoğrafçılık kursuna gidebilirim. (Ayla'cığım gibi :))
-Evimi taşıyabilirim.

Bir daha dünyaya gelsem ve seçme şansım olsa!

-Daha güzel sesim olmasını ve bir enstrüman çalabilmeyi isterdim.
-Bu kadar zoru ve sorumluluk almayı seven birisi olmamak isterdim.
-Bazen bencil olabilmeyi isterdim.
-Hamileliğimde 9 ay boyunca, doğumdan sonra da oğlum bir aylıkkenden itibaren çalışmak zorunda kalmamış olmak isterdim. Oğlumun bana en çok ihtiyacı olduğu aylarında yanında olmuş olmak isterdim. :(((

11 Ağustos 2008

Simena Tatil Köyü



















Bu yıl mayıs ayı sonunda gittiğimiz Simena Tatil Köyü'ndeki fotoğraflarımızı şimdi ekleyebiliyorum bloğuma.

Simena'ya ilk kez 2000 yılında gitmiş ve pek beğenmemiştik. Bu yıl tatile gitmeden bir gün önce rezervasyon yaptırmak zorunda olduğumuzdan, sadece orada yer bulabildik. ETS'nin yetkilileri de tesisin yenilendiğini ve memnun kalacağımızı düşündüklerini söyleyince, tamam dedik.

Geçen 8 yıl zarfında tesisin odaları yenilenmiş, bahçeleri yine çok güzel, ancak çalışanları ve yemeklerinin kötülüğü hiç değişmemiş maalesef.

Hayatımın rutini diyetlerle geçtiğinden, tatillerde kendime izin verir ve gittiğim yerin mutfağına da çok önem veririm. Bu yıl hayatımda ilk kez bir tatilden kilo almayıp, üstüne 1 kg da vererek döndüm.

Tatil Köyü'nde konaklayanların yüzde doksandokuzu Alman ve Rus olduğu için, personel, nasıl olsa kimse anlamıyor diye, inanılmaz bir rahatlıkla ve terbiyesizlikle konuşuyorlardı.

Rahatsızlığınızı ilettiğiniz yetkililerin de onlardan pek aşağı kaldığını söyleyemeyeceğim.

Eşim hem tatil yapıp, hem de Antalya'da çalıştığı, resmi kurumlarda işi olduğu için, konaklayanları kollarına takmak zorunda bıraktıkları renkli plastik şeyi kullanmak istemedi. Girişte bunu kabul etseler de, tesiste kaldığımız süre boyunca bu konuda uğramadığımız taciz kalmadı. Bu tacize son gün ETS'nin elemanı da dahil oldu.

Siz yine de benim için yemekler ve çalışanlar önemli değil, odalara, çevresine ve denize bakarım diyorsanız, gitmenizde hiçbir mahsur yok. :)

Her türlü olumsuzluğa rağmen bahçelerinin mükemmelliğini belirtmeden geçemeyeceğim. Çevreye ait, görülmeye değer fotoğrafları da sizlerle paylaşayım istedim.




















Havuzun ilerideki kısmı çocuk havuzu, tam üzerine yerleştirdikleri kolonlarla, gün boyu yüksek sesle müzik yayını yapıp çocukların kulak sağlıklarını hiçe sayıyorlar.































































































































Oğlum ve babası dubada.



















Aslan oğlum dubadan dönüyor. :)



















Odamız.

































































































































































































Çocuk parkı.
























































Restoran.



















Oğlum kibritlerle adını yazdı. :)

9 Ağustos 2008

Yoğurtlu Ezme Patates Salatası


28 cm çaplı yuvarlak kalıp için;

Malzemeler:
1,5 kg patates
3 adet havuç
10 adet kornişon turşu
1 kutu konserve mısır (1 su bardağı kadar)
1 çay bardağı zeytinyağı
Karabiber, kırmızı pul biber, tuz

Üzeri için;
2 su bardağı yoğurt
3 diş sarımsak
Tuz

Yarım demet dereotu

Yapılışı:
-Patateslerin kabuklarını soyup, küp küp doğrayın. Bir tencereye alıp, üzerini 3-4 parmak geçecek kadar su ekleyin ve patatesler iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın, süzün. (Suyunu çekerse sıcak su ekleyin.)
-Havuçların kabuklarını kazıyıp temizleyin ve rendeleyin.
-Haşlanmış patatesleri bir kaba alıp, ezici veya çatal yardımı ile iyice ezin. Sıcakken rendelenmiş havuçları ekleyip iyice karıştırın.
-Ağız tadınıza göre tuz, karabiber, kırmızı biber ve zeytinyağını ekleyip karıştırmaya devam edin.
-En son süzülmüş konserve mısırları ve minik küpler halinde doğradığınız kornişon turşuları ekleyin. Ezmeden karıştırın.
-Servis kabınızı hafifçe ıslatın. Patates ezmenizi bastırarak kaba alın.
-Ayrı bir kapta yoğurt, ezilmiş sarımsak ve çok az tuzu karıştırıp patateslerin üzerine yayın.
-Salatayı iyice soğutun. İnce kıyılmış dereotu serpip, dilimleyerek servis edin.

