
Bu yıl mayıs ayı sonunda gittiğimiz Simena Tatil Köyü'ndeki fotoğraflarımızı şimdi ekleyebiliyorum bloğuma.
Simena'ya ilk kez 2000 yılında gitmiş ve pek beğenmemiştik. Bu yıl tatile gitmeden bir gün önce rezervasyon yaptırmak zorunda olduğumuzdan, sadece orada yer bulabildik. ETS'nin yetkilileri de tesisin yenilendiğini ve memnun kalacağımızı düşündüklerini söyleyince, tamam dedik.
Geçen 8 yıl zarfında tesisin odaları yenilenmiş, bahçeleri yine çok güzel, ancak çalışanları ve yemeklerinin kötülüğü hiç değişmemiş maalesef.
Hayatımın rutini diyetlerle geçtiğinden, tatillerde kendime izin verir ve gittiğim yerin mutfağına da çok önem veririm. Bu yıl hayatımda ilk kez bir tatilden kilo almayıp, üstüne 1 kg da vererek döndüm.
Tatil Köyü'nde konaklayanların yüzde doksandokuzu Alman ve Rus olduğu için, personel, nasıl olsa kimse anlamıyor diye, inanılmaz bir rahatlıkla ve terbiyesizlikle konuşuyorlardı.
Rahatsızlığınızı ilettiğiniz yetkililerin de onlardan pek aşağı kaldığını söyleyemeyeceğim.
Eşim hem tatil yapıp, hem de Antalya'da çalıştığı, resmi kurumlarda işi olduğu için, konaklayanları kollarına takmak zorunda bıraktıkları renkli plastik şeyi kullanmak istemedi. Girişte bunu kabul etseler de, tesiste kaldığımız süre boyunca bu konuda uğramadığımız taciz kalmadı. Bu tacize son gün ETS'nin elemanı da dahil oldu.
Siz yine de benim için yemekler ve çalışanlar önemli değil, odalara, çevresine ve denize bakarım diyorsanız, gitmenizde hiçbir mahsur yok. :)
Her türlü olumsuzluğa rağmen bahçelerinin mükemmelliğini belirtmeden geçemeyeceğim. Çevreye ait, görülmeye değer fotoğrafları da sizlerle paylaşayım istedim.

Havuzun ilerideki kısmı çocuk havuzu, tam üzerine yerleştirdikleri kolonlarla, gün boyu yüksek sesle müzik yayını yapıp çocukların kulak sağlıklarını hiçe sayıyorlar.







Oğlum ve babası dubada.

Aslan oğlum dubadan dönüyor. :)

Odamız.










Çocuk parkı.



Restoran.

Oğlum kibritlerle adını yazdı. :)