30 Mart 2008

Ahtapot


Bir önceki yazımda tarifini verdiğim basit şeker hamuru ile oğlumun oyuncaklarını kalıp olarak kullanıp fotoğraftaki figürleri elde ettim. (Kalıpları iyice yıkadım tabii.)

Size de fikir vermesi açısından, paylaşmak istedim. :)

Ahtapotun üzerinde ve diğer kalıplarında, su altı temalı bir pasta yapmak için herşey var. Ne dersiniz?

Çok Kolay Şeker Hamuru Tarifi

Geçenlerde Carol Deacon'ın kitabında çok kolay bir şeker hamuru tarifine rastladım.










İçinde gliserin ve jelatin olmadığından, yapımı için evde normalde bulunabilecek malzemelere ek olarak sadece glikoza ihtiyacınız olacak.

Ancak dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, içinde çiğ yumurta akı olduğu için, hamuru kullanacağınız gün hazırlamak ve en geç 1 gün içinde pastayı tüketmek.

Zaman alan modellemeler gerekmiyorsa, bundan sonra yapacağım pastalarda bu hamuru kullanmaya karar verdim. Size de deneyin derim. Oldukça kolay şekil verilebiliyor.

Malzemeler:
500 gr ince çekilmiş pudra şekeri (Mutlaka pastacılık malzemeleri satan yerlerden almalısınız, piyasada paketlerde bulabileceğiniz markaların pudra şekerleri ile pürüzsüz bir şeker hamuru elde etmek oldukça zordur.)
1 yumurtanın beyazı
2 silme yemek kaşığı glikoz

Yapılışı:
-Bir kaba pudra şekerini eleyin.
-Ayrı bir kaba yarısını alın ve ortasını açın. Yumurta akını ve mikrodalga fırında 10-15 saniye ısıttığınız glikozu ekleyin. (Glikoz oda sıcaklığında oldukça katı bir malzeme olduğu için kolay ölçülebilmesi için hafif ısıtılmaya ihtiyacı olabilir. Mikrodalga fırınınız yoksa benmari usulü ile de glikozu ısıtabilirsiniz. Fazla ısıtmamaya özen göstermelisiniz.)
-Önce bir tahta kaşık yardımı ile malzemeleri karıştırın. Daha sonra pudra şekerinin kalan yarısından kaşık kaşık ekleyerek elinizle hamuru yoğurmaya devam edin. Ele fazla yapışmayan yoğun kıvamlı bir hamur elde edinceye kadar yoğurmaya ve pudra şekeri eklemeye devam edin. (Benim hamurum için 500 gr pudra şekeri biraz fazla geldi. Tamamını kullanmadım.)
-Hamurunuz ideal kıvama geldiğinde hemen streç film ile sarıp, hava almayan bir plastik kaba koyun.
-İçinde yumurta akı olduğundan, hamurunuzun hava ile temasında çok hızlı kuruyacağını unutmayın. Yapacağınız işlemler için seri olmaya çalışın. :)

Carol Deacon - Perfect Party Cakes



Eğer eğlenceli, şeker hamurlu parti pastaları hazırlamak istiyorsanız Remzi Kitabevi'nde bulabileceğiniz Carol Deacon'ın Perfect Party Cakes kitabını tavsiye ederim. İçinde temel tarifler, çok sevimli modeller ve nasıl yapıldıklarına dair detaylı anlatımlar var.

Kitap ingilizce. Ancak ingilizce bilmiyorsanız bile fotoğrafları oldukça yardımcı oluyor.

Pastakolik Etkinliği

pastakolikbanner_3

Sevgili Özlem arkadaşımızın ev sahipliğini yaptığı Pastakolik Etkinliği'ne eski bir pastamla katılmak istiyorum.

Kendisine başarılar dilerim.



















Pandispanya İçin:
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
125 gr tereyağı
1,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Yarım su bardağı kakao
3/4 su bardağı süt (1 su bardağından 2 parmak az)
Yapılışı:
-Yumurtaları ve şekeri 3 dakika kadar çırpın.
-Oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyip çırpmaya devam edin.
-Ayrı bir kaba bütün kuru malzemeyi eleyin.
-Unlu karışımı, azar azar yumurtalı karışıma kaşıkla yedirin.
-Sütü ekleyin ve iyice homojen bir hamur elde edene kadar kaşıkla karıştırmaya devam edin. (Fazla karıştırmayın. Sadece kenarlarda un kalmadığına emin olana kadar.)
-Küçük kare kalıbınızın iç kenarlarını margarin ile yağlayın. Altına yağlı kağıt koyup, kek hamurunun tepsiye taşmaması için kenarlarını kıvırıp, sıkıştırın. (Altına yağlı kağıt kesip koyduğunuz ve kenarlarını yağladığınız kelepçeli kalıp da kullanabilirsiniz.)

-Daha sonra kekinizi, 180 derecede ısınmış fırınınıza verin.
-Yaklaşık 1 saat 15 dakika kadar pişirin.
-Kekin pişip pişmediğini anlamak için; tam ortasına kuru bir bıçak batırın. Çektiğinizde bıcak temizse kekiniz pişmiştir. Kek harcı bulaşmış görünüyorsa pişmemiştir. Pişirme esnasında ilk 40-50 dakika fırınınızın kapağını açmayın. Açarsanız, kabarmaya çalışan kekiniz sönecektir.

Pastanın hazırlanması:
1-
Kekimiz ılındığında kalıptan çıkarıp, oda sıcaklığına gelmesini bekliyoruz.























2-Kekimizi, metal plaka ile döner tablamızın üzerine ters çevirerek alıyoruz.Yağlı kağıdı çıkardığımızda düzgün bir üst yüzey elde ediyoruz. Kekimizin sivri hatlarını dikkatlice yuvalaklaştırıyoruz. Bu esnada çıkan kek kırıntılarını atmıyoruz. Daha sonra ihtiyacımız olacak.

















3-Bıçak veya misina yardımıyla kekimizi üçe veya istediğimiz sayıda kata bölüyoruz. En alt katı döner tablada bırakıp, diğer katları dikkatlice, teker teker metal plakalarla başka bir yere alıyoruz.
























4-Döner tabladaki keki, şerbet, meyve suyu, şekerli süt, komposto suyu gibi dilediğimiz tatlı bir sıvıyla ıslatıyoruz. Ben ıslatmak için, pastacılık malzemeleri satan yerden bulabileceğiniz özel kaplarından kullanıyorum. Ama siz kontrollü kapakları olan limon şişelerinden kullanabilirsiniz.

Keki ıslattığınız sıvıya, içkiyle derdiniz yoksa rom veya likör de katabilirsiniz



















5-Kekimizin kırıntılarını, buzdolabında beklettiğiniz ve çırparak yoğunlaştırdığımız krema ile karıştırarak hamur haline getiriyoruz.
Islattığınız katın üzerine, krema sıkma pompasının en geniş ucu ile bu hamuru çerçeve gibi sıkıyoruz.




















6-Çerçevenin içine hazır satılan pastacı kremalarından hazırlayıp, döküyoruz. Kremaya damla çikolata veya istediğiniz meyveleri küçük küçük keserek de katabilirsiniz. Kremanın çerçeveden yüksek olmamasına dikkat edin.






















7-Daha sonra diğer katı üzerine yerleştiriyoruz. Onu da ıslatıyoruz. Çerçeve sıkıp, içine krema koyuyoruz.























8-Son katı üzerine ekleyip, keki ıslatıyoruz.
























9-En üstüne tereyağı kreması veya yine soğukken çırpıp koyulaştırdığınız krema sürerek, streç filme sarıp, şeker hamuru hazır olana kadar bekletiyoruz. Bu işlem hem şeker hamurunun pastaya yapışmasını sağlıyor, hem de katlandırma işlemi sırasında oluşan yumuruları düzeltmenizi sağlıyor.

Pastanızı hemen kaplamak istemiyorsanız, bu şekilde streç film ile sarılıyken buzdolabında bekletebilirsiniz. Ancak çıkardıktan sonra, kaplamadan önce pastanızın oda sıcaklığına gelmesini beklemelisiniz. Eğer pasta soğukken üzerine şeker hamuru kaplarsanız, içindeki soğukluk, şeker hamurundaki pudra şekerini eritecek ve renk verdiyseniz renklerinin akmasına ve görüntüsünün sulu sulu, parlak olmasına neden olacaktır. Pastanızın dış yüzeyi yapış yapış olacaktır.



















10-Tezgaha bolca pudra şekeri veya mısır nişastası eleyin. Ben bu sefer pudra şekeri kullandım. Pastayı kapladığım fotoğrafta da hamurun biraz kuru olduğunu görebilirsiniz. (Kursta mısır nişastası ile açıyorduk hamurlarımızı, ancak Emel Başdoğan'ın kitabında pudra şekeri ile de açılabileceğini gördüm. Nişasta ile açarsanız hamurunuzu daha az kuruttuğundan, kullanımı daha kolay ve daha elastik bir hamurunuz oluyor. Ancak bu şekilde, kenarlarından artan hamura nişasta karıştığından, basit parçalar kesmek dışında, bu hamuru bir daha kullanamıyorsunuz. Pudra şekeri ile açarsanız da, birkaç damla su ekleyerek, tekrar kullanılabilir hale getirebilirsiniz. Ama ben yine de hamurla daha kolay başedebilmeniz için, ilk denemelerinizi nişasta ile açmanızı tavsiye ederim.)



















11-Ortasına hamurunuzu koyup, onun üzerine de çok az pudra şekeri eleyin.



















12-Hamuru kaldırmadan, merdanenizi hareket ettirerek, hamuru açın. Arada merdaneyi de pudra şekeri ile ovalayın. Şeker hamuru açarken, zeminin, merdanenin ve elinizin kuruluğu çok önemlidir. Dikkat edin.



















13-Kenarlara taşan pudra şekerlerini, büyükçe bir yumurta fırçasıyla uzaklaştırın.




















14-Hamurunuzu kaplayacağınız şekle uygun bir şekilde açın. Yuvarlak, kare veya daire şeklinde.
Açtığınız hamurun çapı veya kenar uzunlukları, en az, kaplayacağınız pastanın kenar yükseklikleri çarpı 2, artı pastanın genişliği kadar olmalıdır. Ki tamamen pastanızı kaplasın.



















15-Açtığınız hamurunuzu dikkatlice ve süratlice, merdanenize sararak, aynı zamanda yumurta fırçasıyla altındaki pudra şekerlerini fırçalayarak, pastanın üzerine yerleştirin. Bu kısım biraz ustalık gerektirebilir. Zamanla alışırsınız.























16-Daha sonra kenarlarını pastanıza oturtun ve en altını pizza kestiğiniz ruletle kesin. Bıçakla da kesebilirsiniz. Ama hamurun yere değdiği noktadan kesmeye dikkat edin.



















17-Hazır olan pastanızı büyük bir plaka yardımıyla servis edeceğiniz tabağa veya karton altlıkların üzerine alın. Değişik renklerdeki modelleme hamurundan kestiğiniz parçalarla etrafını süsleyin. Bu parçaları pastanıza yapıştırmak için, küçük resim fırçasını ıslatıp, üstten görünmeyecek yerlerine sürmelisiniz.
Ben bu pastanın kenarlarına çimen görüntüsü vermek için, rendenin ince tarafıyla rendelediğim yeşil modelleme hamurunu kullandım.

Şeker hamuru yapımı için buraya tıklayabilirsiniz.

Sevgiler...

En Güzel Pasta Yarışması 1


Sevgili Bir Demlik Sohbet arkadaşımızın organize ettiği "En Güzel Pasta Yarışması'na" ben de katılmak istedim.

Sevgili arkadaşımıza başarılar diliyorum.


bir Demlik Sohbet

Pandispanya İçin:
Malzemeler:
6 yumurta
2 su bardağı toz şeker
250 gr tereyağı
3 su bardağı un
2 paket kabartma tozu
2 paket vanilya
1 su bardağı kakao
1,5 su bardağı süt
Yapılışı:
-Yumurtaları ve şekeri 3 dakika kadar çırpın.
-Oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyip çırpmaya devam edin.
-Ayrı bir kaba bütün kuru malzemeyi eleyin.
-Unlu karışımı, azar azar yumurtalı karışıma kaşıkla yedirin.
-Sütü ekleyin ve iyice homojen bir hamur elde edene kadar kaşıkla karıştırmaya devam edin. (Fazla karıştırmayın. Sadece kenarlarda un kalmadığına emin olana kadar.)
-Tabanına yağlı kağıt kesip, serdiğiniz, 26 cm çaplı kelepçeli kalıba kek hamurunuzu dökün. Kenarlarını yağlamayın.
Bu tür kekler için, Emel Başdoğan'a göre (ve bana göre de :)), kalıbın kenarlarını yağlamazsanız, kek kenarlarına tutunarak daha fazla kabarırmış. Ama altı için bu söz konusu değil tabii.
-Daha sonra kekinizi, 180 derecede ısınmış fırınınıza verin.
-Yaklaşık 1 saat 15 dakika kadar pişirin.
-Kekin pişip pişmediğini anlamak için; tam ortasına kuru bir bıçak batırın. Çektiğinizde bıcak temizse kekiniz pişmiştir. Kek harcı bulaşmış görünüyorsa pişmemiştir. Pişirme esnasında ilk 40-50 dakika fırınınızın kapağını açmayın. Açarsanız, kabarmaya çalışan kekiniz sönecektir.
-Kekiniz ılındığında kalıptan çıkarın. İster kalp şeklindeki çember ile kekinizi kesin, isterseniz de yağlı kağıtın üzerine kalp şekli çizip, kenarlarından keki kesmek suretiyle, kekinize kalp şekli verin.

Diğer Malzemeler:
2 Paket Dr Oetker Dolgu Kreması
Dolgu kreması için; 6 çay bardağı süt

Yarım su bardağı damla çikolata

1,5 su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı süt

1 su bardağı krema

750 gr beyaz şeker hamuru
Yarım su bardağı kadar mısır nişastası

Pastanın Katlandırılması:
-Dolgu kremasını üzerindeki tarife göre hazırlayın. Damla çikolataları ekleyin, karıştırın.

-1,5 su bardağı süt ile 1,5 su bardağı toz şekeri karıştırıp ocağın üzerine alın ve şeker eriyinceye kadar karıştırın. Kaynamasına gerek yoktur. Ilık olarak kullanacağız.

-Kekinizi, metal plaka ile varsa döner tablanızın üzerine koyun.
-Uzunca bir bıçak yardımı ile eşit üç kata ayırın. Her katı ayrı bir metal plaka üzerine alın.
-En altta kalan katı ılık süt-şeker karışımı ile hafifçe ıslatın.
-Kekinizi kalp şeklinde keserken kenarlarından artan parçaları incecik şeritler halinde keserek, krema üst katlar konulduğunda dışarı taşmasın diye, kekinizin üst kenarlarında ince bir çeper oluşturun.
-Ortasına dolgu kreması koyup, diğer kata da aynı işlemi uygulayın.
-En üst katı da pastanın üzerine yerleştirip, süt-şeker karışımı ile ıslatın.
-Katlandırma işlemimiz bitti.
-Pastanızın dışına, iyice soğutup, mikser ile çırptığınız kremayı spatula yardımı ile sürün.
-Streç film ile kaplayın.
-Pastamız şeker hamuru ile kaplanmaya hazır.

Pastanın Şeker Hamuru ile Kaplanması:
-750 gr beyaz şeker hamurunu, mısır nişastası elediğiniz, mümkünse mermer tezgah üzerinde merdane ile yerinden kaldırmadan 5 mm kalınlığında açın.
-Kenarlarından taşan mısır nişastalarını bir yumurta fırçası yardımı ile hamurdan uzaklaştırın.
-Pastanızın üzerinden streç filmi çıkarıp, spatula ile tekrar düzeltin.
-Hamuru dikkatlice merdaneye sarıp, pastanın üzerine yerleştirin. Kenarlarını oturtup, fazla hamuru bir bıçak yardımı ile temizleyin. Üzerini ister kendi yaptığınız çiçeklerle, isterseniz kalıplarla kestiğiniz renkli şeker hamurlarıyla süsleyebilirsiniz.

Pasta katlandırma ve kaplama aşamalarını fotoğrafları ile görmek isterseniz, benzer başka bir pastam için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu pastamın küçük güllerinin yapımı için buraya, büyük güllerinin yapımı için buraya, yapraklarının yapımı için buraya ve şeker hamuru yapımı için de buraya tıklayabilirsiniz.

Deneyenlere kolay gelsin. :)

29 Mart 2008

Meyve Şekerlemeli Nemli Kek - PDCS 19 Etkinliği


Sevgili Yemek Güncesi Yeliz arkadaşımız beni Porselen Demlik Çay Saati 19 Etkinliği'ne davet etmişti.

Ben de çok sık yaptığım ve tadına bakan herkesin beğendiği meyve şekerlemeli kekim ile etkinliğe katılmak istedim.