Afiyet olsun.

8 Ağustos 2008

7 Ağustos 2008 Kuruçeşme Arena Ferhat Göçer Konseri



Dün akşam ani bir kararla Ferhat Göçer konserine gittik.

Güneş'in ilk konser deneyimi olması sebebiyle çok tedirgindim ama canım Oğlum sabırla ve arada da uyuyarak sonuna kadar dayandı.

Harika bir akşam geçirdik. Bunun için Özlem'ciğime ve sevgili Selma'ya çok teşekkürler ediyorum.

Ferhat Göçer'i canlı olarak ilk kez, 2 yıl önce Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında dinleme fırsatı bulmuştum.

Sahnede çok başarılı olduğunu söylemeliyim.

Bu akşam izlediğimiz de, aynı konser içinde pek çok farklı tarzdaki eseri dinleyebileceğimiz nadir performanslardan biriydi. Ayrıca vokalistine bayıldım...



















7 Ağustos 2008

Oba Restaurant ve Cafe


En sevdiğim yerlerin fotoğraflarını bloğuma eklemeye devam ediyorum.

Baltalimanı'ndaki Oba Cafe, arkadaşlarımla en sık gittiğim yerlerden biri. Bu manzaraya bakıp çayımı yudumlamak en büyük keyiflerimden...

Oba Cafe Baltalimanı'nda ve hemen yanında Oba Restaurant var.

Menüleri çok parlak olmasa da siz de benim gibi boğazı izlemeye bayılıyorsanız, uğramakta fayda var.

Restaurant kısmında sabahları açık büfe kahvaltıları da mevcut. Çeşitleri Doğatepe Restaurant ile karşılaştırılamayacak kadar az ama, dediğim gibi bu manzara için bile denenebilir.

İnternet siteleri;
http://www.obaparkcafe.com/
http://www.obasultancafe.com/



























































































Emek Mantı Evi


Şimdi diyet yaparken Mantı Evi'nde ne işin var diyenleriniz varsa hemen söyleyeyim, ben sadece salata yedim. :)

Detox Diyeti yapan canım arkadaşım Özlem'ciğim de çorba. :)

Bir nevi nefis terbiyesiydi diyebilirim.

Çünkü İstanbul'da yediğim en güzel mantıyı, çiğ böreği, etli sarmayı ve ev baklavasını yaptıklarını düşündüğüm bir lokantaya gidip sadece salata yemek acı vericiydi.

Emek Mantı Evi, Yeniköy'de, Çiller Hanımefendinin yalısının hemen karşısında. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Tabii diyette olmadığınız bir günde olmasına dikkat edin.


































6 Ağustos 2008

Portakal Şekerlemeli İrmikli Tatlı


Yaptığım diyet yüzünden, bloğum yemek bloğu olmaktan çıktı farkındayım arkadaşlar. :)

Arada yaptığım kaçamakların da olsa tarifini ekleyeyim bari. Yoksa beni hepten unutacaksınız. :)))

Geçen hafta sevgili Elif için yaptığım bu tatlıyı hepimiz çok sevdik. Elinizin altında portakal kabuğu şekerlemesi varsa mutlaka deneyin derim.

Malzemeler:

1 lt süt

8 çorba kaşığı irmik

13 çorba kaşığı toz şeker

1 paket vanilya

1 çorba kaşığı tereyağı veya margarin

2 yemek kaşığı küp küp doğranmış portakal kabuğu şekerlemesi


Yapılışı:

-Süt, irmik ve toz şekeri bir tencereye alın.

-Kaynayıp, kıvamı koyulaşıncaya kadar, orta ateşte pişirin.

-Kaynayınca, altını kısıp, margarin, portakal kabuğu şekerlemesi ve vanilyayı ekleyin. Yaklaşık 5 dakika daha, yeniden fokurdayana kadar, karıştırarak pişirmeye devam edin. Sonra ocaktan alın.

-20x30 ebatlarında servise uygun cam veya porselen kabınızı ıslatın. Bu sayede kestiğiniz dilimler, kalıptan daha düzgün ayrılacak, yapışmayacaktır.

-Tatlınız sıcakken servis kabınıza dökün. Üzerini düzeltin.

-Soğuyunca, üzerini streç film ile kaplayıp, buzdolabında en az 2 saat bekletin.


Afiyet Olsun.

Karbonhidrat Diyeti (Ye+İç=Zayıfla)