19 Ocak 2008

Sobe...

Bu da beklettiğim son sobem. Sevgili Fatoş'cuğumun sobesi...

-İsim veya Lakabınız...
Adım Ebru Akın, eskiden bazı arkadaşlarım Ebuş derlerdi. :)
-Doğum Yeriniz...
İstanbul
-Hobileriniz...
Bloğum, pasta ve ebru yapmak, film izlemek
-En değerli üç şeyiniz...
Oğlum, Eşim, Ailem
-Olmazsa olmaz dediğiniz şey...
Huzurum
-İdealiniz...
Kendime ait bir iş kurmak
-Etkilendiğiniz bir kitap...
Bu soruyu ilk okuduğumda, çocukken köyde okuduğum, Dean R. Koontz'un Fısıltılar kitabı geldi aklıma. Hem küçüğüm, hem köy yeri karanlık, gece okuyorum ve odada yalnızım. Hayatımda bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum bir daha.
-En sevdiğiniz şarkı...
Sertab Erener'in, Bülent Ortaçgil'in ve Nil Karaibrahimgil'in tüm şarkıları, Sezen Aksu'nun eski şarkılarını çok severim.
Seçmek zor ama Sertab Erener Rüya diyeyim.
-Gitmek istediğiniz yer...
Nedenini bilmiyorum ama, çocukluğumdan beri bütün İspanya'yı arabayla gezmek istiyorum. Özellikle de Barselona'yı. Yurtdışında pek çok yer görmüş olan kardeşlerim de Barselona'yı tavsiye ediyorlar...
-En yakın üç blog arkadaşınız...
Bu soruya cevap vermek istemem aslında. Çünkü sevdiğim kişilerin listesinde olmayınca çok bozuluyorum. Ben de arkadaşlarımı küstürmeyeyim. Çok yakın olanlar kendilerini biliyor zaten. :) Yakın veya uzak bloğumu ziyaret eden herkesi çok seviyorum. Bana yaptıklarımın bir işe yaradığını hissettiriyorlar. Herkese teşekkürler...
-Unutamadığınız bir anı...
Çoğu anne gibi, oğlumu kucağıma aldığım an, hayatımın en önemli anıydı. Ondan sonra herşey çoooook değişti.
-İlgilendiğiniz spor dalı...
Hamile kalıncaya kadar tenis oynadım. İlk fırsatta tekrar başlayacağım.
-Tuttuğunuz takım...
Beşiktaş
-İdeal bir kadın nasıl olmalı?
Kendi ayakları üstünde durabilen, anne ise evladının gelişimi ile ilgili, araştıran, kendini yenileyebilen, geliştiren, kendisine ve çevresine saygılı, özgüven sahibi, akıllı, bakımlı, şefkatli olmalı.
-İdeal bir erkek nasıl olmalı?
Sorumluluk sahibi, kendisine ve çevresine saygılı, ilgili, ailesine kol kanat germeyi başarabilen, geleceği için yatırım yapma becerisi gösterebilen, sadık, güven veren, özgüven sahibi biri olmalı.
-Teknolojinin gelişmesi olumlu mu, olumsuz mu?
Kesinlikle olumlu! Bazı kısımlarının kötüye kullanılıyor olması, özündeki yenilenmeyi, gelişmeyi yok saymamızı gerektirmez bence. Gelişme devam ettikçe, kötüye kullanmayı engelleyecek icatlar da gelecektir.
-İcat edilmese ne yapardım bilmiyorum dediğiniz şey...
Bilgisayar.
Benim işim muhasebecilik. 1992 yılında çalışmaya başladım ve çok şükür ki, o günden bugüne işlerimizi hep bilgisayarla yapıyoruz. Daha önce elle tutulan defterleri gördükçe içime fenalık geliyordu. Tam bir kabus.
İş dışında bilgisayar ve internet, hayatımda pek çok şeyi kolaylaştırıyor. Bilgiye ulaşmak çok çok kolay. Evlerimizde de koca koca ansiklopediler, kitaplar bulundurmak zorunda değiliz artık.
-İnsanların sözlerine mi, gözlerine mi inanmalı...
Benim en büyük kusurlarımdan biri de insanların sözlerine inanmak. Yalan söylediklerini öğrendiğimde de bunu neden yaptıkları, ellerine ne geçtiği ve benim bunu nasıl hissetmediğimle ilgili hayıflanmak.
Gözler yalan söylemez dense de, günümüzde profesyonel yalancılar var. Yalan makinesine bağlasanız bile anlamazsınız.
Bu yüzden de arkadaşım dediğim kişilerin sayısı çok az. Diğer herkesin söylediği herşeye şüpheyle yaklaşıyorum, ister istemez.
-Hayattaki sevinç kaynağınız...
Oğlum.
-Hayattaki en büyük korkunuz...
Oğlum doğduktan sonra, onun kendi ayakları üzerinde durabildiğini göremeden bu dünyadan göçmekten korkuyorum.
-Mantık evliliği mi, aşk evliliği mi?
Aşka inanmadığım, varsa da geçici olduğunu düşündüğüm için mantık evliliği diyeyim.
-En sevdiğiniz yemek...
Mantı (Kıbrısta içi hellimli halini yemiştim. Öylesi bana daha uygun.)
-En sevmediğini yemek...
Tüm kırmızı etli yemekler.
Çünkü parça et yiyemiyorum. Zorlayarak köfte yiyebiliyorum sadece. Bir de mantının soslu hamur halini çok sevdiğimden onu yiyebiliyorum.
-Blog sahibi ile ilgili düşünceleriniz...
Canım Fatoş'cuğum, gördüğüm en samimi blogculardan biri. Eminim özel hayatında da özü sözü bir bir insandır. Sevgili arkadaşım özenli, hamarat bir ev hanımı ve oğlu ile ilgili, sevgi dolu bir anne.
Sobe için tekrar teşekkürler canımcım. Sevgiler...

5 yorum:

lavantİn dedi ki...

Sevgili Ebru, ideal kadın tipine bayıldım. özellikle çocuk yetiştirme ve öz güven konusunda çok eksiklerimiz oluyor.
Sevgiler...

Damak Tadı dedi ki...

Çok severek okudum hakkında yazdıklarını Ebru'cuğum..İnşallah kendine ait iş kurma isteğine hayaline değilde, en kısa zamanda sahip olursun.Hakkındaki bilinmeyenleri bizlerel paylaştığın için teşekkürler..

Sevgilerle

Serap'la turuncu lezzetler dedi ki...

canım nasılsın? ben yoktum buralarda yeni geldim yorum bırakmışsın çok teşkr ederim...sobe cevaplarını okudum seni biraz daha yakından tanıdığıma sevindim arkadaşım öpüyorum

sofraozlemi dedi ki...

bende aşkın geçici olduğuna inananlardanım alışkanlık yapıyor:)
:)))
yazdıkların çok hoştu cnm..
sevgilerimle....

ebruakin dedi ki...

Sevgili Lavantin,
Teşekkür ederim.
Malesef ki öyle.
Sevgiler...

Sevgili Gül Hanım'cım,
Çok teşekkür ederim. İnşallah bir gün başarabilirim.
İlginize asıl ben teşekkür ederim.
Çok incesiniz.
Sevgiler...

Canım Serap'cım,
Hoşgeldin. Teşekkür ederim.
Öpüyorum şeker.
Sevgiler...

Canım Özlem'cim,
Teşekkür ederim. :)))
Öptüm kocaman.
Sevgiler...