Sevgili Yeliz nazik davetin için tekrar teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

Malzemeler:
3 yumurta
2 su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı mısırözü yağı
1 su bardağı yoğurt (ne çok katı, ne de sulu olacak)
1 çay bardağı portakal suyu (taze sıkılmış ve tel süzgeç ile süzülmüş)
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Ayrıca;
1 su bardağı kurutulmuş meyve
2 dolu dolu yemek kaşığı un

Yapılışı:
-Öncelikle kuru meyveleri, bir kaseye alıp üzerini geçecek kadar kaynamış su dökün. Bu şekilde 10 dakika bekletip, süzgeçe alın. Bir kenarda, süzülmesi için bekletin.
-Derince bir kek karıştırma kabında yumurtaları ve toz şekeri 10 dakika yüksek ayarda çırpın.
-Daha sonra yoğurt, taze sıkılmış ve süzülmüş portakal suyu, sıvı yağı ekleyin. Tekrar çırpın.
-Ayrı bir kaba unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyip, karıştırın. Bu karışımı mikserin düşük ayarıyla çırparak, yumurtalı karışıma ekleyin.
-Ayrı bir yerde süzülen kuru meyvelerinize, 2 dolu dolu yemek kaşığı unu ekleyin karıştırın.
-Kek harcını tahta kaşıkla karıştırarak, kuru meyvelerinizi ekleyin. Margarin ile iyice yağladığınız kalıbınıza dökün.
-Bekletmeden, daha önceden 180 dereceye ısıttığınız fırınınıza verin. 40-50 dakika pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için, kekinize kuru bir bıçak batırın. Bıçak temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş, üzerine kek harcı bulaşmış çıkıyorsa, pişmemiştir. Pişme süresi fırınınıza göre değişebileceğinden ilk 40. dakikada kontrol edin. Eğer pişmemişse 5 dakikada bir bıçak testi ile kontrol etmeye devam edin.
-Kekinizi fırından çıkardıktan sonra, kalıbının içinde soğumasını bekleyin.
-Soğuyunca servis tabağınıza ters çevirip, üzerine pudra şekeri veya hindistan cevizi serperek servis edin.

Afiyet Olsun.

28 Mart 2008

1800 Kalori Diyeti II

Sabah
1 su bardağı şekersiz süt
2 kibrit kutusu kadar peynir
3 ince dilim ekmek

Ara
1 porsiyon meyve

Öğle
2 köfte veya aynı miktarda et
1 tabak sebze yemeği
Yarım kase yoğurt
2 ince dilim ekmek
1 porsiyon meyve

Ara
2 ince dilim ekmek
1 kibrit kutusu kadar peynir
1 porsiyon meyve

Akşam
2 köfte veya aynı miktarda et
1 tabak sebze yemeği
Yarım kase yoğurt
3 ince dilim ekmek
1 porsiyon meyve

Gece
1 su bardağı şekersiz süt veya yoğurt
1 porsiyon meyve

1800 Kalori Diyeti I

İşte size son derece sağlıklı bir diyet programı. Eğer sağlık probleminiz yoksa ve ben bunlarla doyarım diyorsanız, sakın maceraya atılmayın. Sabreder, günlük 1 saat yürüyüşle bu programı desteklerseniz sonuca ulaşmamanız mümkün değil.

Ben, bu listeleri uygulayarak, yani sağlıklı beslenerek hamilelik dönemimi 5 kg alarak tamamladım. Onu da diyetten sıkılıp, arada kaçamaklar yaptığım son ayımda aldım.


Doktorumun verdiği bu diyet programını, diyet uzmanı Suzan ELPE hazırlamış.

Sabah
1 su bardağı şekersiz diyet süt
2 kibrit kutusu kadar az yağlı peynir (60 gr)
3 ince dilim kepekli ekmek (75 gr)
Domates, salatalık

Kuşluk
1 porsiyon meyve *

Öğle
1 kase çorba
4 yemek kaşığı kadar sebze yemeği
Yağsız salata
4 yemek kaşığı kurubaklagil
3 dilim kepekli ekmek veya 6 kaşık pilav

İkindi
1 porsiyon meyve*
1 kibrit kutusu kadar peynir
1 ince dilim ekmek

Akşam
3 köfte kadar et, tavuk ya da balık
4 yemek kaşığı kadar sebze yemeği
Yağsız salata
1 su bardağı diyet yoğurt
3 ince dilim kepekli ekmek

Gece
2 porsiyon meyve*

*1 ufak elma, 1 orta boy portakal, yarım greyfurt, 1 büyük mandalina, yarım muz, 3 adet kayısı, 1 orta boy şeftali, 12 adet kiraz, 15 iri tane üzüm, 1 ince dilim kavun ya da karpuz 1 porsiyon meyvedir. Çok olgunlaşmış meyveleri yemeyiniz. Elma, greyfurt, armut, kiraz, şeftali gibi meyveleri tercih ediniz.

Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:

-Diyetinizi yaparken şeker ve şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, dondurma, çikolata, pasta, kek, meşrubat gibi şekerli gıdalardan kaçınınız.

-Yiyeceklerinizin en az miktarda sıvı yağ ile pişirilmesine özen gösteriniz. Yağda kızartmaları yemeyiniz.

-Tavuk, balık ve hindi etini kırmızı ete göre daha sık kullanınız. Etlerin görünür yağını çıkartınız.

-Ağır yağlı kaymak, krema gibi besinleri mümkün olduğu kadar yemeyiniz.

-Kepekli ekmek, sebze, meyve ve kurubaklagiller gibi posadan zengin gıdaları diyetinizde sıkça bulundurunuz.

-Alışverişinizde diyet ürünleri tercih ediniz.

-Egzersiz programınız ve diyetle ilgili sorularınız için doktorunuza başvurunuz.

26 Mart 2008

Ebru ve Diyet 2

Diyetlerden bahsetmeye başlamışken, kendimin de, pek çok akrabamın da denediği ve kurallarına uyduğumuz sürece başarılı olduğumuz Karbonhidrat Diyeti'nden bahsetmeden olmaz.

Bu diyet de sizlerle daha önce paylaştığım Marimar Diyeti ile benzer ilkelere sahip. Ancak uygulaması biraz daha zor. Sınırsız yemek yemek bu sistem için de geçerli, ancak proteinli yiyecekleri tercih etmeniz gerekiyor.

Prof.Dr.Mehmet Öz, "Siz Diyettesiniz" isimli kitabında, bu tür diyetlerde protein ağırlıklı beslenildiğinden daha uzun süre tokluk hissedildiğini vurguluyor. Ama tabii sağlıklı olduğunu söylemiyor.

Bende et yeme problemi olduğundan, normal beslenme şeklim malesef ki karbonhidrat ağırlıklı.

Karbonhidratlı ve şekerli yiyecekler yediğimizde insülin seviyemiz aniden yükseliyor ve sonra aynı hızla düşüyor. Bu nedenle de kısa bir süre sonra kendimizi aç hissediyoruz.

Bu kısır döngüden kurtulmak için, önceki hafta karbonhidrat diyetini yeniden denedim. Bu diyette karbonhidrat alımınızı minimuma indirip, protein ağırlıklı besleniyorsunuz. Bir hafta sonunda 2 kg kaybettim, ancak et yiyemediğimden peynir ve yumurtaya ağırlık verip, karbonhidrat haklarımı pilav ve ekmekten yana kullanınca sindirim problemi yaşadım. Türk mutfağına çok da uygun olmayan bu diyetleri kesintisiz uygulamak oldukça zor. Geçtiğimiz hafta diyeti bırakıp normal yeme alışkanlıklarıma döndüm ve verdiğim kiloları geri aldım.

Pazartesi günü diyet listelerimi karıştırırken aklıma, sebze de yenilebildiği için Marimar Diyeti ile Karbonhidrat Diyeti'ni birleştirmek geldi.

3 gündür bu karma diyeti uyguluyorum ve herşey yolunda gidiyor. Hem daha az yemekle kendimi tok hissediyorum, hem de sindirim problemi yaşamıyorum.

Bir haftanın sonunda kaybettiğim kiloları ve yediğim yiyecek listelerini sizlerle paylaşacağım.

Bu diyet yöntemlerinin en iyi yanı bir kibrit kutusu peynir gibi sınırlamalarının olmaması ve kendisinizi daha özgür hissetmeniz. Ayrıca aç kalmadığınız için tansiyon düşmesi, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi şikayetleriniz olmuyor.

Ama özellikle yinelemem gereken bir konu var ki, bu diyeti uygulamadan önce kolestrol, şeker, tiroit vb. rahatsızlıklarınızın olmadığına emin olmanızın gerekliliği. Ciddi kilo probleminiz varsa, öncelikle mutlaka Endokrinolog ve Metabolizma Uzmanı bir Doktor'a görünmelisiniz. Diyetisyene değil. Doktorlar zaten size diyet listeleri veriyorlar. (Bazıları nadiren diyetisyene yönlendiriyor.)
Eğer kan değerlerinizde problem yoksa ve 1200-1800 kalori diyetlerindeki kadar yemek yemeye dayanamıyorsanız, bu yöntemi son çare olarak deneyebilirsiniz.

Karbonhidrat diyetini, ailemden de, arkadaşlarımdan da deneyenler oldu ve hepsi kilo verdiler. Ancak daha önce de belirttiğim gibi normal yeme alışkanlıklarına döndüklerinde verdikleri tüm kiloları geri aldılar. Siz de bu diyet prensibini normal yeme alışkanlığınız haline getiremeyeceğinizi düşünüyorsanız, hiç başlamayın derim.

Ben bu yıl yaza kadar normal kiloma dönmeye kesin kararlı olduğumdan elimden geleni yapma niyetindeyim. Dilerseniz gelin birbirimize destek olalım, bizi mutsuz hissettiren kilolarımızdan kurtulalım.

Zayıflama konusunda herkes için geçerli bir yöntem olduğunu düşünmediğimden, tecrübelerimi olabildiğince detaylarıyla sizlerle paylaşmaya karar verdim. Ki siz de benim hangi konuda başarılı olup, hangi konuda başarılı olamadığımı görün, kendinize en uygun olanını kullanın diye.

Sırada, doktorumun hamileyken şekerim normal sınırlar içinde olmasına rağmen maksimuma yakın çıkması üzerine verdiği 1800 kalorilik 2 farklı diyet ve sonra da karbonhidrat diyeti var...

25 Mart 2008

Thalia (Marimar) Diyeti



















Sabah Gazetesi / Bahar Diyetleri 7

Bizde "motive etmek" artık farklı anlamlarda kullanılıyor olsa da, Amerika'da motive eden kitaplara ve yayınlara olan ilgi her geçen gün giderek artıyor. Kanseri yenen, depresyonu alt eden, kilo veren, vücudunu forma sokan birçok kişi, başarı hikayelerini kitaplarda topluyor. Ve bu kitap kısa sürede " en çok satanlar" listelerinin baş köşesine yerleşiyor ve yüzbinlerce okura ulaşıyor.

Marimar dizisinin genç ve güzel yıldızı, Latin müziğinin en iyi seslerinden Thalia'nın sırrı da işte böyle bir kitap... Pek çoğumuz gibi yediklerine dikkat etmediğinde hemen kilo almaya başladığını söyleyen Thalia, okuduğu bir kitaptan etkilenerek yaşam tarzını değiştirmiş. Kitapta yer alan önerileri uygulayarak kısa sürede üstelik hiç zorlanmadan kilo veren Marimar, artık bu kitap yanında olmadan hiçbir yere gitmiyormuş!

Her kadın gibi tatlıyı çok sevdiğini söyleyen Thalia, bu diyetin kilo verme aşaması olan ilk bölümünde hayli zorlandığını itiraf ediyor. Ancak istediği kiloya ulaştıktan sonra bunu korumanın hiç de zor olmadığını görünce doğru yolda olduğunu anlamış.

Thalia'nın bu diyeti uygulayacak olanlara bir tavsiyesi var: Kilo verdikten sonra asla hemen eskisi gibi yemeye başlamayın!

Peki kitapta neler anlatılıyor? Ünlü Amerikalı TV yıldızı Suzanne Somers tarafından yazılan bu kitap, tüm kadınların ve erkeklerin hayatını değiştirecek, zayıflatacak öneriler içeriyor. İşte Marimar'ın uyguladığı bu diyetin ana hatları.

Niçin Kilo Alıyoruz?

Defalarca diyete başladınız. Günlerce açlık çektiniz ve kilo verdiniz. Ama diyeti bırakır bırakmaz, verdiğiniz kiloların yüzde 95'ini geri aldınız. O halde bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. Bu, tümüyle metabolizmanızla ilgili. Bazı şanslı insanlar, doğal olarak hızlı bir metabolizmaya sahiptirler. İstediklerini yiyip, zayıf kalmayı başarabilirler.

Bazılarınınsa metabolizması yavaştır; kuş kadar yerler ama yediklerini yakamadıkları için kilo alırlar. Peki metabolizmayı değiştirmek mümkün mü? Tabii ki! Sürekli başlayıp, bıraktığınız yo-yo diyetler metabolizmanızı değiştirebilir, ancak kötü yönde! Bilinçsizce diyet yapmak, metabolizmayı olduğundan daha da yavaşlatır.

Kilo vermek için kalori alımını azaltırız. Ancak insan vücudu her ortama çok kolay adapte olabilen bir makine gibidir. Vücuda giren kalori miktarı azaldıkça bir süre sonra metabolizma yavaşlar, ileride enerjisiz kalmamak için, yağ depolarını daha dikkatli kullanmaya başlar. İşte bu noktada kilo verme aşaması durur.

Diyetinize sonuna kadar sadık kalsanız da kilo veremezsiniz. Bu aşamada pek çok kişi "artık olmuyor" diyerek diyeti bırakır ve eskisi gibi yemeye başlar.

İşte bu, kendinize yapabileceğiniz en kötü şey. Çünkü metabolizmanız diyete başladığınız dönemdekinden daha yavaştır. Alıştığınızdan daha az kalori almanız gerekirken, daha fazlasını alınca, diyetle verdiğiniz kiloları, hatta biraz daha fazlasını kısa zamanda geri almanız son derece doğaldır.

Nasıl Kilo Verilir?
Thalia'nın kısa sürede üstelik açlık çekmeden istediği kiloya ulaşmasını sağlayan diyetin mantığı çok açık; ne yediğinizi bileceksiniz.

Bu diyetin ilk bölümü kilo vermeyi amaçlıyor. İkinci bölümse verilen kilonun korunmasını sağlıyor. Makarnadan ete kadar birçok yiyecekten mahrum kalmıyorsunuz. Yediklerinizden memnun olduğunuz için kendinizi diyette gibi hissetmiyorsunuz. Enerji kaybetmiyor, yorgunluk hissetmiyorsunuz.

Vücudunuz yeni beslenme programına alıştıkça, kilo vermeye başlıyorsunuz. Bu programı uygulayan bazı insanlar ilk birkaç haftada 5-6 kilo verdiklerini söylerken, programı uygulayan Thalia, daha uzun sürede sonuca ulaşabilmiş. Sabırlı olun. Herkesin metabolizması, vücudunun işleyişi farklıdır.

Bu sistemin bir diğer özelliği, yemeklerden sonraki ağırlık hissinden ve bağırsaklardaki rahatsızlıktan kurtarıyor olması. Çünkü besinleri ayırarak yeme ve böylelikle hazmı kolaylaştırma mantığına dayanıyor.

Diyetin İlkeleri

Bu diyetin ilk bölümünün çok önemli üç adımı var:

1-Yiyeceklerin bazılarını hayatınızdan çıkarıyorsunuz.
2-Bazılarını ayırıyorsunuz.
3-Bazılarını birleştiriyorsunuz.

Yaşamınızdan çıkarmanız gereken yiyecekler listesi pek de uzun değil aslında: Şekerler, beyaz unla yapılmış tüm hamur işleri, patates, kafein ve alkol.

Geri kalan yiyecekler ise 4 gruba ayrılıyor:
>Proteinler ve Yağlar: Et, kümes hayvanları, balık, yumurta, sıvıyağ, margarin ve peynir.
>Sebzeler: Enginardan bibere kadar tüm taze sebzeleri içeriyor.
>Karbonhidratlar: Makarna, tahıllar, ekmek, baklagiller ve yağsız süt ürünleri.
>Meyveler: Elmadan portakala tüm taze meyveler.

Bu gıdalardan doyuncaya kadar yemekte serbestsiniz. Ancak önemli olan bu gıdaları gün içinde birbirleriyle doğru kombine etmek.

Aşağıda, yukarıda adı geçen gruplara ait yiyeceklerin daha geniş listesini bulabilirsiniz.

Bu Diyetin 7 Temel Adımı

1-Diyetin kilo verme aşamasında, yaşamınızdan çıkarmanız gereken yiyecekleri gerçekten ÇIKARIN.
2-Meyveyi tek başına, aç karnına yiyin.
3-Protein ve yağ grubunu sebzelerle birlikte yiyin.
4-Karbonhidratları sebzelerle ve yağsız olarak yiyin.
5-Protein ve yağları karbonhidratlardan ayırın.
6-Protein ve yağlardan oluşan bir öğünün ardından karbonhidrat içeren bir öğüne geçecekseniz, ya da tam tersi, en az üç saat bekleyin.
7-Asla öğün atlamayın. Günde üç öğün yiyin. Ve doyuncaya kadar yiyin.

Bunu bir örnekle açıklayabiliriz: Bir öğünde koca bir tabak sebzeli kepekli makarna ve kepekli ekmek yiyebilirsiniz. (Çünkü karbonhidrat ile sebzeyi birleştirebilirsiniz.) Ancak makarnaya yağ, et ya da peynir ekleyemezsiniz. (Çünkü bu kez karbonhidrata protein ve yağ karıştırmış olursunuz ki bu diyete göre bu kombinasyon YASAK!)

Ya da protein / yağ grubuyla sebze grubunu karıştırarak, tereyağlı balık ve sebze yiyebilirsiniz. Ancak bunun yanında asla ekmek, pilav ya da makarna yiyemezsiniz.

Pretein / yağ grubundaki tüm yiyecekler birlikte ve sebzelerle kombine edilerek yenilebilir.

