13 Ocak 2008

Sobe...

Oldukça uzun bir zaman önce Funda arkadaşımız tarafından sobelenmiştim. Ama ilginçtir ki bu arkadaşımız iki tarif ekleyip, bir de uzun bir listeyi sobeledikten sonra ne yazı yazdı, ne de ortalıklarda göründü. :)

Ama yapacak birşey yok. Sözüm söz. Geç de olsa sobesine cevap veriyorum.

Sobeyi bu kadar bekletmemin nedenlerinden biri de, konusunun evimize ait fotoğraflar olması. Zaten yemek fotoğraflarımızın fonlarından az çok evlerimizin fotoğraflarını bloglarımıza eklemiş oluyoruz. Ama, bu benim salonum, bu da mutfağım diye fotoğraf eklemek bana çok doğru gelmedi. O yüzden hobilerimizle ve oğlumla ilgili birkaç fotoğraf ekliyorum. Tabii Funda'nın affına sığınarak...

Bunlar yemek kitaplarımın ve dergilerimin bir kısmı. :)
























Bunlar da film arşivimizin bir kısmı.

























Bu fotoğraflar da oğlumun odasına ve oyuncaklarına ait fotoğraflar.
Güneşin boyunu ölçtüğümüz zürafamız ve Paşabahçe'den aldığım harflerle yazdığımız adı...

























Eğer erkek çocuğunuz varsa, bu oyuncağı gördüğünüzde, hem siz, hem çocuğunuz için mutlaka alın. Biz izlemekten çok zevk alıyoruz. :)



















Bu da eşimin oğluna alır görünüp, aslında kendi zevki olan maket tren seti. Raylarını babası kurmuş olsa da, bütün oyuncakların yerleştirilmesi oğluma ait.



















Bu da oturduğum site.
İstanbul'da, kişi başına düşen yeşil alanın en fazla olduğu site olsa da, tek kötü tarafı, hemen yanıbaşımızdan geçen yüksek gerilim hattı...






































Ve tahmin edebileceğiniz gibi, ben kimseyi sobelemiyorum. :)

6 yorum:

Adsız dedi ki...

yemek kitaplariniza ve dergilerinize bayildim !!!!!!!!!!!!!!! istanbulda okadar pastaci kursu var ki hemen yazilirdim yurt disinda yasamasaydim :TRnin kiymetini bilin cok imkanlariniz var (bos zamanlarizi degerlendirmek icin ,boya ,ebruli ,taki sanati .

BETÜL dedi ki...

Merhabalar
Ne ilginç bir sobe konusu, ilk kez duyuyorum. Bizde İst. da, Anadolu yakasında, yeşillikler içinde ama yanından yüksek gerilim hattı geçen :( bir sitede oturuyoruz, komşu muyuz yoksa diye resimlere dikkatle baktım :)
Sevgiler....

cin(s)fikirli dedi ki...

ebuş o nasıl bir arşiv yaw, süper...filmkolikler sizi...bundan sonra yaptığın asabilikleri gerilim hattına vereceğiz:))))ay gene sabahın köründe uyandım diye böyle iğrenç esprilerime mazur kaldın...niye kimseyi sobelemedin ben anlamadım ayol...uyanamadım mı?

cin(s)fikirli dedi ki...

ha ben hakkaten uyanamamışım sabah...sobe knusunu algılamamışım, sanki sobe konusu başka da foto isteği de ayrı gibi algılamışım..sobelememekte çok haklısın...hem fazla özele hem de görgüsüzlüğe girebilir:)neyse bence sen iyi sıyırttın bu işten..bu arada blogspot yorumlarında düzenleme yapamıyorum, hönk!yahu bi de bunu çzmeye çalış, bitirdi bu blog işi beni...

yesildomates dedi ki...

canım seni yakından tanımak güzeldi..

arşivin gerçekten çok güzel..

öpüyorum..görümek üzere..

ebruakin dedi ki...

Sevgili İsimsiz,
Çok teşekkür ederim.
Ben de fırsat buldukça, ilgilendiğim alanlardaki kursları kaçırmamaya çalışıyorum.
Dilerim sizin de bu fırsatınız olur.
Sevgiler...

Sevgili Betül,
İlginç bir konuydu gerçekten. :)
Ben Avrupa Yakasında Oyak Sitesi'nde oturuyorum.
Sevgiler...

Canım Banummm,
Teşekkür ederim.
Asabiliklerimle idare edin beni artık. :)
Diğer sorunun cevabını da bloğuna yorum olarak yazdım.
Öptüm kocaman kocaman.
Sevgiler. :)))

Canım Dilek'cim,
Çok teşekkürler.
Öptüm canımcım.
Sevgiler...