30 Aralık 2007

Gönen Yıldız Termal Otel


7 yıl kadar önce Anne ve Babam için Gönen'deki Yıldız Termal Otel'den bir çeşit devremülk almıştık. Aslında tam devremülk denilmez, başka bir adı vardır mutlaka. :)

Sistemleri; belli bir miktar peşin ödeme yaptığınızda, 5 yıl süre ile, yıllık 20 günlük konaklamanızın bedelini, normal fiyatlarının yarısı kadar ödüyorsunuz. Ama yılbaşı ve bayram tatiller dışında konaklayabiliyorsunuz.

Geçen süre zarfında Anne ve Babam, her yıl kaplıcalara gittiler ve çok sevdiler. İstanbul'a da taşıdıkları, arkadaşlıklar edindiler. Romatizmal rahatsızlıklarında da, tedavi edici özelliğinden faydalandılar.

Bu yıla kadar tam zamanlı çalıştığımdan ve yılda zar zor aldığım bir haftalık iznimi de kaplıcada geçirmek istemediğimden, Gönen'e gitmek kısmet olmamıştı.

Bu yıl Babam'ın işleri nedeniyle 10 günlüğüne gidebildiler. Kız kardeşim ve benim de en azından hafta sonu onlarla olmamız için çok ısrar ettiler.

Ben kaplıca fikrine çok sıcak bakmayan biri olarak, başıma gelecekleri hissetmişcesine, istemeye istemeye, sırf mutlu olsunlar, torunları ile ilk kez tatil keyfi yaşasınlar diye kabul ettim.

Yaşadıklarımızı detaylı yazıyorum ki, daha sonra neler olduğunu unutmayayım ve bir daha gitme fikri doğarsa hemen vazgeçeyim diye! :)

Perşembe sabahı, Kız Kardeşim, Eşi, 7 aylık oğlu, ben ve oğlum Güneş ile birlikte yola çıkmak için hazırlandık. Yenikapı'dan Deniz Otobüsü ile gitmeyi düşünüyorduk. Ancak kapıdan çıkmak üzereyken cep telefonumuza, hava şartları nedeniyle seferin iptal edildiği bilgisi geldi. Olsun kara yolu ile gideriz diyerek, 6'da yola koyulduk.

7 aylık bir bebek ve 4 yaşında bir çocukla seyahat ne kadar rahat geçebilirse o kadar rahat bir yolculuk yaşadık. :)

Öğle sularında otele vardık ve hemen odamıza yerleştik.

Otele gitmeden bir önceki gece Kız Kardeşim ve Eşi, oteldeki ilk gece de oğlum, sabaha kadar mide bulantısı ve ishalden uyumadı. Doğal olarak ben de uyumadım. Sonraki günler, diğerlerimiz de aynı dertten odalarımızdan çıkamadık. En çok da Annemlerin, İstanbul'a hasta dönmelerine üzüldüm.

Ne Ben, ne Kardeşim, ne Annemler tatilimizde hiçbirşey anlamadık.

Odadan fazla çıkamadığımdan, oteli ve çevresini fazla görüntüleyemedim. Sadece aşağıdaki birkaç fotoğraf var.

Sizlere de fikir vermesi açısından, Kaplıca'nın beğendiğim ve beğenmediğim yönlerini, mümkün olduğunca detaylı yazdım.

-Gönen'deki kaplıcalar, romatizmal hastalıklar, sinir ve dolaşım sistemi bozuklukları, mide, böbrek, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi geliyormuş.
-Aşağıdaki fotoğraflarda yürüyüş parkurlarını ve odalarının manzaralarını görebilirsiniz.






















































-Hem lobide, hem odalarda, ücretsiz, kablosuz internet erişimi mevcut.


















-Otel odalarını geçtiğimiz yıl yenilemişler ve kesinlikle çok güzel olmuş. 3 yıldızlı olmasına rağmen, kasım ayında kaldığımız 5 yıldızlı Titanic ile aynı konfora sahip. Ancak ses yalıtımı için birşey yapmamışlar. Yan odanızda ne konuşuluyorsa, yanyanaymışsınız gibi duyuyorsunuz. Bize de arkadaşlarını odalarına toplayıp, sohbet etmeyi seven bir komşu düştüğünden, zaten hasta olduğumuz için çektiğimiz eziyet bir kat daha artmış oldu.
-Odadaki musluklardan kaplıca suyu akıyor. Eğer benim gibi pimpirikli bir insansanız ve rahatsızlığı olduğunu bildiğiniz insanlarla aynı havuza girmekten hoşlanmayacaksanız, kesinlikle çok iyi bir özellik.
-Musluklarından akan su termal su olduğundan, sıcaklığını sabit tutma şansınız malesef yok. Bunun için bir çözüm bulmalarını tavsiye ederim. Bu yüzden duş alırken, aniden haşlanmanız çok mümkün.
-Otel yarım pansiyon olmasına rağmen, minibarlarından ücretsiz faydalanabiliyorsunuz ve öğleden sonra çay saati ikramları var.


















-Sabah kahvaltısındaki çeşitleri oldukça iyi (çay hariç), ancak akşam yemekleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
-Akşam yemeği sonrasındaki canlı müzik şovları da çok kötü.
-Yemek servisinde kullandıkları gereçler de, salonları da çok kötü. Oda dışındaki kısımlar yenilenmemiş. Tesisin ne kadar eski olduğunu hissediyorsunuz. Yemek salonunun girişine yakın bir lavabo olması da çok fena.






















































-Kapalı havuzları sabah saatlerinde sadece hanımlara, öğleden sonra erkeklere, akşam da ailelere açık. Ancak çok küçük bulduğumu ve yetersiz havalandırma yüzünden içerde nefes almanın pek mümkün olmadığını belirtmeliyim.
-Kaplıca suyu çok çok çok kötü kokuyor. Benim gibi keskin kokulara karşı hassas bir kişiyseniz, sizin de etkilenmeniz çok mümkün.
-Açık havuzlarından birinde normal su, diğerinde sıcak termal su bulunuyor.


















-Çocuk oyun odasındaki jetonla çalışan oyuncaklardan çoğu bozuktu.





















































Özetle,
Ben, bir rahatsızlığım olmadığı sürece, bir daha asla gitmem. Bunun nedenleri; beni çok rahatsız eden ve otelin tamamında hissedilen kaplıca kokusu, havuzlarına giremeyişim, yemeklerinin ve tüm ortak kullanım alanlarının eski ve kötü olması...

Not: Eğer Bandırma'dan feribota binerek yolculuk edecekseniz, meydandaki İnegöl Et Lokantası'na mutlaka uğrayın. Tüm lezzetlerin usulüne uygun hazırlandığı, et sevenlerin çok beğeneceğini düşündüğümüz bir lokanta kendileri.

3 yorum:

Serap'la turuncu lezzetler dedi ki...

Her yeniyıl bir başka güzel.. 2008 yeniyıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeniyılınız kutlu olsun...

Kevser dedi ki...

2007 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2008 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar

ebruakin dedi ki...

Canım Serap'cığım,
Çok teşekkür ederim hayatım.
Dilerim senin için de 2008 çok güzel ve başarılı bir yıl olsun.
Kocaman öpücükler...

Canım Kevser'ciğim,
Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Hepsi senin için de gerçekleşir dilerim.
Kucak dolusu sevgiler...