Sebze grubundaki tüm yiyecekler birlikte yenilebilir. Sebze kolaylıkla sindirilebildiği için protein / yağ grubuyla da, karbonhidrat grubuyla da birlikte yenilebilir.

Meyve grubundaki tüm yiyecekler birlikte yenilebilir. Ancak meyve deyip de geçmeyin. Bu konuda dikkat etmek gereken birkaç nokta var:
>Meyveyi aç karnına yiyin.
>Meyveyi tek başına yiyin. 20 dakika sonra bunu karbonhidratlı bir yiyecek takip etsin. (Bu 20 dakikalık süre zarfında meyve sindirilmeye başlanır ve midenizde hiçbir sorun yaşamazsınız.)
>Meyvenin üzerine protein / yağ grubuna dahil bir yiyecek yemek için 1 saat bekleyin.
>Arada ya da tatlı olarak meyve yemek istiyorsanız, sindirim sorunlarıyla karşılaşmamak için son öğünün ardından 2 saat beklemelisiniz.

7 adım. Hepsi bu kadar basit. Gördüğünüz gibi ne kalori hesabı, ne gram hesabı yapılıyor. Sadece bazı yiyecekleri yaşamınızdan çıkarmanız, bazılarını aynı öğünde yememeniz ve bazılarını birlikte yemeniz yeterli.

Bu diyeti uygularken yaşamınızdan çıkarmanız gerekenler:
>Beyaz şeker
>Esmer şeker
>Bal
>Her türlü şurup
>Havuç
>Fruktoz
>Un
>Beyaz pirinç
>Patates
>Muz
>Fındık
>Zeytin
>Ciğer
>Avokado
>Hindistan cevizi
>Mısır
>Tam ve az yağlı süt
>Kahve
>Çay
>Kafeinli soğuk içecekler
>Kakao
>Bira
>Sert içkiler
>Şarap

Not: Havuç, ne yazık ki içerdiği yüksek oranda şeker nedeniyle bu gruba giriyor. Havuçta bulunan A vitaminini şeftali ve kayısıdan, betakaroteni ise kayısı ve brokoliden alabilirsiniz.
Yiyecekleri satın alırken "içindekiler" kısmını dikkatlice okuyun. İçinde fruktoz yani meyve şekeri bulunan gıdalar çoğu kez sağlıklı ve şeker hastalarına uygun ürünler olarak satılırlar. Ancak fruktozdan uzak durmaya özen gösterin. Ve unutmayın ki domates püresinde ve soslarda da fruktoz bulunabilir.















Vücudumuz için gerekli besin grupları:

Protein ve Yağlar:
>Her çeşit peynir
>Tereyağı
>Yumurta
>Krema
>Margarin
>Mayonez
>Her çeşit balık ve deniz mahsülü
>Beyaz ve kırmızı et
>Kümes hayvanları
>Birkisel yağlar
>Zeytinyağı

Karbonhidratlar:
>Fasülye
>Bakla
>Mercimek, bezelye... kısacası her türlü baklagil
>Tahıl ürünleri ve bunlarla üretilen her türlü ekmek, makarna (Diyetimizde sadece kepekli olanlar tercih edilecek.)
>Hardal
>Yağsız süt ve süt ürünleri (Peynir, yoğurt gibi)

Sebze ve Meyveler:
>Bu gruba her türlü taze sebze ve meyve giriyor.




















Henüz kafanızda somut bir fikir canlanmadıysa, vereceğimiz 1 haftalık örnek menüye göz atın.

1 Haftalık Menü
Pazar
09.00 Kahvaltı Protein / Yağ ve Sebze
Peynirli Omlet
Yanında dilediğiniz teze sebzeyle birlikte (domates, biber, salatalık, kabak...)
Kafeinsiz Kahve

13.00 Öğle Karbonhidrat ve Sebze

Domates ve fesleğen soslu kepekli makarna












Domates, salatalık salatası (çoban salata)
Sadece limon, tuz ve karabiber ile tatlandırabilirsiniz. Zeytinyağı kesinlikle kullanılmayacak. (Fotoğraf daha önce yaptığım çoban salataya ait. Üzerindeki zeytinler sizi yanıltmasın. Bu diyette zeytin yenilmemesi gerekiyor.)












Bitki ya da meyve çayı

16.00 Ara Öğün Meyve
2 adet portakal
1 su bardağı su ve 1 adet limonun suyu ile hazırlayacağınız şekersiz limonata

19.00 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Mantarlı piliç ızgara
Izgara sebze
Marul salatası (Zeytinyağı ile tatlandırabilirsiniz)











Kafeinsiz kahve

Pazartesi
07.00 Kahvaltı Öncesi Meyve
Şeftali, çilek, kivi ve portakal suyuyla yapacağınız meyveli smoothie (Muz hariç elinizdeki diğer mevsim meyvelerini de kullanabilirsiniz. Tarifi için dergi sayfalarının fotoğraflarının üzerine tıklayabilirsiniz.)

07.20 Kahvaltı Karbonhidrat
Yağsız peynir ve kepekli ekmekle yapılmış bir tost











Kafeinsiz Kahve

10.00 Ara Öğün Meyve
Elma

13.00 Öğle Protein / Yağ ve Sebze
Maydanoz ve limon suyu ile tatlandırılmış yağda kızartılmış karides
Izgara tavuklu salata

16.00 Ara Öğün Karbonhidrat
Kepekli Kraker

19.30 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Tavuk suyuna sebze çorbası (pirinç, şehriye, patates, havuç kullanmayın)
Balzamik soslu salata (Tarifi için dergi sayfalarının fotoğraflarının üzerine tıklayabilirsiniz.)


Salı
07.00 Kahvaltı Öncesi Meyve
1 bardak taze ananas suyu, çilek ve karpuz

07.20 Kahvaltı Karbonhidrat
Yağsız süt katılmış bir kase müsli

13.00 Öğle Protein / Yağ ve Sebze
Peynir soslu salata
Izgara biber, kabak ve soğan garnitürlü ızgara tavuk göğsü

19.00 Akşam Karbonhidrat ve Sebze
Soya soslu sebzeli pilav (brokoli, kırmızı biber, kabak...)
Yağsız yoğurt soslu salata

21.00 Gece Tatlı
Limonlu sorbe (Bir miktar şekersiz tatlandırıcı ile tatlandırılmış ve dondurulmuş limon suyu)
Meyve


Çarşamba
07.00 Kahvaltı Öncesi Meyve
Kavun

07.20 Kahvaltı Öncesi Karbonhidrat
Kafeinsiz kahveyle tatlandırılmış 1 fincan yağsız süt

09.00 Kahvaltı Karbonhidrat
Yağsız peynir ve kepekli ekmekle yapılmış tost

14.00 Öğle Protein / Yağ ve Sebze
Domatesli, peynirli ızgara tavuk salatası

18.00 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Acılı tavuk ızgara
Izgara biber
Parmesan peynirli, rokalı salata

21.00 Gece Protein / Yağ
1 dilim çedar peyniri


Perşembe
07.00 Kahvaltı Protein / Yağ
Hindi sosisli omlet
Kafeinsiz kahve

13.00 Öğle
Protein / Yağ ve Sebze
İçinde et ve peynir bulunan karışık salata

16.00 Ara Öğün Karbonhidrat
Yağsız peynir ve kepekli ekmekle yapılmış tost

19.30 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Domates soslu balık
Mayonezli enginar (Tarifi için dergi sayfalarının fotoğraflarının üzerine tıklayabilirsiniz.)

21.30 Gece Meyve
Ahududu sorbe (Ahududuları su ilavesiyle hafifçe yumuşayıncaya kadar haşlayın. Püre haline getirin. Suyuyla birlikte dondurun. Şeker yerine tatlandırıcı kullanın.)


Cuma
07.00 Kahvaltı Öncesi Meyve
Kivi

09.30 Kahvaltı
Karbonhidrat
Yağsız süt katılmış bir kase müsli

12.30 Öğle
Protein / Yağ ve Sebze
Karışık salata (marul, peynir, hindi, domates, soğan, yumurta, zeytinyağı)

18.00 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Rokfor soslu yeşil salata
Patlıcanlı ızgara tavuk
Cheesecake (Tarifi için dergi sayfalarının fotoğraflarının üzerine tıklayabilirsiniz.)


Cumartesi
09.00 Kahvaltı Öncesi Meyve
Meyveli smoothie

09.20 Kahvaltı Karbonhidrat
Yağsız süt katılmış bir kase müsli
Kafeinsiz kahve veya cappuccino ile tatlandırılmış 1 fincan yağsız süt

13.00 Öğle Karbonhidrat ve Sebze
Sebzeli ve yağsız peynirli sandviç (Tarifi için dergi sayfalarının fotoğraflarının üzerine tıklayabilirsiniz.)
Izgara sebze

18.30 Akşam Protein / Yağ ve Sebze
Taze otlu ızgara tavuk pirzola
Izgara kabak ve patlıcan
Enginarlı yeşil salata

20.30 Gece Meyve
Portakal

En Çok Sorulan Sorular

Bu diyeti uygulamak çok basit. Restoranda ya da bir arkadaş davetinde bile diyetinizi bozmadan yemek yemenin keyfini çıkarabilirsiniz. Ancak yine de akla bazı sorular gelebilir. İşte en çok sorulan sorular.

1-Protein / yağ içeren menüden mi, yoksa karbonhidrat içeren menüden mi daha çok yemeliyim?
Sadece bu diyette değil, uygulanan tüm diyetlerde, ne kadar az karbonhidrat yerseniz o kadar çok kilo verebiliyorsunuz. Ama bu, karbonhidratı tümüyle sofralardan uzaklaştırmak anlamına gelmiyor. Zira dengeli beslenme piramidinin tabanını, yani en geniş bölümünü karbonhidratlar oluşturuyor. Yani kilo vermek uğruna karbonhidratı tümüyle kesmek hiç doğru olmayacaktır.
Marimar'ın seçimi ise güne meyve ve karbonhidrat ikilisi ile başlamak. Öğle yemeğinde ise, protein / yağ ve sebze ya da karbonhidrat ve sebze menülerini, her gün dönüşümlü olarak yemeyi tercih ediyor.
Yani bir öğle yemeğinde proteine ağırlık vermişse, ertesi gün bu hakkını karbonhidrattan yana kullanıyor.
Akşam yemeğinde ise gece çok fazla enerjiye ihtiyaç duymadığı günlerde, proteinli menüleri tercih ediyor.
Ancak başında da dediğimiz gibi herkesin bünyesi farklı. Bazıları karbonhidratı diğerlerinden daha hızlı yakıp, tüketebilirken, bazıları için bu daha zor olabilir.
Sonuçta herkes kendi bünyesini daha iyi tanıdığından bir süre sonra tercihlerini buna göre belirlemeye başlayabilir.
Protein ağırlıklı besleniyorsanız, bu kez de yağ alımına dikkat etmeniz gerekiyor. Çok fazla yağ tüketimi hızlı kilo vermenin yavaşlamasına sebep olabilir.

2-Yağ yemeyi tümüyle kesmeden kilo verilebilir mi?
Kombinasyonları doğru biçimde yaptığınız ve yağ tüketimini abartmadığınız takdirde, yağ, şişmanlamanıza sebep olmayacaktır. Yağla birlikte karbonhidratlı yiyecekler yediğinizdeyse, sindirim zorlaşacaktır. Abartmamak koşuluyla yağ serbest.
Peki ya kolesterol?
Tereyağı ve et gibi hayvansal gıdalar genellikle yüksek oranda kolesterol içerirler ve az miktarda yenmelidirler. Ancak bu diyet programında dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Örneğin haftalık diyet menümüzde peynirli omlet var. "Doyuncaya kadar yiyin" denilen bu diyette, 6 yumurtadan omlet yapıp, bir kangal sucuk yiyip, yanında da peynir soslu brokoli "atıştırıp", hiç karbonhidrat almadığınız için kilo verebilirsiniz. Ama kolesterol seviyenizin ne kadar yükselebileceğini tahmin edebiliyor musunuz?
Verdiğimiz bu örnek, bu diyet programının doğru uygulanmadığını gösteriyor. Çünkü bu programın temeli, her türlü besinleri tüketmek, ancak karıştırmamak. Yağsız beyaz ette ve doymamış sıvıyağda daha az kolesterol olduğunu unutmayın.

3-Öğün atlarsam ne olur?
Sakın bunu yapmayın! Evde ya da bir restoranda yemek yerken asla öğün atlamamaya özen gösterin. Tüm beslenme uzmanları, " kahvaltı günün en önemli öğünüdür" derken yanılıyor olamazlar. Şöyle düşünün: Sabah uyandığınızda ortalama 8-10 saat önce yemek yemiş oluyorsunuz. Kahvaltıyı atlayıp, öğle yemeğine kadar hiçbir şey yemediğiniz takdirde, öğle yemeğine kadar yaklaşık 12-14 saat vücudunuza hiçbir besin girmemiş demektir. Yemek yediğinizde, vücudunuzun doğal içgüdüleri devreye girer. Bir daha ne zaman yemek yiyeceğinizi bilmediğinden savunmaya geçer ve yemeği sindirme işlemini aksatır. Bu nedenle günde en az üç öğün yiyin. Ya da üç öğünü altı küçük öğüne bölün.

4-Kahvemi mutlaka sütlü içerim. Bu diyetimi etkiler mi?
Bildiğiniz gibi yağlı ve yarım yağlı süt, bu programın birinci adımı olan kilo verme aşamasında hayatınızdan çıkarılması gereken besinler arasında yer alıyorlar. Bu dönemde yağsız süt içebilirsiniz. İçinde yağ bulunmadığı için yağsız süt, karbonhidrat grubunda yer almaktadır. Bu nedenle kafeinsiz kahvenize yağsız süt katabilirsiniz. Ancak tabii sütlü kahve içerken, karbonhidrat menüsü ya da karbonhidrat ve sebze menüsü yiyor olmanız gerektiğini unutmayın. Ancak protein / yağ ya da protein / yağ ve sebze menüsü yiyorsanız, içinde karbonhidrat olduğundan ötürü sütlü kahve içemezsiniz. Şimdi söyleyeceklerimiz size garip gelebilir ama protein / yağ menüsü yediğinizdeyse kafeinsiz kahvenize krema katabilirsiniz. Çünkü krema proteinden daha kolay sindirilebilir.

5-Makarnaya bayılırım! Ama gördüğüm kadarıyla kilo verme aşaması olan birinci dönemde makarna yiyemiyoruz. Ne yapabilirim?
Birinci aşamada makarnayı yaşamınızdan tümüyle çıkarmanız değil, makarna yerken bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor. Öncelikle beyaz undan yapılan değil, kepekli undan yapılan makarnayı tercih etmelisiniz. Ve hazırlayacağınız domates sosunda asla yağ, tereyağı, margarin, sıvı yağ ya da peynir olmamalı. Bunun yerine soğanlı, sarımsaklı, domatesli, sebzeli, otlu ve soya soslu bir makarna sosunu deneyin.

6-Diyet yaparken tatlı yememeye dayanamıyorum. Kilo verme aşamasında bu konuda ne yapabilirim?
Eğer çok fazla tatlı yeme alışkanlığınız varsa, kilo verme aşamasında zor anlar yaşayabilirsiniz. Doğal bir şeker kaynağı olan meyveler bu dönemde imdadınıza yetişecektir. Tatlandırıcı ile hazırlanan sorbe önerimiz ve şekersiz cheesecake tarifimiz hoşunuza gidecektir. Bu konuda dikkat etmeniz gereken en önemli şey, meyveyi öğünlerden en az iki saat sonra yemek.

7-Akşam yemeği için bir yere davetliysem ne yapmalıyım?
Yeni beslenme tarzınızdan ve verdiğiniz kilolardan memnun kalacağınız için bunları arkadaşlarınızla paylaşmaktan büyük keyif alacaksınız. Eğer bu küçük sırrınızı kimseyle paylaşmak istemiyorsanız, onların anlamayacağı küçük "hileler" yapabilirsiniz. Örneğin ekmek sepetinden bir dilim ekmek alın ve ikiye ayırın. Kimse ekmek yemediğinizi fark etmeyecektir. Salata her menüye uyum sağladığı için rahatlıkla yiyebilirsiniz. Sadece mısır, havuç ve patatesleri ayırmayı unutmayın. Katıldığınız davetteki ana yemek muhtemelen yanında sebze, patates ve pilavla sunulan et ya da balık olacaktır. Pilav veya patatese dokunmayın yeter! Tek sorun ana yemek olarak soslu makarna sunulması! Hayır diyemediğiniz takdirde sadece küçük bir porsiyon yiyin ve ertesi gün kaldığınız yerden devam edin. Tatlı servisine gelince... Pek çok ev sahibi tatlı yememenizi anlayışla karşılayacaktır. Ancak çok fazla ısrar edildiği takdirde bir kaşık alıp tadına bakın ve iltifatlarınızı eksik etmeyin.

Not: Bu kitapçığı hazırlayan Özlem Akalan, Nilay Çınar, Nigar Yeni'ye kendi adıma çok teşekkür ederim. Doyarak da kilo verilebileceğini bize göstermiş oldular.
Yazıda adı geçen kitap ülkemizde yayımlanmadığından bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Dilerim sizin de işinize yarar.

24 Mart 2008

Ebru ve Diyet 1

İnternette kısa bir araştırma yaptım, ancak sizinle paylaşmak istediğim Thalia (Marimar) Diyeti'ne (en azından bu isimle), rastlayamadım. Dr. Muzaffer Kuşhan'ın da Ayırma Diyeti isimli kitabı ve diyet listeleri var, ancak prensibi tam olarak bu diyetle aynı değil.

Elimdeki kitapçık Thalia'nın başrolünde oynadığı Marimar adlı dizi daha yayındayken, Sabah Gazetesi'nin verdiği Bahar Diyetleri eklerine ait.

Bu diyet yönteminde belli besin gruplarını bir arada yediğiniz takdirde kilo vereceğiniz iddia ediliyor. Çoğu yiyecek için de bir miktar sınırlaması olmadığından, aç kalmanız söz konusu olmuyor. Eski patronumun bu yöntemle 3-4 kg fazlasından kurtulduğunu biliyorum. Ben de o zamanlar kısa süre denemiş ve başarılı olmuştum, ancak çalışırken bu prensip ile beslenmek daha zor olduğundan uzun süre devam ettirememiştim. Şimdi evde olduğumdan daha kolay uygulayabiliyorum. Sizin de bir sağlık probleminiz yoksa ve uygulayabileceğinizi düşünüyorsanız denemenizi tavsiye edebilirim. Ama özellikle belirtmek isterim bu ve bunun gibi diyetleri denemeden önce, tüm kan değerlerinizin normal sınırlar içinde olduğuna emin olmalısınız. Çünkü daha sonra telafisi mümkün olmayan problemlerle karışılaşabilirsiniz.

Diyet ve zayıflama yöntemleri konusunda uzun yıllardır kazandığım tecrübelerime göre; herkes için geçerli kolay bir yöntemden bahsetmek söz konusu değil malesef. Birisi için mucize olan diyet, sizin hiç de işinize yaramayabilir hatta zarar bile verebilir. Kilo alıp vermenizde, var olan rahatsızlıklarınızdan, metabolizma hızınıza, yeme alışkanlıklarınızdan, sosyal hayatınıza kadar pek çok şey etken olabiliyor.

Aslında hepimizin bildiği ancak uygulayabilsek zaten şişman olmayacağımız bir yöntem var. O da sebze-meyveden zengin, karbonhidrattan yoksun beslenerek yediklerimizi sınırlandırmak ve hareketimizi artırmak. Ne kadar basit görünüyor değil mi? Keşke bir cümle ile özetlenebilecek bu hayat şeklini hepimiz benimseyebilsek. :(

En kısa zamanda denediğim yöntemlerle ilgili daha detaylı bir yazı daha yazacağım.

Ancak şimdiden söylemek istediğim, size mucize olarak sunulan şeylere ihtiyatla yaklaşmanızı tavsiye etmek. İçinde bulunduğumuz bahar aylarında tüm görsel ve yazılı basında, sizin neredeyse hiçbir şey yapmanıza gerek olmadan (onlara para vermek dışında tabii) durduğunuz yerde kilo vereceğinizi iddia eden yöntemlerin, ürünlerin reklamlarına rastlıyoruz.

Bu tür yayınları gördüğünüzde ilk aklınıza gelmesi gereken, zayıflama konusuda eğer kesin, kolay ve mucize bir yöntem keşfedilmiş olsa önce Amerika'da kullanılacağı ve bu ülkenin nüfusunun yüzde ellisekizinin şişman olmayacağı olmalı bence.

Bu uğurda ciddi miktarlarda para kaybetmiş birisi olarak yazıyorum bunları. Tabii takdir sizin...

Domates ve Fesleğen Soslu Kepekli Spagetti - Diyet Etkinliği

Zayıflamak isteyen hanımlar için


Sevgili Ayşe, Yaren, Dilek ve Aynur'un hazırladığı "Diyet Etkinliği" için, Sabah Gazetesi'nin, yıllar önce verdiği "Bahar Diyetleri" eklerinden birindeki diyet yöntemini ve o yönteme uygun bir spagetti tarifini sizlerle paylaşmak istedim.

Bu yöntem, aynı öğünde karbonhidratlı yiyecekler ile protein ve yağlı yiyecekleri birbirine karıştırmama esasına dayanıyor.
Bu nedenle spagettinin sosunu hazırlarken yağ veya peynir kullanmadık.

Sevgili arkadaşlarıma bu hayırlı etkinlik için çok teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum. :)




















Malzemeler:
1 paket (250 gr) kepekli spagetti
1 adet küçük kuru soğan
3 diş sarımsak
5 adet orta boy domates
Su, tuz, karabiber, kuru fesleğen

Yapılışı:
-Derin bir tencerede bol su kaynatın. Tuz ekleyin. Tekrar fokurdamaya başladığında spagettileri kırmadan tencereye ekleyin. Arada karıştırarak, istediğiniz dirilikte pişirin, süzün. (Kepekli makarnaların, normal makarnalardan daha uzun sürede piştiklerini unutmayın.)
-Teflon bir tavaya ince kıydığınız soğanınızı ve 1 yemek kaşığı suyu koyun. Sürekli karıştırarak soğanlar hafif yumuşayıncaya kadar, 1-2 dakika pişirin.
-Daha sonra rendeleyip, kabuklarını attığınız domatesleri, ince ince kıydığınız sarımsakları, çay kaşığının ucuyla çok az karabiberi, 1 çay kaşığı tuzu ekleyin. Domatesler iyice pişinceye kadar, yaklaşık 10 dakika arada karıştırarak pişirmeye devam edin.
-Piştiğinde 2 çay kaşığı kuru fesleğeni ekleyip, son kez karıştırın ve ocağı kapatın.
-Dilerseniz, sos tavadayken, süzülmüş spagettileri ekleyip karıştırabileceğiniz gibi, sosu, tabaklara paylaştırdığınız spagettilerin üzerine gezdirerek de servis edebilirsiniz.



















Afiyet Olsun.

Not: Diyet yöntemine göre değil de, hafif bir kepekli makarna hazırlayayım diyorsanız. Soğanları 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ ile sotelemenizi tavsiye ederim.

17 Mart 2008

Çilek Sos


Çilek en hızlı tüketmemiz gereken meyvelerden biri. Alındıktan sonra pek dayanmıyor malesef.

Geçenlerde oğlum istediği için aldığım, ancak yemediği için bozulmaya yüz tutmuş çilekleri görünce, birden aklıma onları sos haline getirmek geldi.

İyi ki de yapmışım, harika oldu. Evde hazır bulunan irmikli tatlının üzerine de ayrı bir yakıştı.

Ben, irmikli tatlıyı, katlı pasta şeklindeki kurabiye kalıbımla kestim. Bol soslu ve biraz büyükçe bir porsiyon oldu. Siz bir tepsi irmikli tatlının üzerine dökmek için hazırlayacaksanız 20 adet çilek ve 6 tatlı kaşığı toz şeker kullanmanız yeterli olacaktır sanırım.

Her bir veya iki porsiyon için;
Malzemeler:
10 adet orta boy çilek
3 tatlı kaşığı toz şeker

Yapılışı:
-Çileklerin saplarını koparmadan yıkayın ve iyice kuruyuncaya kadar süzgeçte bekletin.
-Toz şeker ile birlikte doğrayıcınızın içine alıp, püre haline gelinceye kadar çırpın. (Toz şekeri tadına bakarak kaşık kaşık eklemenizi tavsiye ederim. Çünkü çileklerin tatları her ay aynı olmuyor.)
-Kalın tabanlı çelik bir tencereye püreyi koyup, arada karıştırarak kaynatın. Kaynayınca altını kısın ve 1-2 dakika daha, yine arada karıştırarak kıvam almasını bekleyin. Altını kapatın.
-Ilınınca dilediğiniz sütlü tatlının üzerinde servis edin. Hemen kullanmayacaksanız, oda sıcaklığına geldiğinde, kuru cam bir kavanoz içine koyarak buzdolabında saklayabilirsiniz.

Afiyet Olsun.

14 Mart 2008

#32 Çorba Ye - Süzme Mercimek Çorbası











Sevgili Lama Mutfakta'nın ev sahipliğini yaptığı #32 Çorba Ye Etkinliği'ne, benim çok sevdiğim süzme mercimek çorbası ile katılmak istedim.

Yeni anne olan arkadaşımıza etkinlikte başarılar diliyorum. Minik Zeynep'i güle güle büyütürsünüz inşallah.





Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
1 adet kuru soğan
1 çay kaşığı kimyon
Su, tuz
Dilerseniz, kruton (kızarmış ekmek küpleri)

Sos için;
2 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber

Yapılışı:
-Mercimekleri ayıklayıp, yıkayın. Daha sonra süzün ve bir kenarda bekletin.
-Un ve tereyağını tencerenize alın. Yağ eriyip, kavrulmuş un kokusu duyuluncaya kadar 1-2 dakika kavurun.
-Yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak, 6 su bardağı sıcak suyu ekleyin.
-Kaynamaya başladığında, kabuklarını soyduğunuz bir adet soğanı bütün olarak tencereye koyun ve altını kısın. (Soğanı, çorbanız piştikten sonra çıkarıp atacağımız için bütün halinde koyuyoruz.)
-Süzülmüş mercimeği, kimyonu ve 1 tatlı kaşığı tuzu ekleyin. Arada karıştırarak, mercimekler iyice dağılıncaya kadar pişirin.
-Soğanı çıkarıp atın.
-Çorbanızı blenderdan geçirin, yoksa tel süzgeç ile süzün. Tuzunu ve kıvamını kontrol edip, gerekiyorsa su ve tuz ekleyin. 1-2 dakika daha kısık ateşte kaynatıp, altını kapatın.
-Bir tavada sos için gerekli 2 yemek kaşığı tereyağını eritin. Acı veya tatlı kırmızı toz biberi ekleyip, birkaç saniye karıştırın. (Yağın yanmamasına dikkat edin.)
-Çorbanızı tabaklara servis edip, üzerine hazırladığınız sostan gezdirin. (Sosu tencereye de ekleyebilirsiniz.)
-Tercihen kızarmış ekmek küpleri (kruton) ile de servis edebilirsiniz.

Kruton hazırlamak için; Birinci yöntem; 6 dilim bayat ekmeği küp küp doğrayın. Tavada 3 yemek kaşığı margarini eritin. Ekmekleri tavaya alın, karıştırarak kızartın.
İkinci yöntem; dilediğiniz kadar ekmeği küp küp doğrayın. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsinize alın. Üzerine çok az sıvı yağ gezdirin, karıştırın. 200 dereceye ısıttığınız fırında ekmekler kıtır kıtır oluncaya kadar, arada bir veya iki kez karıştırarak pişirin.

Afiyet Olsun.

Mantar ve Beşamel Soslu Makarna


Sevgili arkadaşlar, son iki haftası çok yoğun olmak üzere, yaklaşık bir aydır diyet yapıyorum.

Bu nedenle bloglarınızı eskisi kadar takip edemiyor ve yeni tarif ekleyemiyorum. Bunun için beni affedin ne olur. Normal kiloma indiğimde herşey yoluna girecek inşallah. Yaptığınız birbirinden güzel lezzetleri görüp, diyete devam etmek çok zor inanın.

Dün kendime bir günlük izin verdim ve en sevdiğim makarnadan yaptım. Beşamelli makarnalara da, sebzelere de bayılıyorum. Ama hiçbir diyet listesinde önerilmiyor bu çeşit beslenme malesef.

Siz de beşamelli makarnalardan hoşlanıyorsanız kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Harika oldu.

Tarifi Barilla Makarna paketlerinin birinin üzerinde görmüştüm. Çok ufak değişiklikler yaptım ve işte ortaya çıkan...

Malzemeler:
1 paket penne makarna (500 gr)
Su, tuz

1 su bardağı kaşar peyniri rendesi (parmesan da olabilir)

Mantar sos için;
400 gr mantar
3 diş sarımsak
4 yemek kaşığı sıvı yağ
Çeyrek limonun suyu
Tuz, karabiber

Beşamel Sos için;
500 ml süt
2 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı:
-Makarnanızı tuzlu, bol suda haşlayın. Süzün.
-Beşamel Sos için; tereyağını tencerenize alıp, eritin. Unu ekleyin. 1-2 dakika sürekli karıştırarak kavurun. Azar azar ve yine karıştırarak sütü ilave edin. Kaynayıp, kıvam alıncaya kadar pişirin. Bir kenarda bekletin.
-Mantar Sos için; oldukça geniş bir tavaya (makarnayı da içine alacak kadar büyük), sıvı yağı, kabuklarını elinizle soyarak temizlediğiniz ve dilim dilim kestiğiniz mantarları, ince kıyılmış sarımsakları, tuzu, karabiberi ve limon suyunu koyun. Mantarlar sularını salıp, çekene kadar kavurun.
-Ocağın altını kapatmadan, mantarların üzerine, beşamel sosu ekleyin, karıştırın. Daha sonra süzülmüş makarnaları ekleyin. 1-2 dakika hepsini birlikte harmanlayın. Ocağı kapatın.
-Tabaklara servis edip, üzerine rendenin ince kısmı ile rendelediğiniz kaşar peynirini serpiştirin.

Afiyet Olsun.

Not: Kuzenimden ve bir şeften mantarların yıkanmaması gerektiğini duymuştum. Mantarlar kendi yapılarında da su bulundurduğundan ve yıkanırken de çok su çektiğinden tadlarının bozulduğunu söylediler. Yıkamadan birşey yemek çok hoşuma gitmese de, bu sefer mantarların kabuklarını alt kısmından tutup soyarak, ancak saplarını koparıp atarak hazırladım sosu. (Onlar saplarını da kullanıyorlardı, ama sapları soyulmadığından temiz değilmiş gibi geldi, ben böyle yaptım.)
Tadı daha güzel oldu. Aklınızda bulunsun.

9 Mart 2008

Yalancı Su Böreği - PDÇS Etkinliği - 17


















Sefertası Belgin Hanım'cığım, beni, Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği'ne davet etmiş. Çok teşekkürler ediyorum ve başarılar diliyorum.

Canım Belgin Hanım'cığım için değişik bir tarif olsun diyerek İtalyan Pudingi, Panna Cotta hazırlamıştım. Ancak bir aksilik oldu ve kıvamı bozuldu. Ben de etkinliğin son gününde, eski bir tarifimle katkıda bulunayım istedim.

Malzemeler:
2 adet yufka
1 yumurta
tepsiyi yağlamak için sıvıyağ


İç için

Malzemeler:

1 paket kelebek makarna

Tuz, su

500 gr beyazpeynir (Ben taciroğlu kullandım. Peyniriniz tam yağlı ve sert olmalı.)

50 gr tereyağı

Yarım demet maydanoz

İçin Yapılışı:

-Makarnanızı tuzlu suda, 10-12 dakika kadar haşlayın. Süzün.

-Genişce bir kaba alın. Sıcakken tereyağını koyun karıştırın.

-Peyniri ve ince kıyılmış maydanozu ekleyin... İç malzememiz hazır!


Harcı İçin

Malzemeler:

3 yumurta

2 su bardağı süt

1 kahve fincanı sıvı yağ

1 çay kaşığı tuz

Harcın Yapılışı:

-Yumurtayı çatalla çırpın.

-Diğer malzemeleri ekleyip, karıştırın...Harç da hazır!




Böreğin Yapılışı:

-Yufkayı, yağladığınız tepsinize, kenarları taşacak şekilde serin.

-Makarnalı, iç karışımınızın yarısını, yufkanızın içine dökün.

-Harcın yarısını makarnaların üzerine, kaşıkla gezdirin.

-Yufkanın kenarlarını, üzerine kapatın.

-Diğer yufkayı da, aynı şekilde alttaki katın üzerine, kenarları taşacak şekilde serin.

-Kalan iç karışımını koyun.

-Kalan harçtan 2 yemek kaşığı kadar ayırıp, onu da 2.kat makarnaların üzerine gezdirin.

-2.yufkanın da kenarlarını üzerine kapatın.

-Ayırdığınız 2 yemek kaşığı harca, 1 yumurta kırın. Çırpın ve böreğinizin üzerine sürün.

-Daha önceden 200 dereceye ısıttığınız fırına verip, üzeri kızarana kadar pişirin.


Afiyet Olsun.


8 Mart 2008

Bloğum 1 Yaşında


















Selamlar Arkadaşlar,

Bugün Dünya Kadınlar Günü ve aynı zamanda blogcudaki adresimi aktif hale getirdiğim gün.

Geçen bir yıl zarfında, çoğumuzun olduğu gibi, benim de hayatımda çok şey değişti.

Kek, pasta yapmak dışında, mutfakla aram çok iyi değilken, sizlerin ilgisi ve desteği ile pek çok tarifi dener oldum. Tam zamanlı çalışıyorken, çoğunlukla eşimden sonra eve geliyordum ve değil yemek yapmak, yemeye bile halim olmuyordu.

Bana yeni tarifler denemek için güç veren, yüzlerini görmesem de yanımda olduklarını hissettiren tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İyi ki bloğum var, iyi ki sizler varsınız.

Blog yazarlığına Blogcu'da başladım. Bağlantı problemleri yüzünden, çok önceden aldığım Blogger adresimi de kullanmaya başladım. İkisindeki tarifler de aynı. Ama Blogcu'da kategorileri listelediğinizde son 10 kayıt görüntüleniyor. Tüm tariflerimi görmek isterseniz Blogger adresimi ziyaret etmenizi rica ederim.

Tüm Hanımların Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyor, daha nice seneler, yeni tariflerle hep birlikte olmayı diliyorum.

Herkese kucak dolusu sevgiler...


Blogcu Adresim; www.ebruakin.blogcu.com
Blogger Adresim; www.ebruakin.blogspot.com

Karbonhidrat Diyeti (Ye+İç=Zayıfla)

Karbonhidrat diyeti listesinin oldukça silik bir kopyasını yaklaşık 8 yıl önce canım ablam Sevil Üstündağ'dan almıştım. Kuzenlerle birli...