10 Mart 2009

Sobe...

Blog yazarlığımın bana kattığı en değerli arkadaşlarımdan biri olan Sefertası Belgin Hanım'cığımın sobesini biraz geç olsa da cevaplıyorum.

Sobe için teşekkürler Belgin Hanım'cığım... :)

*Aile denince aklınıza ilk gelenler?

Aile denince; evliliğinin son gününde de, bu fotoğraftaki gibi, ilk günkü mutlulukla, gülen gözlerle birbirine bakabilen eşler geliyor aklıma. Bir psikoloğun dediği gibi asıl sevmenin "rağmen sevmek" olduğunu bilen eşler...

Ayrıca aile demek, koşulsuz sevmek, sonsuz paylaşım, destek, huzur, güven ve sadakat demek benim için...



*Kısaca günlük programınız?

Sabah oğluşumla kahvaltı ediyor ve onu okula götürüyorum. Öğlene kadar evi toparlayıp, 13 gibi onu almaya gidiyorum.
Eve geldiğimizde yemek yiyip, oğlumun keyfine ve havaya göre dışarıya çıkıyoruz. Bazen Anneanne'ye, bazen Teyze'ye, bazen Metrocity'e, bazen Doğuş Power Center'a, bazen İkea'ya, bazen Ümraniye Carrefour'a, bazen site içindeki parklara vs...
Dışarı çıkmışsak akşam yemeğini dışarıda yiyip eve geliyoruz.
21-22 arası oğluş uyuyor. Ben de onunla uyumaya çalışıyorum.

Yani tüm günüm oğluşun emrinde geçiyor denebilir. :)

*En çok ilgilendiğiniz uğraşınız?

Aslında oğlum tüm vaktimi alıyor, ama arada yapmaktan zevk aldığım şeylerin başında yeni tarifler denemek ve bol bol kişisel gelişim kitapları okumak geliyor.

*Yemek yaparken dikkat ettiğiniz noktalar?

Misafirim gelecekse mutlaka daha önceden deneyip beğendiğim tarifleri hazırlıyorum.

Diğer zamanlarda evde sadece ben ve oğlum olduğundan, onun yediği sınırlı yiyeceklerle alternatifler oluşturmaya çalışıyorum. Gün içinde süt, et grubu, meyve, bal ve biraz da karbonhidrat yediğinden eminsem sorun yok. Sebze yemeklerine bir türlü alışamadı. İlaç niyetine kapsül kadar yiyor yaptığım zeytinyağlılardan. :)

*En çok sevdiğiniz çiçek?

Kasımpatı,papatya ve beyaz gül (Ama en çok kasımpatı)

*Sevdiğiniz huyunuz?

Kendime yapılmasını istemediğim şeyi asla başkasına yapmam!

*Sevmediğiniz huyunuz?

Yumuşak yüzlü oluşum. Hayır demeyi becerememem.

Bununla ilgili daha önce bahsettiğim "Sınırlar" isimli bir kitap okuyorum. Aynı dertten muzdarip arkadaşlar varsa mutlaka okumalarını tavsiye ediyorum.

Hiç yorum yok: